Yargıtay · 1. Ceza Dairesi
Yargıtay 1. Ceza Dairesi 2011/4080 E. 2011/3961 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2011/4080
- Karar No
- 2011/3961
- Karar Tarihi
...'ı kasten öldürmeye teşebbüsten, ...'ı kasten yaralamaktan, genel güvenliği tehlikeye sokmaktan ve izinsiz silah taşımaktan sanık ..., ... ile ...'u kasten yaralamaktan sanıklar ..., ..., ... ile ..., ... ile ...'u kasten yaralamaktan sanık ...'ın yapılan yargılanmaları sonunda: hükümlülüklerine ilişkin (NİĞDE) Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 15/12/2010 gün ve 303/303 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanıklar müdafiileri ile müdahil vekili taraflarından istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi. TÜRK MİLLETİ ADINA 1.a)Sanıklar ..., ...., ....., ve.......,'ın, mağdurlar ... ve .....,'yi yaralama suçu yönünden; Sanıklara verilen doğrudan para cezasına ilişkin mahkumiyet kararları, CMUK.nun 305/1 maddesi gereğince kesin nitelikte olup temyizi mümkün olmadığından, sanıklar müdafiinin bu suçun vasfına yönelik olmayan temyiz talebinin CMUK.nun 317 maddesi uyarınca, b)Tayin edilen ceza miktarına göre yasal koşullar oluşmadığından, sanık ... müdafii ile sanıklar ...ve ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin CMUK.nun 318 madde gereğince, c)Sanıklar ..., ...müdafiinin yasal süresi içerisinde verdiği 16/12/2010 tarihli temyiz dilekçesinde hükümleri sanık sıfatıyla temyiz ettiği halde, yasal süresinden sonra verdiği gerekçeli temyiz dilekçesinde katılan sanık sıfatıyla temyiz başvurusunda bulunduğu anlaşılmakla; yasal süreden sonraki katılan sıfatıyla yaptığı temyiz başvurusunun CMUK 317 madde uyarınca, Reddine karar verilmiştir. 2)Sanık ... hakkındak mağdur ...'yi yaralama suçundan açılan dava nedeniyle zamanaşımı süresi içerisinde karar verilmesi mümkün görülmüştür. 3.a)Sanık ...'ın, mağdur ...'ı kasten öldürmeye teşebbüs suçu yönünden; Oluşa ve dosya içeriğine göre; sanığın, olay tarihinde tabancayla mağduru kolon mezosunda harabiyete ve arterial kanamaya, 30 cm ince barsak rezeksiyonuna neden olacak, hayati tehlike geçirecek şekilde yaraladığı olayda, zararın ağırlığı dikkate alınarak 5237 sayılı Yasanın 9 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası öngören 35. maddesinin uygulanması sırasında alt ve üst sınırlar arasında makul bir ceza yerine cezanın 10 yıl olarak belirlenmesi suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından, b)Sanık ...'ın, mağdur ...'ı silahla yaralama suçu yönünden; 5237 sayılı TCK.nun 53 maddesi uygulamasının, infaz aşamasında resen dikkate alınması mümkün görüldüğünden, Bozma nedeni yapılmamıştır. 4-Sanık ...'ın mağdur ...'ı kasten öldürmeye teşebbüs, mağdur ...'ı kemik kırığı oluşturacak şekilde yaralama, hakaret, genel güvenliği kasten tehlikeye sokma, 6136 sayılı Yasaya aykırılık, sanık ...'ın mağdurlar ... ve ...'ı silahla yaralama suçları yönünden yapılan incelemede; Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanıkların suçlarının sübutu kabul, oluşa ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde suçların nitelikleri tayin, takdire ve sanık ... yönünden tahrike ilişen cezayı azaltıcı sebeplerinin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle değerlendirilip reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde eleştiri, düzeltme ve bozma nedenleri dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, katılan-sanık ... müdafiileri ve katılan ... vekilinin sanık ... yönünden yetersiz gerekçeye, eksik incelemeye, sübuta, suç niteliğine, haksız tahrik nedeniyle indirim yapılması gerektiğine, TCK.nun 50 ve 51 maddeleriyle CMK.nun 231 maddesinin uygulanması gerektiğine, katılanlar yönünden TCK.nun 29 ve 62 maddelerinin uygulanmaması gerektiğine yönelen, sanık ... müdafiinin yetersiz gerekçeye, eksik incelemeye, sübuta, meşru savunmaya, TCK.nun 27/2 maddesinin uygulanması gerektiğine, suç niteliğine ilişen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, A)Sanık ...'ın hakaret suçu yönünden, hakkında katılma kararı bulunmayan ... lehine vekalet ücretine karar verilmesi yasaya aykırı ise de, bu husus yeniden yargılama yapmayı gerektirmediğinden, CMUK.nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak hüküm fıkrasında katılan sanıklar..., ..., ...ve ...lehine tayin edilen vekalet ücretine ilişkin kısımdan "İsmail" ibaresinin çıkartılmasına karar verilmek suretiyle düzeltilen hüküm ile sanık ...'ın mağdur ...'ı kasten öldürmeye teşebbüs, mağdur ...'ı kemik kırığı oluşturacak şekilde yaralama, genel güvenliği kasten tehlikeye sokma, 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçlarından mahkumiyetine dair kurulan hükümlerin tebliğnamedeki düşünce gibi ONANMASINA, B)Sanık ...'ın, mağdur ... ve ...'ı silahla yaralama suçları yönünden; a)Dosya kapsamına göre, suçta kullanılan silahın zati demirbaş tabanca olarak 142437 sicil sayılı polis memuru sanık ... tarafından bedeli ödenerek alındığının anlaşılması karşısında, sanığa verilen cezalarda 5237 sayılı TCK.nun 266 maddesinin uygulanması suretiyle fazla ceza tayini, b)Mağdur ...'ı yaralama suçu yönünden; sanık hakkında 5237 sayılı TCK.nun 51 maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması, c)kabule göre de; Sanığın suçta kullandığı tabancayı görevi gereği elinde bulundurduğunun kabul edilmesi karşısında, tabancanın ilgili idareye teslimi yerine yazlı şekilde müsaderesine karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafii ile katılanlar ... ve ... vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden, hükümlerin CMUK 321 madde gereğince kısmen tebliğnamedeki düşünce gibi BOZULMASINA, hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçen süre gözönüne alındığında sanık ... ve müdafiinin tahliye talebinin reddine, 20/06/2011 gününde oybirliği ile karar verildi.