Yargıtay · 10. Ceza Dairesi

Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2026/4745 E. 2026/5309 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Ceza Dairesi
Esas No
2026/4745
Karar No
2026/5309
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/297 E., 2016/25 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İTİRAZA KONU KARAR : Onama İTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

Dairemizin, 24.02.2026 tarihli ve 2021/8690 Esas, 2026/2095 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 03.04.2026 tarihli ve KD - 2016/191640 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde;

5271 sayılı CMK'nın 308/1. maddesinde belirtilen kanunî süresinde yapılan aleyhe itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308/2. maddesi gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü; I. İTİRAZ SEBEPLERİ Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz başvurusu, sanık ... hakkında yürütülen soruşturmada, 14/11/2015 tarihinde ../../.. semtinde yabancı uyruklu kadın şahısların uyuşturucu madde sattıklarına ilişkin kolluk kuvvetlerine birtakım bilgiler gelmesi üzerine, .. .. civarında uygulama yapan kolluk güçlerinin saat 21:35 sıralarında .. uyruklu sanıktan şüphelenerek pasaport kontrolü yaptıkları ve ardından üzerinde suç unsuru olup olmadığını sorduklarında sanığın kendi rızasıyla içinde şeffaf naylon poşette net ağırlğı 67,6 gr ve kilitli naylon poşette net ağırlığı 1 gr olan eroin ve 6-mam maddeleri bulunan cüzdanını kolluk güçlerine teslim ettiği, kolluk güçlerinin rıza ile teslim edilen uyuşturucu maddeyi Cumhuriyet savcısından aldıkları talimatla muhafaza altına aldıkları, rızai teslimdeki iradenin cüzdanın içindeki uyuşturucu maddeye yönelik olduğundan kolluk kuvvetlerinin cüzdanı sanığın refakatinde açmalarında hukuka aykırı bir yön bulunmadığı, yargılamanın hiç bir aşamasında muhafaza işlemini yapan kolluk güçlerinin sanığa karşı hile, cebir, şiddet veya tehdit eyleminde bulunduklarına dair herhangi bir iddia ve delil bulunmadığı sabittir. Kolluk kuvvetlerinin, hakim kararı yada savcı emri olmaksızın da muhafaza altına alma yetkileri bulunması ve dolayısıyla suçun maddi konusunun hukuka uygun elde edilmesi karşısında, sanık hakkında Uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan verilen Beraat kararının BOZULMASI gerekirken, yukarıda izah edilen gerekçe ile ONANMASINA karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. II. GEREKÇE Dosyada mevcut olan 14.11.2015 günlü tutanağa göre sanığın şüphe üzerine durdurularak üzerinde suç unsuru olup olmadığı sorulduğunda sanığın cüzdanını ve elindeki poşeti teslim ettiği ve içerilerinde suça konu uyuşturucu maddenin ele geçirildiği olayda, dosya içerisinde hiçbir arama kararının bulunmadığı dikkate alınarak; 2559 sayılı PVSK'nın 9. maddesine göre olay yeri ve tarihini kapsayacak nitelikte "önleme arama kararı" veya 5271 sayılı CMK'nın 116., 117. ve 119. maddelerine uygun şekilde alınmış "adli arama kararı" ya da "yazılı arama emri" bulunmadığı, bu şekilde elde edilen delilin de hukuka aykırı olduğu ve hükme esas alınamayacağı dikkate alınarak Yerel mahkemenin gerekçesi yerinde görülmekle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır.

III. KARAR A. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ oy çokluğuyla REDDİNE, B. 5271 sayılı CMK'nın 308/3. maddesi uyarınca Dairemizin, 24.02.2026 tarihli ve 2021/8690 Esas, 2026/2095 Karar sayılı onama kararı ile ilgili itirazı incelemek üzere dava dosyasının, Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.04.2026 tarihinde karar verildi.

KARŞI OY

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun "Eşya veya kazancın muhafaza altına alınması ve bunlara elkonulması" başlıklı 123. maddesinde "İspat aracı olarak yararlı görülen ya da eşya veya kazanç müsaderesinin konusunu oluşturan malvarlığı değerleri, muhafaza altına alınır. (2) Yanında bulunduran kişinin rızasıyla teslim etmediği bu tür eşyaya elkonulabilir. (3) Muhafaza altına alınan veya elkonulan eşya ya da malvarlığı değerlerinin kıymeti tespit edilir" denilerek zilyedinin rızai olarak teslim edeceği eşya veya mal varlığı değerlerinin muhafaza altına alınabileceği ve suç yargılamasında delil olarak kullanılabileceği düzenlenmiştir. Rızai teslim müessesinin düzenlenmesi soruşturma ve kovuşturma işlemlerinde suç delillerine ulaşmada usul ekonomisine daha uygundur ve çoğunlukla hükmolunacak ceza bakımından şüpheli ya da sanık lehine neticeler doğurmaktadır. (Bazı suç tiplerinde etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanma, temel cezanın belirlenmesinde sanığın suç sonrası davranışlarının verilecek cezaya etkisi ve takdiri indirim sebepleri gibi). Yargılamaya konu olayda .. İli, .. İlçesi, .. civarında yabancı uyruklu kadın şahısların uyuşturucu madde sattıklarına ilişkin kolluk kuvvetlerine birtakım bilgiler gelmesi üzerine, .. .. civarında uygulama yapan kolluk güçlerinin saat 21.35 sıralarında .. uyruklu şahıstan şüphelenerek pasaport kontrolü yaptıkları ve ardından üzerinde suç unsuru olup olmadığını sorduklarında sanığın kendi rızasıyla içinde şeffaf naylon poşette net ağırlığı 67,6 gr ve kilitli naylon poşette net ağırlığı 1 gr olan eroin ve 6-mam maddeleri bulunan cüzdanını kolluk güçlerine rızai olarak teslim ettiği, kolluk güçlerinin teslim edilen uyuşturucu maddeyi Cumhuriyet savcısından aldıkları talimatla muhafaza altına aldıkları, rızai teslimdeki iradenin cüzdanın içindeki uyuşturucu maddeye yönelik olduğundan kolluk kuvvetlerinin cüzdanı sanığın refakatinde açmalarında hukuka aykırı bir yön bulunmadığı, yargılamanın hiç bir aşamasında muhafaza işlemini yapan kolluk güçlerinin sanığa karşı hile, cebir, şiddet veya tehdit eyleminde bulunduklarına dair herhangi bir iddia ve delil bulunmadığı, rızai teslimle yapılan muhafaza işleminin hukuka uygun olduğu, bu nedenle yerel mahkemenin kullanma sınırını aşan uyuşturucu maddenin toplam miktarını esas alarak sanığın mahkûmiyeti ve etkin pişmanlık hükümlerini uygulaması gerekirken sanığın beraatine karar vermesinin hukuka uygun olmadığı düşüncesiyle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazı kabul edilmesi gerekirken itirazın reddine karar verilmesi sebebiyle sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum. 20.04.2026

Atıf: Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2026/4745, K. 2026/5309, T. 20.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-ceza-dairesi-2026-4745-e-2026-5309-k-9da9f46a5b30