Yargıtay · 10. Ceza Dairesi
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2022/15665 E. 2024/22262 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/15665
- Karar No
- 2024/22262
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İstanbul 15. Ağır Ceza Mahkemesince, sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir. B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümdeki hukuka aykırılık düzeltilerek, istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Suçun unsurlarının oluşmadığına, 2. Suçun sübutuna ve vasfına, 3. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 4. Hükmün gerekçesiz olduğuna, 5. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına, 6. Yapılan aramanın hukuka aykırı olduğuna, 7. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına, 8. Eksik inceleme yapıldığına, 9. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, 10. Delillerin hukuka aykırı şekilde toplandığına,İlişkindir. III. GEREKÇE Olay tutanağı ve tüm dosya kapsamına göre; sanığın yakalanarak muhafaza altına alındığı aşamada sanığa ait işyerinin aranabilmesi için, 5271 sayılı CMK'nın 116, 117 ve 119. maddelerine uygun şekilde alınmış "adli arama kararı" ya da "yazılı arama emri" gerekeceği, adli arama kararı ya da yazılı arama emri gerektiren bir olayda koşullarına uygun olmayan şekilde yapılan arama sonucu bulunan ve suçun maddi konusunu oluşturan deliller "hukuka aykırı yöntemlerle elde edilmiş" olacağından, Anayasanın 38. maddesinin altıncı fıkrası ile 5271 sayılı CMK'nın 206. maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, 217. maddesinin ikinci fıkrası, 230. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ve 289. maddesinin birinci fıkrasının (i) bendi uyarınca hükme esas alınamayacağı gözetilerek yapılan incelemede; Sanık ve müdafiinin, suça konu uyuşturucu maddenin herhangi bir arama emri bulunmaksızın sanığın işyerinde hukuka aykırı olarak yapılan aramada ele geçtiğini savunmaları ve olay tutanağında da Cumhuriyet savcısı ile yapılan telefon görüşmesinde alınan talimata istinaden arama yapıldığının belirtildiği, ancak yazılı bir arama emri alındığına ve aramanın dosyada mevcut arama emrine istinaden sanık ile hazır bulunanlara okunup belirtilen saatte başladığına dair bilgi bulunmadığının anlaşılması karşısında; arama sırasında hazır bulunan Adem Doğan ile Bülent Ömür'ün ve duruşmada dinlenmeyen diğer tutanak tanıklarının da dinlenerek sanığın işyerinde yapılan aramanın usulünce ve hukuka uygun olarak yapılıp yapılmadığı araştırılıp tartışılmadan eksik inceleme ve yetersiz gerekçe ile hüküm kurulması hukuka aykırı görülmüştür. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Bozma nedenine göre sanığın SALIVERİLMESİNE, başka bir suçtan hükümlü ya da tutuklu bulunmadığı takdirde salıverilmesinin sağlanması için ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına yazı yazılmasına,Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca İstanbul 15. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.09.2024 tarihinde karar verildi.