Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2011/11287 E. 2012/16543 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2011/11287
- Karar No
- 2012/16543
- Karar Tarihi
... ile 1-... adına Av. ...2-... Apt. Kat Maliklerini Tem. Apt. Yöneticisi ... adına Av. ..., 3-..., 4- ..., 5- ..., 6- ... 7- ..., 8- ..., 9- ... 10- ..., 11- ... aralarındaki dava hakkında Beyoğlu 1. İş Mahkemesinden verilen 09.11.2010 günlü ve 2005/200 E. 2010/747 K. sayılı hükmün, davalılardan SGK Başkanlığı avukatı ve ... tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre tebligat yapılabilmesi, usulüne uygun olarak bir tebligat yapıldıktan sonra yeni adresini bildirmeksizin adres değişikliğinin yapıldığı durumlarda mümkündür. Bazı maddeleri dışında 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Kanunun 3. maddesi ile değişik 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 10/2. maddesine göre “bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.”; Yine, 6099 sayılı Kanunun 5. maddesi ile 7201 sayılı Kanunun 21. maddesine eklenen ikinci fıkrasına göre, “gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup, muhatap o adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırır. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır.” Tüm bu düzenlemeler gözetildiğinde, artık, adres kayıt sisteminde yazılı adresi bulunanlara, 7201 sayılı Kanunun 35. maddesine göre tebligat yapılamayacak olup; bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, adres kayıt sisteminde yazılı adresine, 21. maddenin ikinci fıkrasına göre tebliğ yapılması gerekecektir. Mahkemece, davalılardan ... ve ...'a kararın Tebliğat Kanunu 35'e göre tebliğ edilmeye çalışıldığı ancak ilgili adreste 96 numara olmadığından bila tebliğ iade olunduğu, Davalı ...'e tebliğatın sevk ile "Gebze / Kocaaeli"deki adresine usulune uygun tebliğ edildiği halde gıyabi hükmün farklı adres olan "Sarıyer / İstanbul" daki adrese tebliğat kanunu 35'e göre tebliğ edildiği yine gıyabi hükmün davalılardan ...'a tebliğat kanunu 35'e göre tebliğ yapıldığı, adı geçen davalılara gıyabi kararın usulünce tebliğ edilmediği anlaşılmakla; gecikmeye ve yeni bir geri çevirmeye mahal verilmeksizin, davalılardan ..., ... ve ...'a adres kayıt sisteminde yazılı adreslerine, 21. maddenin ikinci fıkrasına göre tebliğ yapılması , davalılardan ...'ün daha önce usulüne uygun tebligat yapılan "Gebze / Kocaaeli"deki adresine ve Ölen ...'nın usulünce belirlenecek mirasçılarına usulune uyğun tebliğ yapılarak takiben, temyiz süresi geçtikten ve 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi yollamasıyla gerektiğinde (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun Geçici 3. maddesinde yer alan 1086 sayılı Yasanın temyize ilişkin hükümlerin uygulanması gerektiğine ilişkin düzenleme gereğince) Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 432. maddesindeki prosedür işletildikten sonra gönderilmek üzere dosyanın mahalline GERİ ÇEVRİLMESİNE, 28.09.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.