Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/4591 E. 2025/11265 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/4591
Karar No
2025/11265
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1577 E., 2023/1852 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Manavgat 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/841 E., 2023/117 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1.Asıl dava davacısı vekili özet olarak; müvekkil şirketin ...Hastanesi’ni işlettiğini, ortakları ile arasında sorunlar yaşanması nedeni ile şirkete Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi kararı ile 2014 yılında kayyum atandığını, bu nedenle 2014 yılından bu yana kayyum tarafından yönetildiğini, 2016 yılında iyice artan ekonomik sıkıntıları nedeni ile hastanenin giderlerini karşılayamaz duruma geldiğini, bu nedenle hastanenin kapandığını, Kurum ile yapılan sözleşmenin yenilenmediğini, kayyum heyetinin Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nden aldığı yetki ile belirlenen yönteme uygun olarak hastanenin kiralanacağını ulusal çapta ilan ettiğini, belirlenen gün ve saatte açılmak üzere kapalı zarf usulü ile teklif alındığını, sonuç olarak hastanenin kiracısı olarak....Taah....Hizm. Oto Mad. Turz. Tic. ve San. Ltd. Şti.nin belirlendiğini, iki şirket arasında kira sözleşmesi düzenlendikten sonra SGK ve Antalya Sağlık İl Müdürlüğü’nün hastane işletme ruhsatının kiralamaya konu olamayacağını, ancak taraflar arasında ruhsat devir işlemi olması halinde kiracının hastaneyi işletebileceğini belirttiğini, Kayyum heyetinin Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2014/907 Esas sayılı dosyası üzerinden Mahkemenin bilgisi ve talimatı ile ...şirketi tarafından davacı şirkete verilen yüksek tutarlı teminat karşılığında hastane işletme ruhsatını da kira süresi ile sınırlı olmak üzere ...şirketine devrettiğini, 2016 yılından bu yana hastanenin ...şirketi tarafından yönetildiğini, Manavgat Sosyal Güvenlik Merkezi tarafından ...şirketine bilgilendirme yazısı olarak gönderdiği 06.08.201 tarihli yazıda, “...şirketinin işletmecisi olduğu hastane ile ilgili 01.07.2021 tarihinde müfettiş raporu, 27.07.2021 tarihinde de denetmen raporu düzenlendiği, iki şirket arasındaki kiralama ilişkisinin Genel Sağlık Sigortası hükümlerine göre hastanenin devrine ilişkin hükümler yönünden sonuç doğurduğu, bu nedenle 2018 yılı sözleşmesinin 15.7. maddesi gereğince iki şirket arasında devir ilişkisi kurulması gerektiği kanaatine varıldığı, iki şirket arasında aynı iş ilişkisinin 5510 sayılı Kanun'un 89/1. maddesi uyarınca davacı şirket adına tescilli olan iş yerinin sosyal sigorta işlemleri yönünden ...şirketine devredildiği” nin belirtildiğini, yazıda ayrıca, “devri yapılan hastaneden önceki işletmeci (davacı şirket) tarafından bildirimi yapılan sigortalılara ait işe giriş-çıkış, aylık prim hizmet belgeleri, muhtasar hizmet beyannameleri ve tahsilatlar yönünden de birleştirme yapıldığı, bu nedenle hastanede çalışan sigortalı bildirimlerinin önceki işletmeci ...Sağlık Hizm. Şirketinin sicil numarasına bağlı oluşturulan dosyadan yapılması gerektiği”nin de belirtildiğini, bu yazının müvekkil şirkete tebliğ edilmediğini, ...şirketinin bilgilendirme yazısı ile durumu öğrendiklerini, söz edilen 2 raporun da kendilerine ve ...şirketine de gönderilmediğini, bu nedenle Kurumun sicil birleştirme kararı ile ilgili savunma ve itirazlarını sunamadıklarını, Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin oluru ile kira sözleşmesinin imzalanması ve hastane işletmesinin devredilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığını, ortada birleşmeye gerekçe gösterilebilecek birlikte hareket etme iradesi olmadığını, muvazaalı usulsüz bir işlem bulunmadığını, Şirketin, kiralama ve devir işlemleri yapıldıktan sonra sözleşmeden kaynaklı kira bedelini tahsil etmeye başladığını, Kurum ve işçi borçlarını bu şekilde ödeyebildiğini, Kurumun yaptığı sicil birleştirme işlemi nedeni ile müvekkil şirket bünyesinde çalışan çok sayıda işçinin sigorta kayıtlarının silindiğini, işçilerin tazmini mümkün olmayan zararlara uğradığını, yani idarenin verdiği zararın sadece müvekkil şirket ile kalmadığını, bu nedenle öncelikle karar kesinleşinceye kadar davalı idarenin işleminin yürütmesinin durdurulmasına, sonra da 06.08.2021 tarihli yazı ile bildirilen sicil birleştirme işleminin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. 