Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2012/7464 E. 2012/22407 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2012/7464
Karar No
2012/22407
Karar Tarihi

Mahkemesi :İş Mahkemesi No :2007/165-2011/862 Davacı, davalıya ait işyerinde 1996 yılından 15.08.2006 yılına kadar aralıksız çalıştığını iddia ile bu sürelerinin sigortalı çalışma olarak tespitini istemiştir. Mahkemece, hükümde belirtilen gerekçelerle; davanın kabulü ile, davacının, davalı işverene ait işyerinde 01/08/1996-15/08/2006 tarihleri arasında ( askerlik hizmetini ifa ettiği 01/08/1998-05/03/2000 tarihleri hariç ) kesintisiz ve ayda 30 gün sigortalı hizmet akti ile çalıştığının tespiti ve bu sürelerden kuruma eksik bildirilen 2873 günlük sigortalı çalışma süresinin bulunduğunun tespitine karar verilmiştir. Hükmün, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. 1-)5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun Geçici 7. maddesi uyarınca davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanunun 79/10. maddesidir. Anılan Kanunun 6. maddesinde ifade edildiği üzere, “sigortalı olmak hak ve yükümünden kaçınılamaz ve vazgeçilemez.” Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkin olduğundan, özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde, re’sen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır. Bu tür davalarda davacının çalışmaları ile ilgili tüm belgeler davalı kurumdan; puantaj kayıtları ve ücret tediye bordrolarının asılları işverenden getirtilmeli, iş bu belgelerden sigortalının imzasını içerenler yönünden imzanın davacıya aidiyeti davacı tarafından kabul edilenler ile inkâr edilip de aidiyeti ehil bilirkişi incelemesiyle saptananlardan yine davacı tarafından hata-hile-ikrah durumu iddia ve ispat edilemeyenler bakımından, işbu yazılı belgelerin aksi eşdeğerde delillerle kanıtlanması için davacıya delilleri sorulmalı dava konusu dönemde davacı ile birlikte çalışan ve işverenlerin bordrolarında kayıtlı kişiler ile, aynı yörede komşu veya benzeri işleri yapan başka işverenler ve bu işverenlerin çalıştırdığı bordrolara geçmiş kişiler emniyet araştırması ve Kurumdan sorulmak suretiyle saptanarak bilgi ve görgülerine başvurulmalı; bunun dışında sigortalının kayıtlarda gözükmeyen çalışmalarının hangi nedenlerle kayıtlara geçmediği ya da bildirim dışı kaldığı hususu gereğince araştırılmalı, tespiti istenen dönemde davalı işyerinde Kurum müfettişlerince inceleme yapılıp yapılmadığı sorulmalı, inceleme yapılmışsa belgeler getirtilmeli, yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde, iş yerinin kapsamı, kapasitesi ve niteliği nazara alınmalı, çelişkiler vaki olursa usulünce giderilmeli, böylece bu konuda gerekli tüm soruşturma yapılarak uyuşmazlık konusu husus, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip; deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir. Eldeki davada; Mahkemece, davacının, askerlikten geldiği 21.02.2000 tarihi sonrası talep edilen süre bakımından yapılan tespit yerinde ise de; davacının, askere gitmeden önceki döneme ilişkin sürelerin tespiti yönünden yapılan araştırma hüküm kurmaya yeterli ve elverişli değildir. Dosyada dinlenen bordrolu tanık ... isimli şahsın, davalı işyerindeki çalışmalarının, bordrolara göre 08.11.1999 olduğu gözönünde tutulduğunda, davacının askere gitmeden önceki sürede çalışıp çalışmadığı yeterince araştırılmamıştır. Mahkemece, askerlik öncesi süre bakımından, davacının çalışmalarına ilişkin yazılı delillerinin bulunup bulunmadığı araştırılmalı, bu mümkün olmadığı takdirde, davacının, çalışmalarını bilebilecek durumda olan bordrolu tanıkların olup olmadığı araştırılmalı, şayet, bu delilin de bulunmadığı anlaşılırsa, bu kez davacının çalışmalarını bilebilecek komşu işyerleri ve orada çalışanlar kolluk aracılığıyla tespit edildikten sonra dinlenmeli, bu hususta kapsamlı şekilde tüm bu araştırma yapıldıktan sonra davacının çalışmaları tespit edilemezse, bu durumda dava reddedilmelidir. Mahkemenin, yukarıda açıklanan esaslar doğrultusunda araştırma yaparak elde edilecek sonuca göre karar vermesi gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O hâlde, davalılar avukatlarının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istem halinde davalılardan ...'a iadesine, 19.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2012/7464, K. 2012/22407, T. 19.11.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2012-7464-e-2012-22407-k-af136aeea58f