Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2011/10068 E. 2012/14642 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2011/10068
Karar No
2012/14642
Karar Tarihi

Mahkemesi :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi No :506-190 Dava, hizmet tespitine ilişkindir. Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine karar verilmiştir. Hükmün, davalılardan Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Somut olayda dava, 506 sayılı Yasaya tabi geçen hizmetlerin tesbiti istemine ilişkin olup; davacı tarafından ilk duruşma tarihinden önce 14.02.2011 tarihinde verilen davadan vazgeçme dilekçesi gerekçe gösterilerek davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir. Davanın, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 4-a bendi kapsamındaki sigortalılara ilişkin olduğu ancak, geçiş hükümlerini içeren aynı yasanın Geçici 7. maddesi gereğince mülga 506 sayılı Yasa hükümlerinin uygulanması gerektiğinden, söz konusu mevzuat hükümleri gereği yapılan inceleme sonucunda; 506 sayılı Yasanın 6. maddesi gereği sigortalı olmak hak ve yükümünden kaçınılamaz ve vazgeçilemez. Yasaların öngördüğü belli bir sosyal güvenlik kuruluşu sigortalısı olmak, kamu düzenine ilişkin, kişiye bağlı, vazgeçilemez ve kaçınılamaz hak ve yükümlülük doğuran bir hukuksal statü yaratır. Kişi ve sosyal güvenlik kuruluşlarının bu statünün oluşumundaki rolü,yenilik doğurucu iradi bir durum değil,yasa gereği kendiliğinden meydana gelen statüyü belirlemekten ibarettir. Dolayısıyla, sosyal güvenlik hakkından Hukuk Muhakemeleri Kanununun 307 inci maddesi kapsamında feragat olanaksızdır ve açılan sigortalılığın ve sigortalı hizmetlerin tespitine ilişkin davadan da vazgeçilemez. Davacı ancak, anılan Kanunun 123 üncü maddesinde düzenlenen hakkını kullanabilir ve ileride yeniden dava açabilme hakkını saklı tutarak, davalının rızası ile davanın takibinden vazgeçebilir veya Kanunun 150 inci maddesi hükmü gereğince davayı takip etmeyerek yenileninceye kadar dosyanın işlemden kaldırılması ve giderek davanın açılmamış sayılması sonucunu elde edebilir. Bu nedenle; inceleme konusu davada mahkemece, davadan vazgeçilemeyeceği davacıya bildirilmeli, feragat beyanının Hukuk Muhakemeleri Kanununun 123 veya 150. maddelerinde düzenlenen haklardan birinin kullanımı niteliğinde olup olmadığı kendisine sorulmak suretiyle belirlenmeli, beyanın anılan anlamlarda kullanıldığı saptandığı takdirde duruma göre 123 veya 150. maddesinde öngörülen prosedür işletilmeli, aksi durumda ise elde edilecek sonuca göre dava konusu istem hakkında karar verilmelidir. O halde, davalılardan Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ :Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, Üye ...’in muhalefetine karşı; Başkan ..., Üyeler ..., ..., ...’ın oylarıyla ve oyçokluğuyla 11.09.2012 gününde oyçokluğu ile karar verildi. KARŞIOY Dava, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun geçiş hükümlerini içeren Geçici 7. maddesinin hükmü delaletiyle 506 sayılı Yasanın 79/10. maddesi kapsamında hizmet tespit davasıdır. Davacı, mahkemeye hitaben verdiği dilekçede, davasından vazgeçtiğini beyan etmiş, mahkemece de “vazgeçme nedeniyle davanın reddine” karar verilmiştir. Daire çoğunluğu ile aramızdaki ihtilaf, hizmet tespiti davasından vazgeçme (feragat) mümkün olup almadığı, aleyhe bozma yapılıp yapılamayacağı ve sonucuna göre mahkemece yapılacak işlemler yönündedir. Daire çoğunluğu, sosyal güvenlik hakkından feragatin olanaksız olduğu, ancak, davalının rızası ile davanın takibinden vazgeçilebileceği görüşündedir. T.C. Anayasasının 60. maddesinde, herkesin sosyal güvenlik hakkına sahip olduğu kabul edilmiş ve Devletin bu güvenliği sağlayacak tedbirleri alması öngörülmüştür. Kişiye sıkı sıkıya bağlı olan bu temel güvenlik hakkından 506 sayılı Yasa 6. maddeye göre, “sigortalı olmak hak ve yükümünden kaçınılamaz ve vazgeçilemez. Başkasına devretmek yolunda hükümler konulamaz.” (5510 sayılı Yasada muadil hüküm yoktur.) Feragat, HUMK’nda 91. maddede, yeni HMK’nda ise 307. maddede düzenlenmiştir. Kural olarak her davadan feragat edilebilir. Hiç kimse kendi lehine olan bir davayı açmaya zorlanamayacağı gibi, açmış olduğu davayı sonuna kadar takip etmeye zorlanamaz. Dava konusu üzerinde tarafların tasarruf yetkisi bulunmasa bile davacı davasından feragat edebilir. (Baki Kuru, Hukuk Muhakemeleri Usulü, 6. baskı, sh. 3650). Bazı hallerde, davacının feragati bir sonuç doğurmaz. Şuyuun giderilmesi davasında olduğu gibi, sosyal güvenlik hakkına ilişkin davalardan da vazgeçme, feragat mümkün değildir. Bu tür davalarda feragat nedeniyle davanın reddine karar verilip temyiz edilmeden kesinleşse bile, yeniden dava açılmasına engel olmadığı Dairemizin yerleşik görüşlerindendir. Ne var ki, hiç kimse açmış olduğu davayı takibe de zorlanamaz. Daire çoğunluğu, davadan feragat halinde, HMK 123. madde uyarınca, davalının açık rızası dışında davasını geri alabileceği ya da, 150. madde uyarınca, dosyanın işlemden kaldırılabileceği ve takipsiz bırakılan davanın açılmamış sayılmasına karar verilebileceği görüşündedir. Vazgeçme nedeniyle davanın reddine karar verilmesi halinde de hakkın özünden feragatın mümkün olmaması, yeni bir dava açılmasına engel olmaması nedenleriyle aynı sonuçları doğurmaktadır. Bu nedenle hizmet tespit davalarında feragat veya vazgeçme nedeniyle davanın reddi yönünde verilen kararlar, davayı usulen sona erdiren işlemler olarak değerlendirilmelidir ve mümkündür. Somut olayda, davalı Kurum, vazgeçmeye diyeceği olmadığını beyan etmiş, davayı takip ettiğine veya dosyanın işlemden kaldırılmasına yönelik talepte bulunmamış, sonuçta da Kurum lehine vekalet ücreti takdir edilmiştir. Davalı Kurumun temyizde hukuki yararı yoktur. Tarafların talep etmediği, üzerinde uyuştukları hüküm dışına çıkarak aleyhe bozma yasağı nedeniyle karar verilemez. Yukarıdaki açıklanan nedenlerle yerel mahkeme kararının onanması gerektiği görüşündeyim.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2011/10068, K. 2012/14642, T. 11.09.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2011-10068-e-2012-14642-k-be18c0e8f3e4