Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2011/12785 E. 2012/21914 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2011/12785
- Karar No
- 2012/21914
- Karar Tarihi
Mahkemesi :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi No :397-40
Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalılardan ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünülüp aşağıdaki karar tespit edilmiştir.
1-) İş davalarına bakmak üzere ilk defa 1950 yılında 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu ile bir özel mahkeme türü olan iş mahkemelerinin kurulduğu, ancak ayrı iş mahkemesi bulunmayan yerlerde, anılan Kanunun 1/3. maddesi gereği Hakimler Savcılar Yüksek Kurulu'nun bir asliye hukuk mahkemesini görevlendireceği, bu mahkemenin iş davalarına, iş mahkemesi sıfatıyla ve İş Mahkemeleri Kanunu'nda öngörülen yargılama usulüne göre bakacağı, bu anlamda ayrı özel mahkeme bulunmayan yerlerde davanın genel mahkemelerde, "özel mahkeme sıfatıyla bakıldığı belirtilmek suretiyle" görülmesi gerekmektedir.
Öte yandan; 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 8. maddesi hükmüne göre, iş mahkemelerinden verilmiş bulunan nihai kararlara karşı temyiz süresi, karar yüze karşı verilmişse nihaî kararın taraflara tefhimi, yokluklarında verilmiş ise tebliği tarihinden itibaren sekiz gündür.
Eldeki dosyada, iş mahkemesi sıfatı dava dilekçesinde belirtilmekle beraber, mhkemece tensip zaptı da dahil olmak üzere duruşma tutanaklarının tamamında davaya "İş Mahkemesi Sıfatıyla" bakıldığının belirtilmemiş olması ve temyiz süresinin tebliğden itibaren 15 gün olarak gösterilmiş olması isabetsiz ise de, bu durum sonuca etkili olmadığından, bozma sebebi yapılmamıştır.
2-) Rücu davalarında faiz başlangıç tarihi gelirler yönünden onay, diğer giderler yönünden ise sarf ve tediye tarihleridir.
Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 388. ve 389. maddeleri (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297. maddesi) uyarınca, kararın anılan maddelerde tanımlanan unsurları taşıması ve “iki tarafa tahmil ve bahşedilen hakların şüphe ve tereddüdü mucip olmayacak surette gayet sarih ve açık yazılması gereklidir (taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.)” yönündeki hükümlerinin, kararın yazımında dikkate alınmayarak, hükmün infazında tereddüt yaratacak şekilde, gelirler yönünden faiz başlangıcı olarak onay tarihi esas alınması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmiş olması; davalılardan "... Sigorta A.Ş." nin ünvanının hüküm fıkrasında "... Sigorta A.Ş." olarak yazılmış olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Ne var ki; bu hususların düzeltilmesi, yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hüküm bozulmamalı, (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun geçici 3. maddesi uyarınca) Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesi uyarınca temyiz edenin sıfatına göre düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Hüküm fıkrasının 1. bendinde yer alan "ödeme" sözcüğünün silinerek, yerine, "onay" sözcüğünün yazılmasına, hüküm fıkrasında "..." olarak geçen tüm sözcüklerin silinerek, yerine, "..." sözcüğünün yazılmasına ve hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının davalılardan ...'den alınmasına, 14.11.2012 günü oybirliği ile karar verildi.