Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/10197 E. 2025/762 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/10197
- Karar No
- 2025/762
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2023/448 E., 2024/78 K. İlk Derece Mahkemesi kararı taraf ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özet olarak; davalı şirkette 01.11.2012-17.01.2015 tarihleri arasında yönetici vasfı ile çalıştığını, işe ilk girdiğinde 2.500,00 TL net ücret ile anlaştığını, 4 ay sonra yönetici sıfatı ile çalışmaya başlayınca 01.03.2013 tarihi itibariyle ücretinin net 3.500,00 TL ye çıkarıldığını, şirketin çalıştığı süre içinde kendisini sigortalı olarak gösterdiğini ve primlerinin ödendiğini zannederken, e-devlet sisteminden yaptığı sorgulamada davalı şirketin kendisini hiç sigortalı göstermediğini fark ettiğini, davalı işverenin böcek ve arı üretimi faaliyeti yapmakta olduğunu, şehre uzak bir mevkideki iş yerinde ağır koşullarda çalıştığını, davalı işveren bünyesinde çalışacak kimse bulmanın çok zor olduğunu sürekli böcek ve arı sokmaları yaşanmakta ve ortamdaki zirai maddeler ve ilaç sebebiyle vücutta reaksiyonların yaşandığını, buna rağmen davalı işverenin ücret ödemelerini de yapılmadığını ileri sürerek, davalı şirket bünyesinde 01.11.2012-17.01.2015 tarihleri arasında çalıştığının tespiti ile tesciline davalı tarafından sigorta primlerinin yatırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; şirketin adının ... Enerji Tarım Kimya Otomotiv San. ve Tic. Ltd. Şti. olarak değiştirildiği ve bu isim üzerinden ticari faaliyetlerine devam ettiğini, davanın zamanaşımına uğradığını, davalı şirketi 2017 senesi Ocak ayında devir aldıklarını ve şirket kayıtları incelendiğinde o dönemde yönetici olarak ...'ın göründüğünü, yapılan araştırmalardan davacının şirketi devreden eski yetkilinin sevgilisi olduğunu öğrendiklerini, iş yerinde çalışması olmadığını, davacının ... Üniversitesinde 2 yıllık dış ticaret eğitimi almış olduğunu şirketin faaliyet alanı ise bombus arı üretimi olması sebebiyle davacının eğitimiyle alakası olmadığını, eğitimi ve tecrübesi şirkette yöneticilik yapmaya elverişli olmadığını, ayrıca davacının Denizli 3. Ağır Ceza Mahkemesi 2010/249 E.-2011/329 K. sayılı dosyası sebebiyle gasptan hüküm giymiş bulunduğundan çalıştığını iddia ettiği dönemde cezaevinde yatmakta olduğunu ileri sürerek; davanın reddini savunmuştur. Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özele; haksız ve de yersiz açılan davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 05.07.2022 tarihli kararı ile "... davacının davalı iş yerinde 01.01.2013-28.02.2014 tarihleri arasında 420 gün hizmete akdine tabi olarak asgari ücret karşılığı çalıştığının tespitine" karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Bölge Adliye Mahkemesinin 30.12.2022 tarihli kararının süresi içinde davacı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, "... 1. Fer'i müdahil Kurum vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki sebepler dışındaki tüm temyiz itirazlarının reddine, ... 3. Davacının çalışmalarının sona erdiği tarihin 28.02.2014 olarak kabul edilmesi ve davanın 31.10.2017 tarihinde açılmış olduğu anlaşıldığından, Mahkemece 01.01.2013 dönemi öncesi dönem yönünden hak düşürücü sürenin geçtiğinden bahisle verilen ret kararı isabetsizdir. 4. Mahkemece dönem bordrolarındaki tanık beyanları alınarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırıdır." gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "Davacının davalı iş yerinde 01.11.2012-28.02.2014 tarihleri arasında 480 gün hizmete akdine tabi olarak asgari ücret karşılığı çalıştığının tespitine" karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili, davanın kabulü ile kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, davanın reddi ile kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. Fer'i müdahil Kurum vekili, davanın reddi ile kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, hizmet tespitine ilişkindir. 1.Hizmet tespitine ilişkin talebin yasal dayanağı 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun geçiş hükümlerini içeren Geçici 7. maddesi gereğince 506 sayılı Kanun'un 79/10. ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9. maddeleri olup Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır. 2.Bu tür davalarda Mahkemece yapılacak iş, davacıyla ilgili varsa tüm belge ve kayıtlar işverenden istenilmeli, çalışmanın gerçekleştiği ileri sürülen iş yerinin Kurum nezdinde bulunan dosyası, işverence hazırlanması gerekli ücret ödeme bordroları, puantaj kayıtları ve diğer kayıtlar getirtilmeli, dönemsel sigorta primleri bordrosuyla veya aylık prim ve hizmet belgesiyle bildirimleri yapılan sigortalılar tanık sıfatıyla dinlenilmeli, Kurum müfettişlerince inceleme yapılıp yapılmadığı sorulmalı, inceleme yapılmışsa belgeler getirtilmeli, aynı çevrede faaliyet yürüten ve davacının çalışmasını bilebilecek durumda olan tarafsız nitelikte başka işverenler ve bordrolu çalışanlar yöntemince saptanarak tanık sıfatıyla dinlenilmeli, işçilik alacaklarına ilişkin dava dosyasının varlığı araştırılarak celbedilmeli ve işçilik hakları davasında dinlenen tanıkların anlatımları ile bu dosyada bilgi ve görgüsüne başvurulan tanıkların anlatımları karşılaştırılmalı, varsa çelişki giderilmeli, yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde, iş yerinin kapsamı, kapasitesi ve niteliği nazara alınmalı, işin mevsimlik olduğu anlaşılırsa dönemleri belirlenmeli, bu dönemde davacı ile işveren arasındaki sözleşmenin askıda olduğu ve mevsimlik dönemlerde hak düşürücü sürenin işlemeyeceği gözönünde bulundurulmalı; böylelikle; çalışmanın varlığı, başlangıç ve bitiş tarihleri, mevsimlik mi, sürekli mi olduğu, yapılan işin kapsam ve niteliği de nazara alındığında kısmi çalışma mümkün olduğundan kısmi ve kesintili olup olmadığı yöntemince araştırılmalıdır. 3. Eldeki dava, davacının 01.11.2012-17.01.2015 tarihleri arasında davalı işveren nezdinde geçen çalışmalarının tespiti istemine ilişkin olup bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de verilen hükmün eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı olduğu, bozma gereğinin tam olarak yerine getirilmediği anlaşılmaktadır. 4. Önceki bozma ilamında, fer'i müdahil Kurum vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine karar verilerek Mahkemece 01.01.2013 tarihi öncesi dönem yönünden hak düşürücü sürenin geçtiğinden bahisle verilen ret kararının isabetsiz olduğu, Mahkemece dönem bordrolarındaki tanık beyanları alınarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiği belirtilmiş olup Mahkemece bozma ilamına uyulduğu halde bozma gereklerinin tam olarak yerine getirilmediği, getirtilen bordroların bozmada belirtilen 01.11.2012-01.01.2013 dönemine ait olmadığı anlaşıldığından, Mahkemece 01.11.2012-01.01.2013 tarihleri arasının araştırılması gerekmekte olup bu döneme ait bordrolar getirtilip bordro tanıkları dinlenilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek eksik araştırma ve inceleme sonucu yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgililere iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 16.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.