Yargıtay · 10. Ceza Dairesi
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2019/1513 E. 2025/1901 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2019/1513
- Karar No
- 2025/1901
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/152 E., 2014/594 K. SUÇLAR : 1. Uyuşturucu madde ticareti yapma : 2. Parada sahtecilik HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: A. Sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan verilen hükmün incelenmesinde; Sanığın, 18.11.2014 tarihli celseye katıldığı ve mahkemenin sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 62. maddesinin uygulanmamasına ilişkin gerekçesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların aşağıda belirtilenler dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak; 1. İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünce suça konu uyuşturucu maddeden alınan şahit numunenin müsaderesine karar verilmemesi, 2. 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin uygulanması açısından, 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararı ile 7242 sayılı Kanun kapsamında yapılan değişiklikler göz önüne alınarak, sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu durumun yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; 1. Müsadere ile ilgili bölümünde yer alan, "...uyuşturucuların" ibaresinden sonra gelmek üzere, "ve İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünce suça konu uyuşturucu maddeden alınan şahit numunenin " ibaresinin eklenmesi, 2. 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarının uygulanmasına ilişkin kısmın hüküm fıkrasından çıkarılarak, yerine “Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli iptal kararı ve 7242 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikler sonrası oluşan duruma göre, sanık hakkında TCK'nın 53. maddesinin 1 ve 2. fıkraları ile 3. fıkrasının birinci cümlesinin uygulanmasına,” ibarelerinin yazılması, Suretiyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, B. Sanık hakkında parada sahtecilik suçundan verilen hükmün incelenmesinde; Sanığın, 18.11.2014 tarihli celseye katıldığı ve mahkemenin sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 62. maddesinin uygulanmamasına ilişkin gerekçesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla tebliğnamedeki bu hususa ilişkin bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir. 1. Tüm dosya kapsamına göre, suç tarihinde sanığın üzerinde ele geçirilen sahte parayı tedavüle soktuğuna ilişkin delil bulunmaması nedeniyle sabit olan eyleminin 5237 sayılı TCK'nın 197. maddesinin 2. fıkrasında düzenlenen "sahte parayı bilerek kabul etme" suçunu oluşturduğu gözetilmeden, aynı maddenin 1. fıkrasında düzenlenen "parada sahtecilik" suçundan cezalandırılması suretiyle fazla ceza tayini, 2. 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin uygulanması açısından, 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararı ile 7242 sayılı Kanun kapsamında yapılan değişiklikler göz önüne alınarak, sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, tebliğnameye uygun olarak hükmün BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.02.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.