Yargıtay · 10. Ceza Dairesi
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2020/16426 E. 2025/4206 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2020/16426
- Karar No
- 2025/4206
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2012/118 E., 2015/415 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜMLER - KARAR : a. Mahkûmiyet (sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında) b. Değişen suç vasfına göre, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılması (sanık ... hakkında) TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : 1. İncelenmeksizin iade (Sanık ... hakkında) 2. Onama (Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında) 3. Bozma (Sanıklar ..., ..., Nakşi ve ... hakkında) Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, tespit edilmekle, gereği düşünüldü: A. Sanık ... Hakkında Verilen Karar Yönünden Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları, 5271 sayılı CMK'nın 23/12. maddesi gereğince itiraza tabi olup, temyizi mümkün olmadığı ve itiraz mercii tarafından bu hususta karar verildiği anlaşıldığından, dosyanın incelenmeksizin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden 1. 28.06.2014 tarih ve 29044 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 18.06.2014 tarih ve 6545 sayılı Kanun'un 66. maddesi ile 5237 sayılı TCK'nın 188/3. maddesinde yer alan "beş yıldan on beş yıla kadar" ibaresinin "on yıldan az olmamak üzere" şeklinde değiştirildiği ve CMK'nın 150/3. maddesi uyarınca sanığa atılı uyuşturucu madde ticareti yapma suçu nedeniyle zorunlu müdafii görevlendirilmesi gerektiği gözetilmeden yargılamaya devamla hüküm kurularak sanığın savunma hakkının kısıtlanması, Kabule göre de; 2. İddianamede 8, 11, 12, 16 ve 17. yakalamalar olarak belirtilen olaylarda haklarında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrıca işlem yapılan ..., ... ..., ..., ... ve ...'de ele geçen maddelerin analizlerine ilişkin raporların dosyada bulunmadığı anlaşıldığından; varsa söz konusu raporların asılları veya onaylı örneklerinin denetime elverecek şekilde dosyaya konulması, yoksa buna ilişkin rapor alınması gerektiğinin gözetilmemesi, 3. Sanığın savunmasının 03.04.2012 tarihli celsede, sesli ve görüntülü olarak kayıt yapılmak suretiyle alınmasına rağmen, kayıtların çözümüne ilişkin tutanağın dosyada bulunmadığı anlaşıldığından, 5271 sayılı CMK'nın 219. maddesi uyarınca kayıtların çözümüne ilişkin tutanağın denetime elverecek şekilde dosyada bulundurulması gerektiğinin gözetilmemesi, 4. Dosya ve UYAP sistemi üzerinden yapılan incelemede; sanık hakkında, incelemeye konu 06.06.2011, 10.06.2011, 15.06.2011, 20.07.2011 tarihli eylemleri nedeniyle 24.02.2014 tarihli iddianameyle uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan dava açıldığı, incelenen dosyaya dayanak iddianamede "21. yakalama" olarak bahsedilen ancak dava konusu edilmeyen 16.11.2011 tarihli eylemi nedeniyle de 08.12.2011 tarihli iddianame ile uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan başka bir dava açıldığı ve yapılan yargılama neticesinde Konya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.03.2014 tarih, 2013/278 Esas, 2014/144 Karar sayısı ile mahkûmiyet kararı verildiği, kararın Dairemizin 2015/3661 Esas sayılı dosyası üzerinden onanarak kesinleştiği, suç tarihleri nazara alınarak Konya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin bahsi geçen dosyasının aslı veya onaylı örneğinin getirtilip denetime imkan verecek şekilde incelenen dosya arasına konulması ve tüm deliller değerlendirilerek eylemlerin tek suç, iki ayrı suç ya da zincirleme suç oluşturup oluşturmadığının belirlenmesi; zincirleme suç oluşturduğunun kabul edilmesi halinde, ağır sonuç doğuran suç esas alınarak belirlenecek