Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2011/4749 E. 2012/9113 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2011/4749
- Karar No
- 2012/9113
- Karar Tarihi
Mahkemesi :İş Mahkemesi No :581-1036
Dava, yersiz ödenen aylıkların tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmün, davacı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davalı ..., Kurum sigortalısı iken geçirdiği iş kazası sonucu ölen eşi üzerinden 07.10.1950 tarihinden itibaren ölüm geliri alırken, 01.01.1970 tarihinden itibaren de davalı Kurumdan yaşlılık aylığı almağa başladığı, bu şekilde gelir ve aylıkları birlikte ve tam olarak alırken, 2006 yılındaki kurum işlemiyle, 506 sayılı Yasanın 92.maddesine dayalı olarak ölüm geliri yarıya indirilmek suretiyle 15.06.1985-21.11.2006 tarihleri arası dönem yönünden 11.434,97 TL yersiz aylık borcu çıkarılarak; 28.02.2007 tarihinde açılan asıl davayla, sigortalı ...’dan talep edilmiş ise de, anılan şahsın 09.02.2007 tarihinde vefat ettiğinin anlaşılması üzerine yasal mirasçılarına karşı açılan dava, iş bu dava dosyasıyla birleştirilmiştir.
Mahkemece, ölü kişiye karşı dava açılamayacağından bahisle asıl davanın; Borçlar Kanunu’nun 63.maddesinden hareketle de birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanaklarından olan 506 sayılı Yasa’nın 92.Maddesi “Malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları ile iş kazalariyle meslek hastalıkları sigortasından hak kazanılan aylık ve gelirler birleşirse, sigortalıya veya hak sahibine bu aylık ve gelirlerden yüksek olanın tümü, eksik olanın da yarısı bağlanır…”Hükmünü içermekte olup, anılan madde uyarınca,davacı Kurum’un fark aylık çıkarılmasına yönelik işlemi yerindedir.
Ne ki; 5510 sayılı Yasanın 96. maddesi, “Kurumca işverenlere, sigortalılara, isteğe bağlı sigortalılara gelir veya aylık almakta olanlara ve bunların hak sahiplerine, genel sağlık sigortalılarına ve bunların bakmakla yükümlü olduğu kişilere, fazla veya yersiz olarak yapıldığı tespit edilen bu Kanun kapsamındaki her türlü ödemeler;
a) Kasıtlı veya kusurlu davranışlarından doğmuşsa, hatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğru en fazla on yıllık sürede yapılan ödemeler, bu ödemelerin yapıldığı tarihlerden, b) Kurumun hatalı işlemlerinden kaynaklanmışsa, hatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğru en fazla beş yıllık sürede yapılan ödemeler toplamı, ilgiliye tebliğ edildiği tarihten itibaren yirmidört ay içinde yapılacak ödemelerde faizsiz, yirmidört aylık sürenin dolduğu tarihten sonra yapılacak ödemelerde ise bu süre sonundan itibaren hesaplanacak olan kanunî faizi ile birlikte, ilgililerin Kurumdan alacağı varsa bu alacaklarından mahsup edilir, alacakları yoksa genel hükümlere göre geri alınır…” düzenlemesini içermektedir.
Konuya ilişkin 5510 sayılı Yasa öncesi mevzuata bakıldığında, 506 sayılı Yasanın "yersiz ve yanlış ödemelerin tahsilini düzenleyen 121. maddesinde yersiz ödeme halinde iade yükümünün kapsamını belirleyen bir düzenleme bulunmadığı gibi, anılan Yasa içeriğinde konuyu düzenleyen başka bir düzenlemenin de yer almadığı görülmektedir. 5510 sayılı Yasanın 96. maddesi ile 506 sayılı Yasada yer almayan yeni bir düzenleme getirilmiş, sebepsiz zenginleşmenin kasıtlı kusurlu davranıştan veya Kurumun hatalı işleminden kaynaklanmasına bağlı olarak istirdadı mümkün ödeme miktarları belirlenmiştir. Kapsam belirlendikten sonra, ilgilinin Kurumdan alacağı yoksa, geri alma işleminin genel hükümlere göre yapılacağı öngörülmüştür. 5510 sayılı Yasanın geçici maddelerinde ise, yersiz ödemelerin tahsili konusunda önceki hükümlerin uygulanması gereğini öngören herhangi bir kural yer almamaktadır.
Belirtilen nedenlerle, 5510 sayılı Yasanın 96. maddesi hükmünün, Kurumun yersiz ödemeden kaynaklanan alacakları konusunda süren uyuşmazlıklara uygulanması gerekmektedir.
Yukarıdaki maddi ve hukuki olgular birlikte değerlendirilerek; davalı mirasçıların, yersiz aylıklardan kaynaklanan yersiz ödemeleri iade yükümünün 5510 sayılı Yasanın 96. Maddesinin “b” bendi çerçevesinde belirlenerek, varılacak sonuç uyarınca karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile, birleşen davanın tümüyle reddine karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ : Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 17.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.