Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2011/2906 E. 2012/11775 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2011/2906
- Karar No
- 2012/11775
- Karar Tarihi
Mahkemesi :Asliye Hukuk(İş) Mahkemesi No :278-590 Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 03.01.1990-16.09.1993 tarihleri arasında da çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, ilâmında belirtildiği şekilde isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün, davalılar avukatları tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanunun geçici 7/1. maddesi uyarınca, anılan Kanunun yürürlük tarihine kadar 506, 1479, 2925, 2926, 5434 sayılı kanunlar ile 506 sayılı Kanunun geçici 20. maddesine göre oluşturulan sandıklara tâbi sigortalılık başlangıçları ile hizmet sürelerinin tabi oldukları Kanun hükümlerine göre değerlendirileceği ve genel olarak Kanunların geriye yürümemesi kuralı karşısında, davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanunundur. Anılan Kanunun 79/10. maddesinde, yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalışmaları Kurum’ca tespit edilemeyen sigortalıların hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak beş yıl içerisinde hizmetlerinin tespitine ilişkin dava açabilecekleri hükmü öngörülmüştür. Somut olayda, davacı hakkında davalı işyerince düzenlenmiş 16.09.1993 tarihli işe giriş bildirgesi ile 30.4.1996 tarihli çıkışı arasında bildirilmiş hizmetleri, 05.11.1997 tarihli başka bir işyerinden düzenlenmiş işe giriş bildirgesi ile 31.12.1997 tarihli çıkışı arasında bildirilmiş hizmetleri ile yine davalı işyerinden 20.06.1998 tarihinden başlayıp 31.01.2005'e dek bildirilmiş hizmetlerinin mevcut olduğu anlaşılmaktadır. Yapılan yargılama sonunda, 16.09.1993 ve 05.11.1997 tarihli işe giriş bildirgelerindeki imzaların davacıya ait olamadıklarının belirlenmesi ve bordro tanıklarının beyanlarından hareketle davacının 03.01.1990'dan itibaren, 21.05.1996-23.11.1997 tarihleri arasında geçen ve hizmet akdinin askıda kabul edildiği askerlik süresi dışında, davalı işyerinde sürekli çalıştığının kabulü ile, taleple bağlılık ilkesi de gözetilerek yazılı şekilde karar verilmiş ise de;30.04.1996 tarihli çikış sonrasında 05.11.1997 tarihli giriş arasında herhangi bir bildirim bulunmayışı, yine 31.12.1997 tarihli çikışı ile 20.06.1998 tarihli giriş arasında herhengi bir bildirim bulunmayışı, hizmet akdinin askıda kabul edilebilmesi için, askerlik sonrası aynı yerde işe başlamada aranan makul sürenin aşılmış olması karşısında, davacının 506 sayılı Kanuna tâbi zorunlu sigortalılığının anılan tarihler arasında kesintiye uğradığı belirgindir. Hâl böyle olunca; mahkemece kabul edilen çalışmanın 30.04.1996 tarihinde kesintiye uğradığının kabulü ile bu kesinti öncesi 03.01.1990-16.09.1993 dönemine ilişkin talep yönünden; çalışmanın sona erdiği ve aksine bir yazılı delil bulunmayan 30.04.1996 tarihini takip eden yılın sonundan itibaren dava tarihine kadar beş yıllık hak düşürücü süre geçtiğinden, anılan döneme ilişkin talebin hak düşürücü süre nedeniyle reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O hâlde, davalılar vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalılardan ... Tic. A.Ş.'ye iadesine, 19.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.