Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2022/1946 E. 2023/1825 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/1946
Karar No
2023/1825
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1983 E., 2021/1951 K. vekili Avukat ... DAVA TARİHİ : 27.02.2012 KARAR : Kısmen Kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 4. İş Mahkemesi SAYISI : 2012/86 E., 2018/357 K. Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen ödeme emri iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili, Kurum tarafından eksik işçilik bildirimi ve işsizlik sigortası primi nedeniyle ek prim tahakkuklarının tahsiline yönelik 2012/10947 - 10948 takip nolu ödeme emirlerinin iptalini, kuruma borçlu olunmadığının tespitini istemiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kurum işleminin yerinde olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 20.03.2018 tarihli ve 2012/86 E., 2018/3 K. sayılı kararıyla; davanın kısmen kablüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 08.11.2018 tarihli ve 2018/1734 Esas, 2018/1587 Karar sayılı kararıyla; yerel mahkeme kararı kaldırılarak konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Daire kararında; "...davalı vekilinin istinaf dilekçesi de gözetilmek kaydıyla, yapılandırma dışı kalan kısım hakkında denetim yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir." gerekçesiyle karar bozulmuştur. B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Dosya kapsamına göre;dava konusu ödeme emirlerinin dayanağının Kurum Teftiş Kurulunun 19.08.2008 tarih ve 36 no'lu inceleme raporuna dayandığı,raporun 05.09.2001-30.04.2007 tarihleri arası dönemlere ilişkin olmasına rağmen kurumun 2007/5-2010/11 dönemleri için de prim,bu dönemlere ek olarak 2011/9 dönemi için de işsizlik sigortası primi tahakkuk ettirmesinin yerinde olmadığı,ceza davası ve dosyamızda alınan bilirkişi raporlarında da aynı tespitin yapıldığı, davalı kurumun bu dönemlerin kardeş şirket ... Metal Yapı ve Petrol San. Tic. Ltd. Şti.'ne ait olduğunu belirttiği, davacının organik bağı bulunan bu şirketin ayrı tüzel kişiliği bulunması sebebiyle sorumlu tutulamayacağı, öte yandan davacının 2006/1-2007/2 dönemleri arasında kalan borçları da 7143 sayılı yapılandırma kanunu kapsamında ödediği anlaşılmakla, yapılandırma kapsamında ödenen miktarlar yönünden davanın konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına, 2007/5 döneminden sonrasının ise davacının borçtan sorumluluğu bulunmaması nedeniyle iptaline karar vermek gerekmiş, davalı kurumun istinaf başvurusu yerinde görülmeyerek, hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu doğrultusunda aşağıdaki hüküm kurulmuştur." gerekçesiyle "1-Dava konusu 2012/10947 takip numaralı ödeme emrinde 91.179,95 TL asıl alacak 106.654,45 TL gecikme zammı olmak üzere toplam 197.843,40 TL 'nin konusuz kaldığı anlaşılmakla bu miktar yönünden karar verilmesine yer olmadığına, 522.124,67 TL asıl alacak, 370.044,32 TL gecikme zammı olmak üzere toplam 892.168,99 TL'nin iptaline, 2-2012/10948 takip numaralı ödeme emrinde 7.673,11 TL asıl alacak 8.981,74 TL gecikme zammı olmak üzere toplam 16.654,85 TL'nin konusuz kalması nedeniyle bu miktar yönünden karar verilmesine yer olmadığına, 11.171,58 TL asıl alacak 4.039,63 TL gecikme zammı olmak üzere 15.211,21 TL'nin iptaline..." dair karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde; Ağır Ceza Mahkemesindeki ifadelerin çok net olduğunu, bu mahkemece verilen kararın dikkate alınması gerektiğini, kesin delil oluşturduğunu, yapılandırma kapsamında kalan ile kapsam dışı kalan tutarlar yönünden tam kabul verilmesi gerektiğini, nisbi ödemenin ihtirazi kayıtla yapıldığının dikkate alınmasını, nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın bozulmasını talep etmiştir. 2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde; hak düşürücü sürenin geçtiğini, derdestlik itirazlarının bulunduğunu, inceleme raporunun dikkate alınması gerektiğini, müfettiş raporunun aksinin ispat edilmediğini, vekalet ücreti taleplerinin bulunduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ödeme emri iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 331 inci maddesi, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 7143 sayılı Kanun, 5510 sayılı Kanun'un 88 inci maddesi, 506 sayılı Kanun'un 80 inci maddesi, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanunu'nun 35, 55, 58 inci maddeleri 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; taraf vekillerinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine, 01.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. ...

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2022/1946, K. 2023/1825, T. 01.03.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2022-1946-e-2023-1825-k-b45f82ebd0ea