Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/237 E. 2024/1473 K. – Hizmet Tespiti
Konu: Hizmet Tespiti
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/237
- Karar No
- 2024/1473
- Karar Tarihi
- Konu
- Hizmet Tespiti
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/819 E., 2023/2143 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Batı 2. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/648 E., 2022/27 K. Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın fer'i müdahil Kurum vekili ile davalı işveren vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, fer'i müdahil Kurum ve davalı işveren vekilleri tarafından ayrı ayrı temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı işverene ait....Pastanesi bünyesinde 23.04.2014 - 26.05.2019 arasında kesintisiz ve aralıksız şekilde aşçı ve aşçı başı olarak çalıştığı, çalıştığı süre boyunca işyerinde yeterli personel bulunmadığından tezgahtarlık bulaşık yıkama gibi birçok işte de çalışmaya devam ettiği, tüm çalışma süresince davacının sigortasının ya hiç yapılmadığı ya da eksik tutar üzerinden yatırıldığı, davacının iş yerinde kesintisiz 5 yıldan fazla çalışmasına rağmen 09.01.2016 - 14.07.2016 ile 07.02.2018 - 01.03.2018 arasında sigortasının asgari ücretten yatırıldığı, davacının 24.04.2014 tarihinde 1300 TL ücret ile işe başladığı, her yıl Nisan ayında zam yapılacağını söylendiği Nisan 2015' ten itibaren maaşının 1500 TL'ye çıktığı 2016 yılında Ocak ayından itibaren 2250 TL almaya başladığını 2017 Nisan ayında 2400 TL, 2018 Nisan ayında 2500 TL, 2019 yılından itibaren maaşının 2.600 TL olduğu, maaşların elden ödendiği, davacının haftanın 6 günü vardiyalı olarak çalıştığını, iş yerinde bir çok ürünün faturalarını, sevk irsaliyeleri bizzat davacının imzaladığı, çalıştığı süre boyunca da günlük çalışma listelerini imzaladığı, davacının 5 yıl kesintisiz çalıştığını sabit olduğu iddiasıyla davacının 23.04.2014 - 26.05.2019 arasında aralıksız şekilde sigortalı çalıştığının ve sigortalı olarak çalıştığı döneme ilişkin gerçek ücret üzerinden sigortalılığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II.CEVAP Fer'i müdahil Kurum vekili aşamalarda ücret tespiti yönünden dava şartının yerine getirilip getirilmediğinin araştırılması gerektiği ve Kurumun davaya neden olmadığı savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının davalı şirket bünyesinde 09.01.2016 ile 14.07.2016 arasında aşçı olarak çalıştığı, fesih tarihinde hak etmiş olduğu bütün işçilik alacaklarının kendisine ödendiği, daha sonra 07.02.2018 tarihinde tekrar aşçı olarak çalışmaya başladığı ve 01.03.2018 tarihinde de çıkışının verildiği, çalışmasına ilişkin Kuruma bildirimlerin yapıldığı, davacı ile iş sözleşmesi imzalandığı, davacının ücret iddiasının gerçekten uzak olduğu, davacının imzaladığı bordo örneklerine göre aldığı ücret üzerinden Kuruma prim bildirildiği savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesi tarafından; bordro tanığı ... işe girdiğinde davacının çalıştığını beyan ettiği, ayrıldığında davacının devam ettiğini beyan etmiş olup, bu kişinin bildirimi 02.03.2015 - 09.01.2016 arasında olduğu, buna göre davacının 02.03.2015 itibariyle işyerinde çalışmaya başladığı bu tanık beyanı ile anlaşılmakta, 09.01.2016 ya kadar devam ettiği belirlenebildiği, 09.01.2016 - 14.07.2016 arası bildirim mevcut olup, bu tarih sonrasında ise imzalı irsaliyeler ve faturalar ile çalıştığı belirlenebildiği, 07.02.2018 - 01.03.2018 arası bildirimi mevcut olup, 02.03.2018 - 26.05.2019 arası çalışması bordro tanığı Firdevs Diler ve imzalı irsaliyeler ve giriş çıkış puantajlarına göre belirlenebildiği, tanık beyanlarına ve imzalı irsaliye ve puantajlara göre davacının davalı işyerinde bildirim dışı kalan 02.03.2015 - 08.01.2016 arası 307 gün, 15.07.2016 - 06.02.2018 arası 564 gün, 02.03.2018 - 26.05.2019 arası 445 gün toplamda 1316 gün daha tespit edilebilir hizmet süresinin olduğu değerlendirilmiştir. Her ne kadar davalı taraf davacının aralarındaki özle ilişki nedeniyle SGK'ya bildiren dönem dışında işyerine sürekli geldiği, imzalı irsaliyeler ve faturaların kasanın yanında herkesin ulaşabileceği bir yerde bulunduğunu beyan etmiş ise de; işyerinde çalışmayan bir kişinin daha önce çalışması nedeniyle işverenle yakın ilişkisi olduğu gerekçesiyle açıkta bulunsa bile irsaliyeler ve faturaları imzalamasının