Yargıtay · 10. Ceza Dairesi
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2025/3810 E. 2026/4477 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/3810
- Karar No
- 2026/4477
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/492 E., 2024/882 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Dairemizin 11.10.2022 tarihli 2020/10436 Esas ve 2022/10142 Karar sayılı bozma ilamına uyularak, Polatlı 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.09.2023 tarihli ve 2022/1447 Esas, 2023/1486 Karar sayılı kararı ile verilen durma kararının gereği olarak yeni bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmeksizin sadece sanığa kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararına karşı 15 gün içinde Sulh Ceza Hâkimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte kararın yeniden tebliğ edilmesine ilişkin tebligat eksikliği giderilerek, 24.11.2014 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının usulüne uygun kesinleştirilmesini müteakip erteleme kararı ile birlikte verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazının devamına karar verilip, ihlali halinde Polatlı 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2022/1447 Esas sayılı dosyasına bildirimde bulunulması ile yetinilmesi gerekirken; Ankara Bölge Adliye Mahkemesinin 31.03.20 22... /295 Esas, 2022/476 Karar sayılı kararına konu 14.10.2015- 04.04.2018 tarihli eylemlere ilişkin yargılamanın yürütüldüğü Polatlı 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2023/852 Esas sayılı dosyasında verilen 24.05.2023 tarihli Birleştirme Kararı ile birleşen dosya üzerinden sanık hakkında ikinci kez 19.07.2023 tarihinde kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verildiği ve tebliğe çıkarıldığı, sanığın, kendisine yüklenen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gerektirdiği yükümlülüklere uygun davranmadığının anlaşılması üzerine ikinci kez 21.05.2024 tarihinde düzenlenen, suç tarihlerinin 21.08.2014 - 14.10.2015 - 04.04.2018 olarak gösterildiği, iddianamede Polatlı 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2024/492 Esas sayılı dosyası üzerinden mükerrer kamu davası açıldığı, görülerek yapılan incelemede; 5271 sayılı CMK'nın 223/7. maddesinde yer alan, “Aynı fiil nedeniyle, aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava varsa davanın reddine karar verilir.” şeklindeki düzenleme gereğince aynı eylemden dolayı sanık hakkında mükerrer kamu davası açılmış olması nedeniyle, durma kararı verilen dosya ile incelenen dosyanın birleştirilip kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının usulüne uygun kesinleşip kesinleşmediğinin ve ihlalin gerçekleşip gerçekleşmediğinin birleşen dosya üzerinden tartışılması, Cumhuriyet Başsavcılığı ve/veya mahkemelerden varsa aynı nev'i suç dosyalarının getirtilip dosya arasına alınması, usûlüne uygun şekilde verilip kesinleşen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının bulunup bulunmadığı belirlenip, davaların derdest olması halinde incelemeye konu dava ile birleştirilmesi; hüküm verilmiş ve kesinleşmiş ise, gerektiğinde olağanüstü kanun yollarına başvurulabileceği, sonucuna göre, tüm deliller birlikte gözetilmek ve sübut yönünden ayrı ayrı değerlendirme yapmak suretiyle, mükerrer dava bulunup bulunmadığı, hangi eylemlerin soruşturma ve kovuşturma konusu edildiği belirlenerek incelemeye konu hangi eylemlerin tek suça konu edildiği, yükümlülük ihlâlinin bulunup bulunmadığı veya hangi eylemin ihlâl niteliğinde kabul edildiği ve hangi eylem(ler)in zincirleme suç veya bağımsız suç oluşturup oluşturmadığı tartışılıp değerlendirildikten sonra sanığın hukukî durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden ve 24.01.2024 tarihli iddianame ile açılan kamu davası yönünden ise mükerrer kamu davası açılmış olması nedeniyle ayrı hüküm kurularak davanın reddine karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin sanık hakkında mükerrer açılan kamu davası üzerinden yargılamaya devam ederek mahkûmiyet kararı verilmesi, Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden Tebliğname'ye aykırı olarak, hükmün BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.