cezanın, zincirleme suç nedeniyle 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesi gereğince artırılması ve böylece bulunacak sonuç cezanın, kesinleşen hükümdeki sonuç cezadan “fazla olması halinde”, 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesi uygulanmak suretiyle kurulan hükümde "kesinleşen cezanın sonuç cezadan mahsup edilerek ek cezanın infazına" karar verilmesi, aksi halde “ceza verilmesine yer olmadığına" karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 5. Sanığın 06.06.2011 tarihinde ...'e, 10.06.2011 tarihinde ... ...'e, 15.06.2011 tarihinde ...'a, 20.07.2011 tarihinde ise ... ve ...'e uyuşturucu madde sattığı kabul edilmesine karşın, sanığın eylemlerinin zincirleme suç oluşturup oluşturmadığının, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilip tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi, Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, Tebliğname'ye uygun olarak hükmün BOZULMASINA,1412 sayılı CMUK'un 326/4. maddesi uyarınca sonuç ceza yönünden sanığın KAZANILMIŞ HAKKININ SAKLI TUTULMASINA, C. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden 1. 28.06.2014 tarih ve 29044 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 18.06.2014 tarih ve 6545 sayılı Kanun'un 66. maddesi ile 5237 sayılı TCK'nın 188/3. maddesinde yer alan "beş yıldan on beş yıla kadar" ibaresinin "on yıldan az olmamak üzere" şeklinde değiştirildiği ve 5271 sayılı CMK'nın 150/3. maddesi uyarınca sanığa atılı uyuşturucu madde ticareti yapma suçu nedeniyle zorunlu müdafi görevlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devamla hüküm kurularak sanığın savunma hakkının kısıtlanması, Kabule göre de; 2. İddianamede 10. yakalama olarak belirtilen olayda hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrıca işlem yapılan Cebbar'da ele geçen maddenin analizine ilişkin raporun dosyada bulunmadığı anlaşıldığından varsa söz konusu raporun aslı veya onaylı örneğinin denetime elverecek şekilde dosyaya konulması, yoksa buna ilişkin rapor alınması gerektiğinin gözetilmemesi, 3. UYAP sistemi üzerinden yapılan incelemede; sanık hakkında, incelemeye konu 07.06.2011 ve 30.07.2011 tarihli eylemleri nedeniyle 24.02.2014 tarihli iddianameyle uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan dava açıldığı,13.01.2012 tarihli başka bir eylemi nedeniyle de 26.01.2012 tarihli iddianame ile uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan başka bir dava açıldığı ve yapılan yargılama neticesinde Konya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 11.10.2012 tarih, 2012/87 Esas, 2012/328 Karar sayısı ile mahkûmiyet kararı verildiği, kararın Dairemizin 2013/7222 Esas sayılı dosyası üzerinden verilen düzeltilerek onama kararı üzerine kesinleştiği, suç tarihleri nazara alınarak, Konya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin bahsi geçen dosyasının aslı veya onaylı örneğinin getirtilip denetime imkan verecek şekilde incelenen dosya arasına konulması ve tüm deliller değerlendirilerek eylemlerin tek suç, iki ayrı suç ya da zincirleme suç oluşturup oluşturmadığının belirlenmesi; zincirleme suç oluşturduğunun kabul edilmesi halinde, ağır sonuç doğuran suç esas alınarak belirlenecek cezanın, zincirleme suç nedeniyle TCK'nın 43. maddesi gereğince artırılması ve böylece bulunacak sonuç cezanın, kesinleşen hükümdeki sonuç cezadan “fazla olması halinde”, 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesi uygulanmak suretiyle kurulan hükümde "kesinleşen cezanın sonuç cezadan mahsup edilerek, ek cezanın infazına" karar verilmesi, aksi halde “ ceza verilmesine yer olmadığına" karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 4. Sanığın 07.06.2011 tarihinde Cebbar'a uyuşturucu madde sattığı, 30.07.2011 tarihinde yakalanan uyuşturucu madde ile ilgili olarak diğer sanıklarla birlikte hareket ettiği kabul edilmesine karşın, sanığın eylemlerinin zincirleme suç oluşturup oluşturmadığının, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilip tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi, Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, Tebliğname'ye uygun olarak, hükmün BOZULMASINA, 1412 sayılı CMUK'un 326/4. maddesi uyarınca sonuç ceza yönünden sanığın KAZANILMIŞ HAKKININ SAKLI TUTULMASINA, D. