Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2024/3816 E. 2025/3942 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/3816
Karar No
2025/3942
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/685 E., 2024/94 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 13. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/164 E., 2022/492 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle, kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı dava dilekçesinde özetle; dava konusu 80 45... parsel sayılı taşınmazı 15.06.2016 tarihinde 5.100.000,00 TL bedelle ... Hizmetleri Basın Yayın Mobilya Gıda İç ve Dış Ticaret A.Ş.'den satın aldığını, 2.600.000,00 TL'sini bloke çek ve banka havalesi yoluyla, bakiye 1.500.000,00 TL'sini de ...hesabından çekmek suretiyle elden ödediğini, ayrıca 1.000.000,00 TL elden verdiğini, taşınmazı satın aldığı ....Eğitim Kurumlarının .... ile bağlantısı olduğunu satın aldığı tarihte bilmediğini, kendisinin terör örgütü ile bağlantısının olmadığını, taşınmazına Hazine tarafından el konulduğunun bildirildiğini ileri sürerek dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile adına tesciline, mümkün olmadığı takdirde kamulaştırmasız el atma nedeni ile zararının tazminine karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP Davalı cevap dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımı, hak düşürücü süre ve kesin hüküm nedeniyle reddi gerektiğini, yine 675 sayılı KHK'nın 12/3. maddesi gereğince davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın, davacının Maliye Hazinesi aleyhine açmış olduğu yolsuz tescile (haksız el koymaya) dayalı tapu iptali - tescil davasından ibaret olduğu, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı tarafından idare mahkemesine açılan dava sonucu İzmir 5. İdare Mahkemesinin 2018/1154 Esas, 2019/858 Karar sayılı kararıyla 675 sayılı KHK'nın 12/3. maddesi uyarınca davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği, karar aleyhine ... tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. İdare Dava Dairesi Başkanlığının 2019/2415 Esas, 2020/55 Karar sayılı kararıyla "istinaf başvurularının reddine" karar verildiği, istinaf kararına karşı temyiz yoluna başvurulması üzerine Danıştay 5. Dairesinin 2020/3773 Esas, 2021/2409 Karar sayılı kararıyla; anılan kararın 2577 sayılı Kanun'un 46. maddesinde sayılan temyiz edilebilecek kararlar arasında yer almadığı, kararın istinaf incelemesinden geçerek kesinleştiği gerekçeleriyle temyiz istemlerinin incelenmeksizin reddine kesin olarak karar verildiği, ... ili, ... ilçesi, ... Mah. 80 45... parsel sayılı taşınmazın ...Eğitim Hizmetleri Basın Yayın Mobilya Gıda İç ve Dış Ticaret A.Ş. adına kayıtlı olduğu, 15.06.2016 tarihinde ....... Şirketi tarafından davacıya 2.600.000,00 TL bedelle devredildiği, davaya konu taşınmazın satıcısı olan ...Eğitim Hizmetleri A.Ş.'nin 677 sayılı KHK ile kapatılan eğitim kurumlarından olduğu; dava konusu taşınmazın davacı tarafından 15.06.2016 tarihinde devralındığının anlaşıldığı gerekçesiyle 667 sayılı KHK'nın 16/3. maddesi gereğince davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre; İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesi ile; dava dilekçesindeki ve aşamalardaki iddialarını yineleyerek, 675 sayılı KHK'nın 20.07.2016 tarihli olup müvekkilinin satın aldığı tarihten sonraki durumu kapsadığını, iyi niyetle terör örgütünün bilinmediği bir dönemde ve taşınmazın gerçek değerini ödemek suretiyle satın alan müvekkilinin iyi niyetinin korunması gerektiğini, davacı müvekkilinin ... Madencilik Dış Tic. San. A.Ş. ünvanı ile madencilik ve inşaat sektöründe çalışan ve yatırımları olan iş insanı olup izin ve evrak anlamında Devlet daireleri ile iş yaptığını, müvekkilinin mülkiyet hakkının Anayasa ve AİHS kapsamında korunması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, yolsuz tescil hukuki nedenine dayalı tapu iptali - tescil istemine ilişkindir.

Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; 80 45... parsel sayılı taşınmaz ...Eğitim Hizmetleri Basın Yayın Mobilya Gıda İç ve Dış Tic. A.Ş. adına kayıtlı iken adı geçen Şirketi temsilen ... .... tarafından 15.06.2016 tarihli satış işlemi ile 2.600.000.00 TL bedelle davacı ...'ye devredildiği, daha sonra 11.11.2016 tarihli OHAL kapsamında devir işlemi yolu ile taşınmazın davalı ... adına kayıtlı hale geldiği, İzmir 5. İdare Mahkemesinin 2018/1154 Esas, 2019/858 Karar sayılı dosyasında davacı ...'nin dava konusu taşınmazın Hazine adına tesciline ilişkin işleme karşı yapılan itirazın reddine ilişkin işlemin iptali istemi ile İzmir Valiliğine karşı dava açtığı, yapılan yargılama sonucu 675 sayılı KHK'nın 12/3. maddesi uyarınca davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği, söz konusu kararın derecattan geçmek suretiyle kesinleştiği anlaşılmaktadır.

Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeple; Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı 187,80 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

24.09.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2024/3816, K. 2025/3942, T. 24.09.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-hukuk-dairesi-2024-3816-e-2025-3942-k-10e65ca9f5fe