hayatın akışına uygun düşmeyeceği, davacı tarafça sunulan fotoğrafların işyerinde çalışmaya ilişkin yeterli delil olmadığı, çalışılan döneme ilişkin bilgi veremeyeceği, davacı her ne kadar ücretinin bildirilen ücretten daha fazla olduğunu iddia etmiş ise de; gerçek ücretinin SGK'ya bildirilen ücretten daha fazla olduğuna ilişkin herhangi bir yazılı belge ibraz etmediği, (iddia edilen ücretin yıllık miktarı göz önüne alındığında yazılı delillerle ispat etmesi gerektiği, dinlenen tanık beyanlarında da davacının asgari ücretin üzerinde ücret aldığının beyan edilmediği hususları göz önüne alındığında davacının asgari ücret karşılığı çalıştığı gerekçesiyle davanın kısmen kabul kısmen reddi ile davacının davalı işverene ait 1254135.06 sicil nolu işyerinde 02.03.2015 - 08.01.2016 arası 307 gün, 15.07.2016 - 06.02.2018 tarihleri arasında 564 gün, 02.03.2018 - 26.05.2019 tarihleri arasında 445 gün olmak üzere toplam 1316 gün daha asgari ücret karşılığı çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. IV.İSTİNAF A.İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer'i müdahil Kurum vekili ile davalı vekili istinaf yoluna başvurmuşlardır. B.İstinaf Sebepleri: Fer'i müdahil Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; prime esas kazancın tespiti açısından başvuru şartının yerine getirilmediği, Kurum tarafından yapılacak herhangi bir işlem bulunmadığı, kamu düzenine ilişkin davada re'sen araştırma ilkesinin geçerli olduğu ve delillerin yeterli olmadığı iddiasıyla İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bildirdikleri tanıklardan.....'nün dinlenmediği, sadece tanıklar ... ve....beyanlarına itibar edildiği, diğer tanıkların aleyhe beyanlarının nazara alınmadığı, beyanı hükme esas olan tanıkların davacının yakın arkadaşı oldukları, reddedilen kısım yönünden lehlerine vekalet ücreti takdir edilmediği ve davanın ispat edilemediği iddiasıyla İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. C.Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davalı işverene ait 1254135.06 sicil sayılı iş yerinden 09.01.2016 - 14.07.2016 ve 07.02.2018 - 01.03.2018 tarihleri arasında kuruma çalışmalarının bildirildiği, davalı iş yerinin 1254135.06 sicil numarası ile 02.01.2014 tarihinde Kanun kapsamına alındığı, kafeterya mahiyetli olup halen Kanun kapsamında olduğu, davalıya gelen bazı mallara ilişkin irsaliye ve faturalar bulunduğu, 28.10.2016 ve 25.05.2019 tarihleri arasına ilişkin 14 adet belgede davacının isim ve imzasının olduğu, Ceviz Cafe Günlük Çalışma ve Dinlenme Saatleri başlıklı bir kısım günlük puantajların sunulduğu, Gülay isminin ve imzasının bulunduğu belgelerin 12.03.2019 - 25.05.2019 arasına ait olduğu, ... 23. İcra Müdürlüğünün 2017/13336 sayılı dosyasından davalı şirkete gönderilen 10.07.2018 tarihli davacının maaşına haciz konulması istemli haciz müzekkeresi bulunduğu, yine tebligat fotokopisine göre 14.07.2018'de...’in teslim almış olduğu, bordro tanığı ...'un işe girdiğinde davacının çalıştığını ve ayrıldığında davacının devam ettiğini beyan ettiği, bu tanığın çalışma tarihlerine göre davacının 02.03.2015 itibariyle işyerinde çalışmaya başladığının ve çalışmasının 09.01.2016'ya kadar devam ettiğinin belirlenebildiği, davacının 09.01.2016 - 14.07.2016 tarihleri arasında bildirimlerinin mevcut olduğu ve bu tarih sonrasında ise imzalı irsaliyeler ve faturalar ile çalıştığının tespit edilebildiği, davacının yine 07.02.2018 - 01.03.2018 tarihleri arasında bildirimlerinin bulunduğu ve 02.03.2018 - 26.05.2019 tarihleri arasındaki çalışmasının bordro tanığı .... ve imzalı irsaliyeler ve giriş çıkış puantajlarına göre belirlenebildiği anlaşıldığından Mahkemece kurulan hükme ilişkin Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden Kanun'a aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer'i müdahil Kurum vekili ile davalı işveren vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır. B. Temyiz Sebepleri Fer'i müdahil Kurum vekili ile davalı işveren vekili istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz isteminde bulunmuşlardır. C.Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, davacının davalı nezdinde hizmet akdine dayalı olarak 23.04.2014 - 26.05.2019 tarihleri arasındaki tam ve kesintisiz çalıştığının tespiti davasıdır. 2.