Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2012/22240 E. 2012/22621 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2012/22240
Karar No
2012/22621
Karar Tarihi

Mahkemesi :Asliye Hukuk(İş) Mahkemesi No :43-160 Dava, davacının 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 31. maddesinde düzenlenen sakatlık vergi indiriminden yararlanması gerektiğinin tespiti ile aksi yöndeki işlemin iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, ilâmında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar vermiştir. Hükmün, davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 01.10.2008 günü yürürlüğe giren 101. maddesinde, bu Kanunda aksine hüküm bulunmayan durumlarda, bu Kanun hükümlerinin uygulanmasıyla ilgili ortaya çıkan uyuşmazlıkların iş mahkemelerinde görüleceği hüküm altına alınmıştır. Somut olayda, davaya konu iptali istenen Görele Kaymakamlığı, İlçe Mal Müdürlüğü'nün 27.07.2010 tarih ve 1588 sayılı yazısında; "Giresun Defterdarlığı Gelir Müdürlüğü'nün 06.07.2010 tarih ve 060421 sayılı yazıları ile davacının çalışma gücünün % 36'sını kaybettiğine karar verildiği, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 31. maddesine göre davacının sakatlık indiriminden yararlanabilmesi için çalışma gücünün en az % 40'ını kaybetmesi gerektiğinden, sakatlık indiriminden yararlanmasının mümkün olmadığı" nın belirtildiği, davacının şahsi sicil dosyası incelendiğinde, halen aktif sigortalı olduğu, dosya içeriğine göre de, 506 sayılı Kanunun 60/C-b maddesi uyarınca yaşlılık aylığı bağlanmasına yönelik herhangi bir talebinin bulunmadığı anlaşılmaktadır. 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 31. maddesine göre açılan davada; taraflar arasındaki hukuki uyuşmazlığın çözümünde 5510 sayılı Kanunun uygulama yeri bulunmadığından, sözü edilen 101. madde hükümlerine göre sınırlı yetki ile donatılmış iş mahkemesi görevli olmayıp; idari yargının görevli olduğunun belirgin bulunmasına göre, "yargı yolu yanlışlığı nedeniyle dava dilekçesinin reddine," karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu işin esasına girilerek yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 21.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2012/22240, K. 2012/22621, T. 21.11.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2012-22240-e-2012-22621-k-100cad3a48bf