Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2013/2149 E. 2013/18514 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2013/2149
Karar No
2013/18514
Karar Tarihi

Mahkemesi :İş Mahkemesi No : 2008/1106-2012/1384 Davacı, 01.01.2000-10.11.2007 tarihleri arasında Yuvam sitesinde kapıcı olarak çalıştığının tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, ilamında belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davalı SGK Başkanlığı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Husumet konusu, Hukuk Muhakemeleri Kanununun 116. maddesi (HUMK md.187) maddesinde yer alan ilk itirazlardan olmadığından davanın her aşamasında ileri sürülebilir. Taraflarca ileri sürülmese dahi gerek mahkemece, gerekse Yargıtay’ca tarafların bu yönde bir savunmasının olup olmadığına bakılmaksızın kendiliğinden göz önünde tutulur. Öte yandan, taraf ehliyeti, davada taraf olabilme yeteneğidir. Taraf ehliyeti, Medeni Hukuktaki medeni haklardan istifade (hak) ehliyetinin Medeni Usul hukukunda büründüğü şekildir. Kimlerin taraf ehliyetine sahip bulunduğu Medeni Kanuna göre belirlenir (HMK md. 50 -HUMK m.38-, TMK m.8 ve m.48). Buna göre, medeni haklardan istifade (hak) ehliyeti bulunan her gerçek (TMK m.8) ve tüzel (TMK m.48) kişi, davada taraf olabilme ehliyetine de sahiptir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 12.12.2007 tarih ve 2007/5-972 Esas, 2007/972 Karar sayılı ilamı) 506 sayılı Yasa’nın 79/10. maddesine dayalı hizmet tespiti davalarında, Sosyal Sigortalar Kurumu yasal hasım konumunda olup, elde edilecek hükmün sigortalılık hakları yönünden uygulayıcısı konumundadır. Husumet konusu öncelikle halledilmesi gereken bir konu olup; Sosyal Sigortalar Kurumu yanında, tespiti istenen sürede; işyerinde, işveren olarak bulunanların tümü kendi hak alanını da ilgilendirdiğinden zorunlu dava arkadaşıdır. Zira, davanın niteliği itibariyle alınacak ilam, sonuçta SSK tarafından infaza ve böylece sigortalının bu hakkının tesciliyle sigorta primlerinin işverenden tahsiline yol açacağından sigortalıyı çalıştıran gerçek veya tüzel kişilere karşı da açılması gerekir. Eldeki dosyada, dava dilekçesinde yönetici olarak gösterilen ...'un bina maliklerinden olduğu, beyanına göre tespiti istenen dönemde binada dahi oturmadığı anlaşılmaktadır. Mahkemece, talep döneminde apartman yönetiminin 634 sayılı Kat Mülkiyeti Yasa’sına göre oluşup oluşmadığı, buna göre apartman yönetiminden sorumlu kişilerin kimler olduğu belirlenmeli, davalı ...'un hukuki durumu bu kapsamda araştırılmalı,varsa; davacı tarafından husumet yöneltmesi sağlanması gereken Yuvam Sitesi kat malikleri kurulunca yöntemince seçilmiş yönetici veya yönetim kuruluna, yoksa; sitedeki tüm kat maliklerine dava dilekçesi ve duruşma günü tebliğ edilerek, duruma göre anılanların delilleri toplandıktan sonra yapılacak değerlendirme sonucuna göre karar verilmesi gerekir iken,bu yönler araştırılmadan işin esasına girilerek karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O hâlde, davalı Kurum ve davalı ... vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalılardan ...'a iadesine, 07.10.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2013/2149, K. 2013/18514, T. 07.10.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2013-2149-e-2013-18514-k-ae64fd9f215b