Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/6100 E. 2024/8760 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/6100
- Karar No
- 2024/8760
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2264 E., 2024/432 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 25. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/15 E., 2022/506 K. Taraflar arasındaki 1479 sayılı Kanun kapsamında sigortalılık tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkilinin 17.08.1992 tarihinden bu yana Ankara Ticaret Odasına kayıtlı tekstil işletmecisi olduğunu, bu tarihten başlayarak tüm vergileri ödediğini, ancak davalı Kurum nezdindeki Bağ-Kur sigortalılık kaydının bu tarihten başlamadığını, Kuruma bu hususta yaptığı başvurunun reddedildiğini belirterek, davacının 17.08.1992-04.10.2000 tarihleri arasında Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; yetki, görevsizlik ve derdestlik, husumet ve hak düşürücü süre gibi ilk itirazları ile zamanaşımı def'i yapılmış sayılmalarını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamı incelenip değerlendirildiğinde; davacının prim ödemelerinin 06.09.2001 tarihi ile yapılmaya başlandığı, 01.01.1993-28.04.1995 tarihleri arasında dış giyim eşyası faaliyeti dolayısıyla faal vergi mükellefi olduğu, yine 24.04.1995-09.08.2017 tarihleri arasında Sancak Limited Şirketinin ortağı olduğu, bu itibarla davacının (1479 sayılı Kanun kapsamında) vergi mükellefiyeti ve limited şirket ortaklığı dikkate alındığında 01.01.1993-03.10.2000 tarihleri arasında 1479 sayılı Kanun kapsamında zorunlu Bağ-Kur sigortalısı sayılması gerektiği kanısına varılmakla davanın kısmen kabulü ile davacının 01.01.1993-03.10.2000 tarihleri arasında 1479 sayılı Kanun kapsamında zorunlu Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; Kurumca yapılan işlemlerde bir hata bulunmadığını, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda, davacının dava konusu dönemde vergi kaydı olduğu ve mülga 1479 sayılı Kanun'un geçiçi 18 inci maddesinin yürürlüge girdiği 02.08.2003 tarihinden önce Bağ-Kur tescil kaydının ve prim ödemesi bulunduğundan, Mahkeme kararının yerinde olduğu, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesi ile aynı sebeplerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık,1479 sayılı Kanun kapsamında sigortalılık tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 1479 sayılı Kanun'un 24, 25 inci ve geçici 18 inci maddeleri 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve Kanuna uygun olup , dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.