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden 1. 28.06.2014 tarih ve 29044 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 18.06.2014 tarih ve 6545 sayılı Kanun'un 66. maddesi ile 5237 sayılı TCK'nın 188/3. maddesinde yer alan "beş yıldan on beş yıla kadar" ibaresinin "on yıldan az olmamak üzere" şeklinde değiştirildiği ve 5271 sayılı CMK'nın 150/3. maddesi uyarınca sanığa atılı uyuşturucu madde ticareti yapma suçu nedeniyle zorunlu müdafi görevlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devamla hüküm kurularak, sanığın savunma hakkının kısıtlanması, Kabule göre de; 2. İddianamede 13 ve 14. yakalamalar olarak belirtilen olaylarda haklarında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrıca işlem yapılan ... ve ...'ta ele geçen maddelerin analizlerine ilişkin raporların dosyada bulunmadığı anlaşıldığından; varsa söz konusu raporların asılları veya onaylı örneklerinin denetime elverecek şekilde dosyaya konulması, yoksa buna ilişkin rapor alınması gerektiğinin gözetilmemesi, 3. Dosya ve UYAP sistemi üzerinden yapılan incelemede; sanık hakkında, incelemeye konu 04.07.2011 ve 06.07.2011 tarihli eylemleri nedeniyle 24.02.2014 tarihli iddianameyle uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan dava açıldığı, incelenen dosyaya dayanak davada "19. yakalama" olarak bahsedilen ancak dava konusu edilmeyen 06.09.2011 tarihli eylemi nedeniyle de 31.10.2011 tarihli iddianame ile uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan başka bir dava açıldığı ve yapılan yargılama neticesinde Gaziantep 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 14.02.2012 tarih, 2011/484 Esas, 2012/55 Karar sayısı ile mahkûmiyet kararı verildiği, kararın Dairemizin 2012/9366 Esas sayılı dosyası üzerinden onanarak kesinleştiği, suç tarihleri nazara alınarak; Gaziantep 3. Ağır Ceza Mahkemesinin bahsi geçen dosyasının aslı veya onaylı örneğinin getirtilip denetime imkan verecek şekilde incelenen dosya arasına konulması ve tüm deliller değerlendirilerek eylemlerin tek suç, iki ayrı suç ya da zincirleme suç oluşturup oluşturmadığının belirlenmesi; zincirleme suç oluşturduğunun kabul edilmesi halinde, ağır sonuç doğuran suç esas alınarak belirlenecek cezanın, zincirleme suç nedeniyle 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesi gereğince artırılması ve böylece bulunacak sonuç cezanın, kesinleşen hükümdeki sonuç cezadan “fazla olması halinde”, 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesi uygulanmak suretiyle kurulan hükümde "kesinleşen cezanın sonuç cezadan mahsup edilerek ek cezanın infazına" karar verilmesi, aksi halde "ceza verilmesine yer olmadığına" karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 4. Sanığın 04.07.2011 tarihinde ...'e, 06.07.2011 tarihinde ...'a uyuşturucu madde sattığı kabul edilmesine karşın, sanığın eylemlerinin zincirleme suç oluşturup oluşturmadığının, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilip tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi, Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, Tebliğname'ye uygun olarak, hükmün BOZULMASINA, 1412 sayılı CMUK'un 326/4. maddesi uyarınca sonuç ceza yönünden sanığın KAZANILMIŞ HAKKININ SAKLI TUTULMASINA, E. