Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2012/22278 E. 2012/26863 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2012/22278
Karar No
2012/26863
Karar Tarihi

Mahkemesi :İş Mahkemesi No : 2010/417-2012/1441

Davacı, davalıya ait işyerinde pvc ustası olarak 11.10.2004-20.02.2007 ve 02.07.2007-29.05.2008 tarihleri arasında aralıksız çalıştığını iddia ile işveren tarafından kuruma bildirilen süreler dışında bildirim yapılmadan geçen çalışmalarının sigortalı çalışma olarak tespitini istemiştir. Mahkemece, hükümde belirtilen gerekçelerle ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir. Hükmün, davacı ... davalı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davalı Kurum avukatının temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2- Davacının temyiz itirazları bakımından ise ; 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun Geçici 7. maddesi uyarınca davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanunun 79/10. maddesidir. Anılan Kanunun 6. maddesinde ifade edildiği üzere, “sigortalı olmak hak ve yükümünden kaçınılamaz ve vazgeçilemez.” Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkin olduğundan, özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde, re’sen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır. Davaya konu somut olayda, Mahkemece davacının, hizmet döküm cetvelinde davalı tarafından ilk bildiriminin yapıldığı 29.05.2008 tarihi öncesinde çalışmalarının gerçekleştiğine dair yazılı belgenin bulunmaması ve dinlenen tanıkların davacıyı doğrulamadıkları gerekçesiyle davanın reddedildiği anlaşılmakta ise de; bu tür davalarda talep konusu dönem içerisinde yazılı delil olmaksızın da her türlü araştırma ve inceleme sonucunda tespite karar verilebileceği, davacının talebine konu sürelerde Milli Savunma Bakanlığı, Sanayi Bakanlığı, Anıtkabir ve Altındağ Belediyesinde cam ve pvc işleri yapıldığının anlaşılmasına göre, davacının sayılan kamu kurumlarında giriş ve çıkışları kayıtlarının bulunup bulunmadığı hususunda gerektiğinde ihale evrakları da getirtilerek ve kamu kurumunda çalışanlar da dinlenerek bu hususta yeterli araştırma yapılmaksızın ve Mahkemece komşu işyerlerine yönelik araştırma yapılmasına rağmen buradan tespit edilen yeterli sayıda tanıkların dinlenmeksizin karar verilmesi isabetiz görülmüştür. Bu kapsamda; Mahkemece,davacının talebine konu sürelere ilişkin, davalı işyerine ait dönem bordroları getirtilerek birden fazla işçinin çalıştırıldığı anlaşılan davalı işyerinde tüm dönem bakımından çalıştığı sabit olan bordrolu tanıklar tespit edilerek, resen dinlenmeleri sağlandıktan sonra, komşu işyerlerinin de tespit edilmesi ve burada çalışanların da beyanları alınarak dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde, iş yerinin kapsamı, kapasitesi ve niteliğinin nazara alınması, böylece bu konuda gerekli tüm soruşturma yapılarak uyuşmazlık konusu hususun, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip; deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O hâlde, davacı avukatının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek hâlinde davacıya iadesine, 24.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2012/22278, K. 2012/26863, T. 24.12.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2012-22278-e-2012-26863-k-cf8b926f92fd