İlgili Hukuk 1. Anayasa'nın 60 ıncı maddesi şöyledir: "Herkes, sosyal güvenlik hakkına sahiptir. / Devlet, bu güvenliği sağlayacak gerekli tedbirleri alır ve teşkilatı kurar." 2. 31.05.2006 tarih ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 4 üncü maddesinin 1 inci fıkrasının ilgili bölümü şöyledir: "(1) Bu Kanun'un kısa ve uzun vadeli sigorta kolları uygulaması bakımından; a) Hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanlar... sigortalı sayılırlar." 3. 5510 sayılı Kanun'un 7 inci maddesinin 1 inci fıkrasının ilgili kısmı şöyledir: "Sigorta hak ve yükümlülükleri 4 üncü maddenin birinci fıkrasının; a) (a) bendi kapsamında sigortalı sayılanlar için çalışmaya, meslekî ve teknik eğitime, meslekî ve teknik ortaöğretim sırasında tamamlayıcı eğitim ya da alan eğitimine, staja veya bursiyer olarak göreve başladıkları tarihten... itibaren başlar." 4. 5510 sayılı Kanun'un 9 uncu maddesinin 1 inci fıkrasının ilgili kısmı şöyledir: "Kısa ve uzun vadeli sigorta kolları bakımından sigortalılık; a) 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki sigortalıların, hizmet akdinin sona erdiği tarihten... itibaren sona erer. 5. 5510 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin ilgili 9 uncu fıkrası şöyledir: "Aylık prim ve hizmet belgesi (veya muhtasar ve prim hizmet beyannamesi) işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak beş yıl içerisinde iş mahkemesine başvurarak, alacakları ilâm ile ispatlayabilirlerse, bunların mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayıları dikkate alınır." 3. Değerlendirme 1.5510 sayılı Kanun kapsamında sigortalılık niteliği, anılan Kanunun 4 üncü maddesinin 1 inci fıkrasının (a) bendine göre hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılmakla ve 7 nci maddesinin 1 inci fıkrasının (a) bendi uyarınca çalışmaya başladıkları tarihten ibaren edinilir. Söz konusu sigortalılık niteliği anılan Kanun'un 9 uncu maddesinin 1 inci fıkrasının (a) bendi uyarınca hizmet akdinin sonlandığı tarihte sona erer. 2. Anayasa'nın 60 ıncı maddesinde yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır. 3. Somut olayda davacının davalı işverene ait işyerinden 09.01.2016 - 14.07.2016 ve 07.02.2018 - 01.03.2018 tarihleri arasında 5510 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesinin 1 inci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı bildirimleri bulunmaktadır. Davacı davalıya ait iş yerindeki çalışmasının 23.04.2014 tarihinden itibaren kesintisiz olarak 26.05.2019 tarihine kadar devam ettiğini iddia ederek eksik sürelerin tespitine karar verilmesini dava etmiştir. 4. İlk Derece Mahkemesi tarafından davacının 02.03.2015 - 26.05.2019 tarihleri arasında kesintisiz çalıştığı kabulü ile eksik sürelerin tespitine tespitine karar verilmiştir. Ne var ki beyanı hükme esas alınan ve 02.03.2015 tarihinde davalıya ait işyerinde çalışmaya başlayan tanık ..., davacının kendisinden önce işe başladığını beyan ederken; 24.02.2015 tarihinde davalıya ait işyerinde çalışmaya başlayan tanık ..., davacının kendisinden bir yıl sonra çalışmaya başladığını; 02.01.2014 tarihinde davalıya ait işyerinde çalışmaya başlayan tanık..., davacının 2016 yılının Ocak ya da Şubat ayında işe başladığını; 06.07.2015 tarihine kadar davalıya ait işyerinde çalışan tanık ..., davacıyla hiç çalışmadığını beyan etmişlerdir. Söz konusu tanık beyanları birbiriyle çelişmekte olup tanık ...'un beyanına üstünlük tanınmasının gerekçesiyle hükümde açıklanmamıştır. 5. Mahkemece, davalıya ait iş yerinin kapsamı, kapasitesi, yapılan işlerin niteliği, bildirilen kaç işçi olduğu, kimlerin hangi tarih aralığında çalıştığı araştırılmalıdır. İşyerinin bulunduğu alış veriş merkezinin daha önce dinlenen ... dışındaki diğer güvenlik görevlileri ile komşu işyeri işveren ve çalışmaları bordrolara geçmiş çalışanları ve davalıya ait işyerinden bildirimi bulunan diğer bordro tanıkları yöntemince saptanarak tanık sıfatıyla dinlenmeli, davacının, kabule konu dönemde fiili çalışma olgusu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip; deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek, varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir. 6. Mahkemece, açıklanan maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin eksik araştırma ve inceleme neticesinde yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve Kanu'na aykırı olup, bozma nedenidir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.