İlk Derece Mahkemesi · İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi

İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/1323 E. 2020/53 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2017/1323
Karar No
2020/53
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2017/1323 KARAR NO : 2020/53 DAVA : Menfi Tespit (Ticari Niteliktekinde Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) DAVA TARİHİ : 27/11/2017 KARAR TARİHİ : 28/01/2020 Mahkememizde görülmekte bulunan Menfi Tespit (Ticari Niteliktekinde Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, İDDİA: Davacı vekili mahkememize verdiği 27/11/2017 tevzi tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından keşide edildiği iddiası ile icra takibine konu edilmiş borçlusu ... alacaklısı ..., kefili ... olan 16/06/2016 tanzim tarihli 28/07/2016 ödeme tarihli 4.084-TL bedelli senet, borçlusu ..., alacaklısı ..., kefili ... olan 10/02/2015 tanzim tarihli 20/06/2015 ödeme tarihli 5.873-TL bedelli senet, borçlusu ..., alacaklısı ..., kefili ... olan 10/02/2015 tanzim tarihli 20/06/2015 ödeme tarihli 7.239-TL bedelli senet, borçlusu ..., alacaklısı ..., kefili ... olan 10/02/2015 tanzim tarihli 20/06/2015 ödeme tarihli 5.287-TL bedelli senet, borçlusu ..., alacaklısı ..., kefili ... olan 10/02/2015 tanzim tarihli 20/06/2015 ödeme tarihli 8.761-TL bedelli senetlerdeki imzaların müvekkiline ait olmadığını, iş bu senetlerden dolayı müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine ve müvekkili aleyhine açılan icra takiplerinin iptaline, % 20 den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; İzmir ...İcra Hukuk Mahkemesinin ... E. Sayılı dosyasından alınan raporda senetlerdeki imzanın davacıya ait olduğunun tespit edildiğini, senetlerin nakden tanzim edildiğini, tanık gösterilmesinin yerinde olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. DELİLLER : Davacı vekili dava dilekçesinde; İzmir ...İcra müdürlüğünün ... E sayılı dosyası, İzmir ...İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyası, İzmir ...İcra Hukuk Mahkemesinin ... E sayılı dosyası, müvekkilinin resmi kurum ve kuruluşlardan toplanacak imza örnekleri, bilirkişi incelemesi ve sair hususları delil olarak bildirmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; İzmir .... İcra Müdürlüğünün ... ve ... icra dosyaları, İzmir .... İcra Hukuk Mahkemesinin ... E sayılı dosyası, bilirkişi ve adli tıp raporu, tanık, Yargıtay kararları ve sair hususları delil olarak bildirmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE : Delillerin toplanmasından sonra mahkememizin 25/04/2019 tarihli oturumunda dava konusu senetler üzerinde adli tıp bilirkişi incelemesine karar verilmiş, Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi 30/12/2019 tarihli raporunda inceleme konusu senetlerde sorulan hususta İzmir ... İcra Hukuk Mahkemesinin 28/06/2017 tarih ve ... E sayılı yazısı doğrultusunda dosya kapsamında mevcut 16/10/2017 tarihli .../.../... sayılı raporu ile sonuç verilmiş olup eklenecek başka bir husus bulunmadığı bildirilmiştir. Davacı vekili 17/01/2020 tarihli dilekçesi ile adli tıp imza incelemesi raporuna itirazlarını bildirmiş olup sonuç olarak; raporu kabul etmediklerini, itirazları doğrultusunda kurumca yeniden inceleme yapılmasını talep etmiştir. Davalı taraf rapora beyan vermemiştir. Dosya kapsamı itibariyle adlı tıp kurumundan verilen rapor ve aynı kurumun İzmir ... İcra Hukuk Mahkemesinin ... E sayılı dosyası için rapor yerinde olduğundan yeniden inceleme yapılmasına gerek görülmemiştir. Toplanan deliller, bütün dosya kapsamı ve alınan bilirkişi raporuna göre; davacı vekili dava konusu yapılan senetlerdeki imzaların müvekkiline ait olmadığından bahisle takibe konulan senetler sebebiyle borçlu olmadığının tespitini talep ettiği, alınan adli tıp kurumu raporuna göre dava konusu senetlerdeki imzaların davacının eli ürünü olduğu, bu sebeple senetlerden sorumlu olduğu, davacı vekili müvekkili ile davacı arasındaki ticari defter ve kayıtları incelenmesini talep etmiş ise de; dava konusu edilen borçlusu ..., alacaklısı ..., kefili ... olan 10/02/2015 tanzim tarihli 20/06/2015 ödeme tarihli 5.873-TL bedelli senet, borçlusu ..., alacaklısı ..., kefili ... olan 10/02/2015 tanzim tarihli 20/06/2015 ödeme tarihli 7.239-TL bedelli senet, borçlusu ..., alacaklısı ..., kefili ... olan 10/02/2015 tanzim tarihli 20/06/2015 ödeme tarihli 5.287-TL bedelli senet, borçlusu ..., alacaklısı ..., kefili ... olan 10/02/2015 tanzim tarihli 20/06/2015 ödeme tarihli 8.761-TL bedelli senetlerde davacının avalist olarak yer aldığı, aval sıfatıyla senetlerden sorumluluğunu doğduğu, 6102 sayılı yasanın 702/2 maddesine göre de aval veren kişinin teminat altına aldığı borç şekle ait noksandan başka bir sebepten dolayı batıl olsa da aval verenin taahhüdünün geçerli olduğunun öngörüldüğünü, madde kapsamı itibariyle defter incelemesine gerek kalmadığı, borçlusu ... alacaklısı ..., kefili ... olan 16/06/2016 tanzim tarihli 28/07/2016 ödeme tarihli 4.084-TL bedelli senet yönünden de senette nakden kaydının bulunduğu ve kayıt itibariyle davacının nakit para almış olduğunun belirlendiği, aksinin aynı kuvvette belge ile ispatının gerektiği, senet kapsamındaki borç ilişkisinin tarafların ticari defter ve kayıtlarına kayıtlı olup olmamasının senedin geçerliliğini etkilemeyeceği ve bu senet için senedin ne amaçla düzenlendiğine dair bağlayıcı bir sözleşme ve düzenleme de bulunmadığından senedin illetten mücerret olarak düzenlendiği ve aksinin ispatının defter kayıtları ile söz konusu olamayacağından defter incelemesine gerek görülmemiş, senetler sebebiyle davacının sorumluluğu mevcut olduğundan subut bulmayan davanın reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçeye göre; 1-Subut bulmayan davanın reddine, 2-Alınması lazım gelen 54,40-TL harcın peşin alınan 533,57-TL'den mahsubu ile fazla yatan 479,17-TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre red edilen kısım üzerinden hesaplanan 4.686,60-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 5-HMK 333 md gereğince davacı tarafça peşin yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, Dair davacı vekili ile davalı vekilinin yüzlerine karşı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 28/01/2020 Katip ... e-imzalı Hakim ... e-imzalı

Atıf: İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/1323, K. 2020/53, T. 28.01.2020, www.arakarar.com/karar/izmir-5-asliye-ticaret-mahkemesi-2017-1323-e-2020-53-k-e6c60e8c08a1