Yargıtay · 10. Ceza Dairesi

Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2022/416 E. 2022/10884 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Ceza Dairesi
Esas No
2022/416
Karar No
2022/10884
Karar Tarihi

Mahkeme : İSTANBUL Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi Suç : Uyuşturucu madde ithal etme Hüküm : 1- Mahkûmiyet: Edirne 1. Ağır Ceza Mahkemesi 30/03/2021 tarih, 2017/401 esas ve 2021/163 karar 2- İstinaf başvurusunun esastan reddi: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi 21/09/2021 tarih, 2021/2016 esas ve 2021/2178 karar

Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edenlerin sıfatı, başvuruların süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre incelendi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Sanık müdafiinin temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğinin, 08.03.2018 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7079 sayılı Kanun'un 94. maddesi ile 5271 sayılı CMK’nın 299/1-1. cümlesine getirilen değişiklik uyarınca takdiren reddine karar verilerek duruşmasız inceleme yapılmıştır. CMK'nın 288. ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler ile 289. maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri dikkate alınıp, sanık müdafilerinin dilekçelerinde belirttikleri temyiz sebeplerinin hükmün hukuki yönüne ilişkin olduğu değerlendirilerek, anılan sebeplere bağlı olarak yapılan incelemede, Sanık hakkında uyuşturucu madde ithal etme suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik istinaf talebinin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin kararı hukuka uygun bulunduğundan, sanık müdafilerinin yerinde görülmeyen temyiz istemlerinin CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki tahliye talebinin reddine, 28/02/2019 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7165 sayılı Kanun'un 8. maddesi ile değişik CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca dosyanın Edirne 1. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmesine, 31/10/2022 tarihinde Üye Dr. ...'in karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY GEREKÇESİ

