Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/6964 E. 2024/8570 K. – Hizmet Tespiti
Konu: Hizmet Tespiti
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/6964
- Karar No
- 2024/8570
- Karar Tarihi
- Konu
- Hizmet Tespiti
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2573 E., 2024/592 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 13. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/227 E., 2022/375 K. Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, dava dışı 06581.16 sicil numaralı iş yerinde 01.01.1986 tarihinde çalışmaya başladığını, işe giriş bildirgesinin de Kuruma verilmesine karşın dönem bordrolarında ismi olmadığı gerekçesiyle Kurumca anılan tarihin sigorta başlangıç tarihi olarak kabul edilmediğini ileri sürerek davacının ilk işe giriş tarihinin 01.01.1986 tarihi olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; işveren tarafından verilen dönem bordrolarında davacının isminin olmadığını, işe giriş bildirgesinin varlığının çalışmanın ispatı için tek başına yeterli olmadığını, fiili ve eylemli çalışma iddiasının hiçbir kuşku ve duraksamaya yer verilmeyecek şekilde kanıtlanması gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Davanın kabulüne; davacının, dava dışı 6581 sicil numaralı ...'a ait işyerinde 01.01.1986 tarihinde 1 gün uzun vadeli sigorta kollarına tabi olarak çalıştığının tespiti ile 506 sayılı Kanun'un 60/g maddesi uyarınca sigorta başlangıç tarihinin 18 yaşını doldurduğu 11.05.1990 tarihi olduğunun tespitine, tespit edilen 1 günlük sigortalılığın sigorta prim gün sayısına dahil edilmesi gerektiğinin tespitine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı Kurum vekili, istinaf dilekçesinde özetle; işe giriş bildirgesinin varlığının hizmet akdinin varlığına dair bir delil teşkil etmediğini, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini istinaf başvuru sebep ve gerekçeleri olarak ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; ''...Somut olayda; davacı hakkında işe giriş bildirgesi düzenlenerek Kuruma verilmiş olması, Kurumun da bu işe giriş bildirgesi üzerine davacıya sigorta sicil numarası vermesi ve davacının daha sonraki hizmetlerinin de yine bu sicil numarası ile kayıt altına alınması, işe giriş bildirgesinde yer alan bilgiler ile davacının kimlik bilgilerinin uyuşması, grafoloji uzmanı bilirkişi raporunda da; işe giriş bildirgesindeki sigortalı imzasının davacının eli ürünü olduğunun mütalaa edilmesi, dinlenilen davacı tanıklarının beyanları ile de 11.05.1972 doğumlu davacının; fiili çalışma olgusunun ve koltuk sandalye döşeme işine doğrudan katılmak suretiyle çalıştığının bir başka deyişle çalışmasının çıraklık kapsamında olmadığının anlaşılması, tek bordro tanığı ...'ın 03.03.2004 tarihinde ölmesi, komşu iş yerlerinin ve çalışanlarının tespit edilememesi, davacı tanığı olarak dinlenen ve davacının iddiasını doğrulayan tanık ... hakkında da aynı iş yerinde ve davacı ile aynı tarihte çalışmaya başladığına ilişkin işe giriş bildirgesinin düzenlenerek 31.01.1986 tarihinde Kuruma intikal ettirilmiş olması, işverenin üstüne düşen yasal yükümlülükleri yerine getirmeyerek dönem bordrosunu Kuruma vermemesinde veya davacının ismine yer vermesinde davacının hiçbir kusurunun bulunmaması ve bu gerekçe ile davacıyı anayasa ile güvence altına alınan sosyal güvenlik hakkından yoksun bırakmanın sosyal hukuk devleti ilkeleriyle bağdaşmaması, esasen Kurumun da kendi üzerine düşen denetim ve gözetim görevini yerine getirmediğinin açıkça ortada bulunması, işe giriş bildirgesi verilmesinin en azından bir gün çalışıldığına karine teşkil etmesi ve davacının iddiasının aksinin yani çalışmadığının da kanıtlanamaması, sigortalılık başlangıç tarihinin de 506 sayılı Kanun'un 60/G maddesi uyarınca 18 yaşını doldurduğu tarihin gözetilmesi suretiyle belirlenmesi hep birlikte değerlendirildiğinde; verilen kararda bir isabetsizlik görülmediğinden...'' şeklindeki gerekçesi ile istinaf başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili, istinaf dilekçesinde öne sürdüğü gerekçelerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, davacının sigorta başlangıç tarihinin tespitine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370, 371 inci; mülga 506 sayılı Kanun'un 108/1 maddesine göre; malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarının uygulanmasında nazara alınacak sigortalılık süresinin başlangıcı, sigortalının, yürürlükten kaldırılmış 5417 ve 6900 sayılı Kanunlara veya bu Kanuna tabi olarak ilk defa çalışmaya başladığı tarihtir. Ayrıca 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 2, 6, 9 ve 79 uncu maddesi (5510 / 7a maddesi) hükümleridir. 3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, davacıya ait hizmet döküm cetveline göre; uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davalı vekilin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.