Yargıtay · 10. Ceza Dairesi

Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2021/11033 E. 2025/5653 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Ceza Dairesi
Esas No
2021/11033
Karar No
2025/5653
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/70 E., 2016/125 K. SUÇLAR : 1.Uyuşturucu madde ticareti yapma 2. Suçu Bildirmeme HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : 1. Onama (sanık ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan hüküm yönünden) 2. Bozma (sanık ... hakkında suçu bildirmeme suçundan kurulan hüküm yönünden) Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden; 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin uygulanması açısından, 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı kararı ile 7242 sayılı Kanun kapsamında yapılan değişikliklerin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, Tebliğname'ye uygun olarak hükmün ONANMASINA, B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden; 5271 sayılı CMK'nın 225. maddesinde yer alan, "Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir. Mahkeme, fiilin nitelendirilmesinde iddia ve savunmalarla bağlı değildir” hükmü gereğince hangi fail ve fiili hakkında dava açılmış ise, ancak o fail ve fiili hakkında yargılama yapılarak hüküm verilebilecektir. Anılan kanuni düzenlemeye göre, iddianamede açıklanan ve suç oluşturduğu iddia olunan eylemin dışına çıkılması, dolayısıyla davaya konu edilmeyen fiil veya olaydan dolayı yargılama yapılması ve açılmayan davadan hüküm kurulması kanuna açık aykırılık oluşturacaktır. Öğretide “davasız yargılama olmaz” ve “yargılamanın sınırlılığı” olarak ifade edilen bu ilke uyarınca hâkim, ancak hakkında dava açılmış bir fiil ve kişi ile ilgili yargılama yapabilecek ve önüne getirilen somut uyuşmazlığı hukuki çözüme kavuşturacaktır. Tüm bu açıklamalar doğrultusunda; iddianame içeriğinde sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan dava açıldığı, sanığa isnat edilen suçu bildirmeme eylemine ilişkin anlatım bulunmadığı gibi uyuşturucu madde ticareti yapma suçunun, suçu bildirmeme suçuna da dönüşemeyeceği anlaşılmakla, hükmün konusunun iddianamede gösterilen eylemlerle sınırlı olduğu da gözetilerek suçu bildirmeme suçu ile ilgili 5271 sayılı CMK'nın 170. maddesine uygun olarak açılmış bir dava bulunmadığı halde sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 278/1. maddesi uyarınca hüküm kurulması, Kanuna aykırı, Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerine görüldüğünden, Tebliğname'ye uygun olarak hükmün BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.05.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2021/11033, K. 2025/5653, T. 15.05.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-ceza-dairesi-2021-11033-e-2025-5653-k-46e78986ba23