Yargıtay · 10. Ceza Dairesi

Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2022/11705 E. 2025/1681 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Ceza Dairesi
Esas No
2022/11705
Karar No
2025/1681
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/331 E., 2022/385 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ithal etme HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. Bakırköy 14. Ağır Ceza Mahkemesince sanığın uyuşturucu madde ithal etme suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir. B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükme yönelik istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Suçun sübutuna, 2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 3. Temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmemesi gerektiğine, 4. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına, 5. Eksik inceleme yapıldığına, 6. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, 7. Adil yargılanma ilkesinin ihlal edildiğine, 8. Sanık hakkında hususilik prensibi uyarınca iade edildiği ülkeden muvafakat istenmediğine, İlişkindir. III. GEREKÇE 1. Anayasanın 141. maddesinin 3. fıkrası ile 5271 sayılı CMK’nın 34. ve 230. maddeleri gereğince, hükmün dayandığı tüm kanıtların, bu kanıtlara göre ulaşılan sonuçların, iddia, savunma, diğer sanık ve tanık anlatımları, iletişim tespit tutanakları ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmeler ile sanığın eylemlerinin ve yüklenen suçların unsurlarının nelerden ibaret olduğunun, hangi nedenle hangi delillere üstünlük tanındığının açık olarak gerekçeye yansıtılması, sanığın eylemlerinin delillerle ayrı ayrı ilişkilendirilerek sonucuna göre sanığın hukukî durumunun saptanması ve cezasının şahsileştirilmesi gerekirken, açıklanan ilkelere uyulmadan yetersiz gerekçe ile hüküm kurulması, Kabule Göre; 1. Birleşen Mersin 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2014/300 Esas, 2019/464 Karar sayılı dosyasına konu; 21.07.2008 tarihli eroin nakletme olayıyla ilgili olarak 27.05.2014 tarihli iddianame ile "uyuşturucu madde ticareti yapma" suçundan dava açılmış olup, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçe kısmında, bu eyleme ilişkin olarak bir yandan sanığın Mersin'de ele geçirilen eroinin Hollanda'da alıcısı konumunda olduğundan bahsedilip, diğer yandan diğer sanıklarla birlikte örgüt faaliyeti çerçevesinde birden fazla kez olmak üzere Türkiye'ye eroin ithal ettiğinin sabit olduğunun belirtildiği, daha sonra bu eylemin ana dosyaya konu 03.09.2007 tarihli suç ile birlikte yapılan değerlendirmesi sonucunda, uyuşturucu madde ithal etme ve nakletme suçlarının sabit olduğu, buna göre; ".... içeren uyarıcı tablet ithal etme" ve "eroin nakletme" şeklinde iki eylemin ve buna bağlı olarak iki suçun bulunduğu, ancak bu suçların bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirilmesi nedeniyle zincirleme suç kurallarının uygulanması gerektiği şeklindeki gerekçe ile hüküm kurularak hükmün karıştırılması, 2. Suçluların İadesine Dair Avrupa Sözleşmesi'nin (....) "Hususilik kaidesi" kenar başlıklı 14. maddesinde, "kişinin iadesi halinde, ancak iade kararına dayanak teşkil eden suçlardan dolayı yargılanabileceği veya mahkûm olduğu cezanın infaz edilebileceğinin" belirtildiği, sanığın Bakırköy 14. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/163 sayılı yakalama emrine istinaden 03.09.2007 tarihinde işlediği iddia olunan eylemle ilgili "Uyuşturucu Veya Uyarıcı Madde Yapma veya Sağlama" ve "Suç İşlemek Amacıyla Kurulan Örgüte Üye Olma" suçlarından A-773/1-2018 kontrol numaralı kırmızı bültene istinaden Almanya'da yakalanarak 17.06.2019 tarihinde Türkiye'ye iade edildiği, ....'ın 14. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde ise, "İade işlemi gerçekleştikten sonra, iade tarihinden önce işlenen bir suçun daha ortaya çıkması durumunda sanığın bu suçtan yargılanabilmesi için iade eden ülkenin yetkili makamlarından muvafakat talebinde bulunulmasının gerekeceği" hükmü gereğince Bakırköy 14. Ağır Ceza Mahkemesinin Yurt Dışındaki Sanığın Türkiye'ye İade Talepnamesinin "Garantiler" kısmında da "Hususilik kaidesi"ne atıf yapılmak suretiyle bu hususta taahhütte bulunulduğu anlaşıldığı halde; "Hususilik kaidesine" aykırı bir şekilde "muvafakat talepnamesi" düzenlenip ilgili ülkeden muvafakat alınmadan ve bu hususta makul bir süre beklenmeden, sanık hakkında 21.07.2008 tarihli eroin nakletme olayıyla ilgili 27.05.2014 tarihli iddianame ile açılan Mersin 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/300 Esas sayılı dosyasında yargılaması yapılan eylemin, sanığın iadesine konu Bakırköy 14. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/163 Esas sayılı dosyasıyla birleştirilerek sanık hakkında zincirleme suç hükümleri uygulanmak suretiyle fazla cezaya hükmedilmesi, Hukuka aykırı görülmüştür. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle BOZULMASINA, Bozma nedeni ile tutukluluk süresi ve tutuklama koşullarında değişiklik bulunmaması karşısında sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca Bakırköy 14. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.02.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2022/11705, K. 2025/1681, T. 19.02.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-ceza-dairesi-2022-11705-e-2025-1681-k-0a2e8b0d4c98