Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2012/3228 E. 2012/9118 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2012/3228
Karar No
2012/9118
Karar Tarihi

Mahkemesi :İş Mahkemesi No :1145-665

Dava, itirazın iptali, takibin devamı ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.

Mahkemece, uyulan bozma ilamı uyarınca davanın kabulüne karar verilmiştir.

Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.

2-Dava, 29.10.2001 günlü trafik kazası sonucu yaralanan ve Adana 2.İş Mahkemesinin 785/1586 sayılı ilamı ile belirlenen 7.215,84 TL’lik tedavi giderinin tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibinde, takip konusu asıl alacağın ödenmesi ve işlemiş faiz alacağına itiraz edilmesi nedeniyle, itirazın iptali, takibin devamı ve %40 icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.

Davanın yasal dayanaklarından olan 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 67. maddesinin ikinci fıkrasında “Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; ...diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, ... hükmolunan meblağın yüzde kırkından aşağı olmamak üzere uygun bir tazminatla mahkûm edilir” hükmü öngörülmüştür. Buna göre, itirazın iptali davalarında icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için, diğer koşulların yanında takibe konu alacağın likit olması da zorunludur. Alacağın gerçek tutarının belli ve sabit olması durumunda veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için alacağın tüm unsurları bilindiği ya da bilinebilecek durumda olduğu takdirde likit bir alacaktan söz edilebilir. Başka bir anlatımla, alacağın likit nitelikte olduğunun kabulü için borçlu tarafından borç tutarının araştırılarak belirlenmesi olanağının varlığı aranmaktadır.

Yukarıdaki açıklamalar ışığında inceleme konusu dava değerlendirildiğinde; asıl alacağın fer’isi niteliğindeki faiz alacağının, yargılamayı gerektirmesi ve bu amaçla da hesap incelemesi yapıldığının anlaşılması karşısında, likit bir alacağın varlığından bahsedilemez.Bu durumda, takibe itiraz eden davalı aleyhine, icra inkar tazminatına hükmedilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

Ne var ki, bu konuların düzeltilmesi, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hüküm bozulmamalı, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.

S O N U Ç : Hükmün, davalı aleyhine icra inkar tazminatına ilişkin 1 no'lu bendin ikinci paragrafında yer alan “İtiraza konu bedel üzerinden davacının %40 icra inkar tazminatı isteğinin kabulü ile, 2.806,96 TL tazminat tutarının davalıdan alınıp, davacıya verilmesine,” sözlerinin tamamen silinerek, hüküm fıkrasından çıkarılmasına ve hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının davalıdan alınmasına, 17.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2012/3228, K. 2012/9118, T. 17.05.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2012-3228-e-2012-9118-k-88d9b5c184f0