2.Birleşen dava davacısı vekili dava dilekçesinde özet olarak; Manavgat Sosyal Güvenlik Merkezi tarafından düzenlenen 06.08.2021 tarih, ............. Sayı'lı “Bilgilendirme Yazısı” konulu yazı ile bilgi verilen, müvekkilin kiracısı ve işletmecisi olduğu ... Hastanesi ile ilgili olarak dava dışı kiralayan ve mülk sahibi Manavgat ...Özel Sağlık Hizm. Turz. İnş. Ve Tic. Ltd. Şti. ile arasında devir ilişkisi kurulması; Manavgat ...Özel Sağlık Hizm. Turz. İnş. Ve Tic. Ltd. Şti. adına tescilli olan işyerinin Sosyal Sigorta işlemleri yönünden TKM... Ltd ine devredildiği ve müvekkilin sicil numarasının Manavgat ...Özel Sağlık Hizmetleri Ltd. Şti.'ne ait sicil numarası ile birleştirilmesi yönündeki idari işlemin iptaline ve esas hakkında verilecek karar kesinleşinceye kadar tedbiren durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özet olarak; dava konusu işyeri ile ilgili Kurum kayıtlarının ve dosyasının incelenmesinde, konuyla ilgili müfettiş raporunda iki şirket arasında imzalanan 2018 yılı sözleşmesinin 15.7. maddesi gereğince devir ilişkisi kurulması gerektiğinin belirtildiğini, ayrıca davacı şirketin 2.8610.01.01.111.51.43.007 sicil no.lu işyerinin de 5510 sayılı Kanun'un 89. madde 1. fıkrası uyarınca sosyal sigorta işlemleri yönünden ...şirketine devredilmesi sonucunun doğacağının da raporda yazılı olduğunu, Kurum tarafından aylık prim hizmet belgeleri, muhtasar beyannameleri ve tahsilatların gerekli devir işlemlerinin rapor sonrası yapıldığını, işverene 06.08.2021 tarihli yazı ile bilgilendirme yapıldığını, (bu yazının davacı şirkete değil ...şirketine yazıldığının anlaşıldığı) işverenin devir işlemlerine itiraz ettiğini, raporda da belirtildiği üzere taraflar arasında 2018 yılı sözleşmesinin 15.7. maddesi uyarınca devir ilişkisi kurulması gerektiği ve 5510 sayılı Kanun'un 89. madde 1. fıkrası da göz önüne alınarak itirazın reddedildiğini, davacı şirkete atanan kayyum heyetinin 21.09.2021 tarihli dilekçesi ile herhangi bir şirket devri söz konusu olmadığını, şirkete ait makine teczihatları ve gayrimenkullerin şirketin uhdesinde olduğunu, aralarında devir işlemi yapılmadığını beyan ederek işleme itiraz ettiğini, bu itirazın da aynı gerekçe ile reddedildiğini, hastane yapılan inceleme sonucu elde edilen belgelere göre işlem tesis edildiğini, işlemde usulsüzlük olmadığını, davacı şirket hastanenin işletme hakkını ...şirketine devrettiği konusunda tereddüt bulunmadığını, aradaki ilişkinin kira ilişkisi olarak kurulmasının durumu değiştirmediğini, ...şirketinin devraldığı hastaneyi kendi nam ve hesabına olacak şekilde işletmeciliğini üstlenerek hatta bizzat Antalya İl Sağlık Müdürlüğü’nden hastane işletme ruhsatını kendi üzerine çıkartarak faaliyetine devam ettiğini, bu durumda tarafların kendi aralarında yaptığı akdi bağın ne olduğunun bir önemi bulunmadığını, ...şirketi tarafından yapılan işin hastane işletmeciliği olduğunu, somut durunda yapılan ve yürütülen işin aynı iş olduğunu, ...şirketinin hastane binasını kiralamadığını, içindeki tüm teçhizat ile birlikte hastane işine devam ettiğini, ancak binayı kiralasa kira ilişkisinin varlığından söz edilebileceğini, davacı şirketin işlettiği hastanenin tasfiye edilmediğini, kapanmadığını, şirketin iç çekişmeleri nedeniyle kayyum ataması yapıldığını, bu durumda yapılan işlemin devir değil kiralama olduğundan söz etmenin hukuken mümkün olmadığını, dava dilekçesinde belirtilen sebebin “şirketin yüklü miktarda borcu bulunduğu, borçtan kaçış olarak hastanenin kiraya verildiği” şeklinde beyan edilmesinin de işlemin kira değil işletme hakkının devri olduğunun tevil yollu belirtilmesi olduğunu, belirtilen nedenlerle, sözleşmenin 15.7. maddesi ve 5510 sayılı Kanun'un 89. madde 1. fıkrası dikkate alınarak, işlemlerde usulsüz olmadığından davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini beyan etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl ve birleşen davaların kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili özetle, kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/4591, K. 2025/11265, T. 03.07.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2024-4591-e-2025-11265-k-be38cda388bb