29.09.2017 tarihli Arama ve Olay Tespit Tutanağına göre, aynı gün saat 05:05’te Türkiye’ye giriş yapmak üzere, İpsala Gümrük Sahasına gelen otobüs ile ilgili yapılan yolcu analizi çerçevesinde gümrük muhafaza memurlarınca şüphe duyulan ve otobüs yolcularından sanık ...’nın üzerinden çıkan bagaj fişlerinden adı geçene ait olduğu tespit edilen iki adet çantada yapılan kontrol neticesinde toplam 31 pakette daralı ağırlığı 32.055 gr esrar maddesi ele geçirilmiş, sonrasında Cumhuriyet savcısına bilgi verilerek sanık gözaltına alınmıştır. Yapılan yargılama neticesinde Edirne 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2021/163 sayılı kararıyla, sanığın uyuşturucu veya uyarıcı madde ithal etme suçundan dolayı TCK’nın 188/1 ve 62. maddeleri uyarınca cezalandırılmasına hükmolunmuş; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 2021/2178 sayılı kararıyla da istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Olay tutanağı ve dosyada mevcut diğer belgeler incelendiğinde, sanığın yolcu olarak bulunduğu otobüsle ilgili İpsala Gümrük Giriş Kapısında yapılan işlemler sırasındaki kontrol neticesinde uyuşturucu maddenin ele geçirildiği, görevlilerin müdahalesi nedeniyle sanığın çantalarında bulunan uyuşturucu maddeyi gümrükten geçiremediği, dolayısıyla sanığın işlediği uyuşturucu veya uyarıcı madde ithal etme suçunun tamamlanmadığı ve teşebbüs aşamasında kaldığı anlaşılmaktadır. Doktrinde ithal, “uyuşturucu ve uyarıcı maddelerin maddeten, Türkiye’nin siyasi sınırlarının her hangi bir yerinden sokulması” (Erman/Özek’ten aktaran: Birsen Elmas, Uyuşturucu ve Uyarıcı Madde Suçları, Adalet Yayınevi, Ankara 2020, s. 63) olarak tanımlanmakla birlikte, gümrük (sınır) kapılarının bulunduğu yerlerde uyuşturucu maddenin Türkiye’ye sokulabilmesi için gümrük kontrol noktasından herhangi bir şekilde geçirilmesi gereklidir. Gümrük kontrolünün amaçlarından biri kaçak veya yasak eşyanın ülkeye girişinin önlenmesi olup, gümrük işlemleri sırasında uyuşturucu veya uyarıcı maddenin polis ya da gümrük görevlisi gibi yetkililer tarafından yakalanması halinde, maddenin ülkeye sokulmasına engel olunduğundan, ithal suçunun tamamlandığından söz edilemez. Zira uyuşturucu veya uyarıcı madde ithal etme, esas itibariyle maddenin ülkeye sokulduktan sonra satılması, satışa arz edilmesi ya da başkalarına verilmesi gibi kullanmak amacı dışındaki eylemlerin icrasına yönelik olarak işlenen bir suç olup, uyuşturucu veya uyarıcı maddenin gümrük işlemleri sırasında yakalanması halinde, elverişli hareketlerle doğrudan doğruya ithal suçunun icrasına başlayan failin elinde olmayan nedenlerle, uyuşturucu veya uyarıcı maddenin ülkeye sokulmasına engel olunarak ithal suçunun tamamlanması ve aynı zamanda maddenin ülke içinde satışı, satışa arz edilmesi ve başkalarına verilmesi gibi tasarruflarda bulunulması önlenmektedir. Yukarıda açıklanan görüş doktrinde de bir kısım yazarlar tarafından benimsenmektedir. Örneğin İltaş, “Gümrük kapısı olan yerler bakımından suça konu olan ve saklanan/bildirilmeyen maddenin gümrük işlemleri sırasında yetkililer tarafından yakalanması halinde failin tamamlanmış ithal suçundan dolayı değil de ithal suçuna teşebbüsten dolayı cezalandırılması gerektiği” görüşündedir (... İltaş, Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde İmal ve Ticareti Suçu, Adalet Yayınevi, Ankara, 2020, s. 192). Savaş/Mollamahmutoğlu’na göre de, “İthal suçu: maddenin ruhsatsız veya ruhsata aykırı olarak yabancı ülkeden yurda gümrükte saklanarak veya beyan edilmiyerek sokulması ile tamamlanır. Fail gümrükte işlemler sırasında yakalanmış ise suç tamamlanmamıştır. Eylem … teşebbüs derecesinde kalmıştır.” (Vural Savaş-Sadık Mollamahmutoğlu, Türk Ceza Kanununun Yorumu, 3. Cilt, Seçkin Yayınevi, Ankara 1999, s. 3609-3610). Somut olayda, sanığın otobüsle Türkiye’ye giriş yapmakta iken çantalarında taşıdığı uyuşturucu madde gümrük işlemleri sırasında görevliler tarafından yapılan aramada ele geçirilmiştir. Dolayısıyla, görevlilerce uyuşturucu maddenin gümrükten geçirilmesine ve ülkeye sokulmasına engel olunduğundan, sanık elverişli hareketlerle doğrudan doğruya icrasına başladığı uyuşturucu veya uyarıcı madde ithal etme suçunu, elinde olmayan nedenlerle tamamlayamamış ve işlediği suç teşebbüs aşamasında kalmıştır. Böyle bir durumda suçun tamamlanmış olduğunun kabul edilmesi; yurt dışından getirdiği uyuşturucu maddeyi gümrük kontrolünden herhangi bir şekilde geçiren kişilerle, görevlilerin kontrolünü aşamaması nedeniyle maddeyi gümrükten geçiremeyen kişilerin aynı hukuki statüye tabi tutulması anlamına geleceği gibi; gümrük görevlilerinin resmi vazifelerini icra ederken yaptıkları uyuşturucu maddeyi ele geçirme işlemine, gereken hukuki değerin verilmemesi sonucuna yol açacaktır. Yukarıda açıklanan nedenlerle; sanığın işlediği uyuşturucu veya uyarıcı madde ithal etme suçu teşebbüs aşamasında kaldığından, sanık hakkında TCK’nın 188/1. maddesi uyarınca tayin edilen cezadan TCK’nın 35. maddesi uyarınca indirim yapılması gerekirken, sanığın eylemi tamamlanmış suç olarak kabul edilmek suretiyle fazla ceza tayin edilmesinin hukuka aykırı olduğu kanaatini taşıdığımdan, sanık hakkında ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 2021/2178 sayılı hükmünün bozulmasına karar verilmesi yerine, Bölge Adliye Mahkemesi hükmüne yönelik temyiz isteminin esastan reddine ilişkin sayın çoğunluğun kararına iştirak etmiyorum. 31.10.2022

Atıf: Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2022/416, K. 2022/10884, T. 31.10.2022, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-ceza-dairesi-2022-416-e-2022-10884-k-2dfc7a173beb