Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2013/11166 E. 2013/25223 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2013/11166
Karar No
2013/25223
Karar Tarihi

Mahkemesi :İş Mahkemesi No : 2011/616-2013/161 Dava, 15.10.2002-20.04.2003 tarihleri arası dönemde, 1.089,00 TL ücretle, hizmet akdine dayalı olarak çalıştığının tespiti istemine ilişkindir. Mahkeme, ilamda belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar vermiştir. Hükmün, davalıların avukatları tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. 1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre davalıların avukatlarının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2-Davanın yasal dayanağı, 506 sayılı Yasanın 79/10. maddesi olup dosya içindeki bilgi ve belgeler ile toplanan delillere göre; davacının, davaya ve kabule konu dönemde anılan işyerinde hizmet akdine dayalı şekilde ve sigortalı olarak çalıştığı sabit olmakla, 15.10.2002-20.04.2003 arası dönemde çalışmanın tespitine dair mahkeme kabulünde bir isabetsizlik bulunmayıp, hükmün bu bölümünün onanması gerekir. Ancak, uyuşmazlık konusu olmayan 21.04.2003-30.09.2011 arası dönemde bildirim yapılmış olup, bu dönem arasında asgari ücret üzerinden prime esas kazanç gösterilmesi, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun geçici 1. maddesinin 2. fıkrası uyarınca 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 288. maddesinin “Bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri dörtyüz milyon lirayı geçtiği takdirde senetle ispat olunması gerekir. Bu hukuki işlemlerin miktar veya değeri ödeme veya borçtan kurtarma (ibra) gibi herhangi bir sebeple dörtyüz milyon liradan aşağı düşse bile senetsiz ispat olunamaz.” hükmünü, anılan yasanın 289. maddesinin ise “288'inci madde uyarınca senetle ıspatı gereken hususlarda yukardaki hükümler hatırlatılarak karşı tarafın açık muvafakatı halinde tanık dinlenebilir.” hükmünü içermesi, 5236 sayılı Yasanın 19. maddesi ile Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununa eklenen ek 4. maddeye göre söz konusu parasal sınırın 2006 yılı için 430,00 TL, olarak belirlenmiştir. Somut olayda, mahkemece, davacının, 2011 yılı Eylül ayı dönem bordrosunun asgari ücrete oranı dayanak kılınarak ücretin, asgari ücretin 1,53 katı olarak belirlendiği ve bu karar doğrultusunda hüküm kurulduğu görülmüştür. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 2012/10-1617,2013/850 kararına göre; "Yerel mahkemece, işveren tarafından bankaya yazılan 05.05.2005 tarihli yazı ve tanık anlatımları esas alınarak karar verilmiş ise de; davacının gerçek ücreti ile ilgili sözkonusu belgenin doğruluğunu destekler başkaca işyeri kayıt ve belgeleri araştırılıp gerçek ücretinin tespiti konusunda yöntemince araştırma yapılmadan davacının aylık ücretinin net 1.500,00 TL olduğuna dair verdiği karar doğru değildir." denilmektedir. Anılan Hukuk Genel Kurul Kararında benimsenen bu hususlar doğrultusunda, davacının gerçek ücretinin araştırılmasını, salt 2011 yılı Eylül ayı dönem bordrosu dayanak kılınarak kabule konu çalışmanın asgari ücretin 1,53 katı ücretle yapıldığının tespitine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı görülmüştür. O hâlde; davalılar avukatlarının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli, hüküm bozulmalıdır. SONUÇ: Açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalı şirkete iadesine, 23.12.2013 gününde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2013/11166, K. 2013/25223, T. 23.12.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2013-11166-e-2013-25223-k-2fada6b1cfae