Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2011/3356 E. 2012/8275 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2011/3356
- Karar No
- 2012/8275
- Karar Tarihi
Mahkemesi :İş Mahkemesi No :187-353
Dava, icra takibine yönelik itirazın iptali ile icra inkâr tazminatı verilmesi istemine ilişkindir.
Mahkeme, yazılı biçimde davanın kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davanın yasal dayanağı 506 Sayılı Yasanın 45. maddesi olup, davalıya, 25.11.1997 tarihinde vefat eden Bağ-Kur emeklisi karısından dolayı ölüm aylığı bağlandığı, dosya içeriğinden, davalının 15.11.1998-16.07.1999 ve 23.10.2000- devam biçiminde evli bulunduğu, 13.06.2007 tarihli yazıyla evli olunan dönemde ödenen 15.592,44 TL asıl alacağın ferileriyle birlikte iadesinin istenip, ödenmemesi üzerine de 22.11.2007 tarihli icra takibiyle 15.592,44 TL aylık 9.445,27 TL faiz olmak üzere toplam 25.037,71 TL asıl alacak ile ayrıca 691,45 TL faizin tahsilinin talep edildiği, ödeme emrine süresinde itiraz eden davalının, eldeki davada da süresi içerisinde zamanaşımı savunmasında bulunduğu anlaşılmaktadır.
Mahkeme, 5510 sayılı Yasanın 96. maddesi kapsamında bir değerlendirme yapmaksızın, ayrıca takibe ve davaya konu tutarın dönem ve miktarına ilişkin bir araştırma yapmkasızın, yazılı biçimde takibin devamıyla icra inkâr tazminatına hükmetmiştir.
5510 sayılı Yasanın 96. maddesi, “Kurumca işverenlere, sigortalılara, isteğe bağlı sigortalılara gelir veya aylık almakta olanlara ve bunların hak sahiplerine, genel sağlık sigortalılarına ve bunların bakmakla yükümlü olduğu kişilere, fazla veya yersiz olarak yapıldığı tespit edilen bu Kanun kapsamındaki her türlü ödemeler; a) Kasıtlı veya kusurlu davranışlarından doğmuşsa, hatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğru en fazla on yıllık sürede yapılan ödemeler, bu ödemelerin yapıldığı tarihlerden, b) Kurumun hatalı işlemlerinden kaynaklanmışsa, hatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğru en fazla beş yıllık sürede yapılan ödemeler toplamı, ilgiliye tebliğ edildiği tarihten itibaren üç ay içinde yapılacak ödemelerde faizsiz, üç aylık sürenin dolduğu tarihten sonra yapılacak ödemelerde ise bu süre sonundan, itibaren hesaplanacak olan kanunî faizi ile birlikte, ilgililerin Kurumdan alacağı varsa bu alacaklarından mahsup edilir, alacakları yoksa genel hükümlere göre geri alınır...” hükmünü içermektedir.
5510 sayılı Yasanın 96. maddesi ile 506 sayılı Yasada yer almayan yeni bir düzenleme getirilmiş, sebepsiz zenginleşmenin kasıtlı kusurlu davranıştan veya Kurumun hatalı işleminden kaynaklanmasına bağlı olarak istirdadı mümkün ödeme miktarları belirlenmiştir.
Kapsam belirlendikten sonra, ilgilinin Kurumdan alacağı yoksa geri alma işleminin genel hükümlere göre yapılacağı öngörülmüştür. 5510 sayılı Yasanın geçici maddelerinde ise, yersiz ödemelerin tahsili konusunda önceki hükümlerin uygulanması gereğini öngören herhangi bir kural yer almamaktadır.
Belirtilen nedenlerle; 5510 sayılı Yasanın 96. maddesi hükmünün, Kurumun yersiz ödemeden kaynaklanan alacakları konusunda süren uyuşmazlıklara uygulanması gerekmektedir.
5510 sayılı Yasanın 96. maddesiyle getirilen düzenleme, sebepsiz zenginleşmede iade konusuna ilişkin özel bir düzenleme niteliğinde olup; zamanaşımı hükmü olarak nitelenmesine olanak bulunmamaktadır. Maddenin genel hükümlere atfı, 5510 sayılı Yasanın 97. ve diğer maddelerinde fazla veya yersiz ödemeden kaynaklanan Kurum alacağı yönünden düzenlemeye yer verilmemiş olması karşısında, fazla ve yersiz ödemeden kaynaklanan Kurum alacağı yönünden zamanaşımı konusunun genel hükümlerden hareketle çözümü gerekmektedir. Ayrıca, sebepsiz zenginleşme hukuksal temeline dayalı davaların da kamu kurum ve kuruluşları açısından Borçlar Kanunu’nun 66. maddesinde öngörülen 1 yıllık zamanaşımı süresinin başlangıcı, o kurum ve kuruluşların yetkili kişi veya organlarının verdiğini, istirdada haklı olduğunu öğrendiği tarih olup (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 16.09.1987 t.,1987/9-68 E.,1987/618 K.), davalının ölüm aylığından kaynaklanan yersiz ödemeleri iade yükümünün 5510 Sayılı Yasanın 96. maddesi hükmü uyarınca belirlenmesi gereği üzerinde durulmaması, beyan ve taahhüt belgelerinin varlığı da araştırılıp, dosya içeriğine göre davalının iyi niyetli olup olmadığının tartışılıp, zamanaşımı defi de irdelenmek suretiyle davacının iade yükümünün kapsamının belirlenmemesi, yersiz ödeme dönemlerine ait Kurum kayıtlarının celbiyle iddia edilen borç tutarı ve dönemlerinin bilirkişi marifetiyle saptanması ve bu saptama yapılırken Borçlar Kanununun faize faiz yürütülemeyeceğine ilişkin "...Geçmiş günler faizinin tediyesinde temerrüt sebebi ile faiz yürütülemez." hükmünün irdelenmesi gereğinin gözetilmemesi usul ve yasaya aykırı görülmüştür.
O halde, davalı avukatının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli, hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün BOZULMASINA, alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 08.05.2012 gününde oy birliğiyle karar verildi.