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Sanık ...'in yokluğunda kurulan hükmün bilinen son adresinde tebliğ edilememesi üzerine sanığın MERNİS adresinde 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/2.maddesi uyarınca tebliğ edildiği görülmüş ise de, UYAP kayıtlarına göre, sanığın MERNİS adresinin "....No:9/1" olmasına karşın tebligatın, "......No:9/2" adresine usulsüz olarak yapıldığı anlaşıldığından, sanığın öğrenme tarihinden itibaren hükmü süresinde temyiz ettiği kabul edilerek yapılan incelemede; Her ne kadar Tebliğname'de, yasa değişikliği nedeniyle zorunlu müdafii tayin edilmesi gerektiği gözetilmeyerek sanığın savunma hakkının kısıtlandığı gerekçesiyle bozma yönünde görüş bildirilmiş ise de, birleşen Ceyhan Ağır Ceza Mahkemesinin 2011/272 Esas sayılı dosyasının 30.09.2011 tarihli celsesine Av. ... ...'ın sanık müdafii olarak iştirak ettiği, birleşmeden sonra 05.03.2013 tarihli celseye de aynı avukatın sanık müdafii olarak iştirak ettiği, sanığın savunma hakkının kısıtlanmadığı, kaldı ki bozma sonrası bu durum mahkemesince araştırılarak yeniden müdafi tayini gerekmesi halinde görevlendirme yapılabileceği anlaşıldığından, Tebliğname'nin bu yöndeki bozma gerekçesine iştirak edilmemiştir. 1. İddianamede "15. yakalama" olarak belirtilen olayda, sanığın 07.07.2011 tarihinde, hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrıca işlem yapılan ...'e uyuşturucu madde sattığı iddia edilmesine rağmen mevcut deliller değerlendirilip tartışılarak sanığın bu eyleminin sabit olup olmadığı hususunda bir karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 2. İddianamede 15. yakalama olarak belirtilen olayda ...'te ele geçen maddenin analizine ilişkin raporun dosyada bulunmadığı anlaşıldığından; varsa söz konusu raporun aslı veya onaylı örneğinin denetime elverecek şekilde dosyaya konulması, yoksa buna ilişkin rapor alınması gerektiğinin gözetilmemesi, 3. Sanığın savunmasının 03.04.2012 tarihli celsede, sesli ve görüntülü olarak kayıt yapılmak suretiyle alınmasına rağmen, kayıtların çözümüne ilişkin tutanağın dosyada bulunmadığı anlaşıldığından, 5271 sayılı CMK'nın 219. maddesi uyarınca kayıtların çözümüne ilişkin tutanağın denetime elverecek şekilde dosyada bulundurulması gerektiğinin gözetilmemesi, Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, Tebliğname'ye uygun olarak, hükmün BOZULMASINA, F. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden 1. İddianamede 7. yakalama olarak belirtilen olayda hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrıca işlem yapılan ...'de ele geçen maddenin analizine ilişkin raporun dosyada bulunmadığı anlaşıldığından; varsa söz konusu raporun aslı veya onaylı örneğinin denetime elverecek şekilde dosyaya konulması, yoksa buna ilişkin rapor alınması gerektiğinin gözetilmemesi, 2. Sanığın savunmasının 03.04.2012 tarihli celsede, sesli ve görüntülü olarak kayıt yapılmak suretiyle alınmasına rağmen, kayıtların çözümüne ilişkin tutanağın dosyada bulunmadığı anlaşıldığından, 5271 sayılı CMK'nın 219. maddesi uyarınca kayıtların çözümüne ilişkin tutanağın denetime elverecek şekilde dosyada bulundurulması gerektiğinin gözetilmemesi, Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden Tebliğname'ye aykırı olarak hükmün BOZULMASINA, G. Sanıklar ..., ... ve ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden Oluşa, dosya kapsamına ve diğer sanıklar ... ve Nakşi hakkındaki bozma gerekçelerine göre, sanıkların ve diğer sanıklar ... ve Nakşi'nin eylemleri arasında fiili ve hukuki irtibat bulunduğundan, maddi gerçeğin tespiti açısından delillerin bir bütün halinde değerlendirilerek sanıkların hukuki durumlarının belirlenmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, Tebliğname'ye aykırı olarak, hükmün BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.