İlk Derece Mahkemesi · İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/51 E. 2024/358 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/51
- Karar No
- 2024/358
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/51 Esas KARAR NO : 2024/358 DAVA : Alacak (Ticari Nitelikteki Taşınır Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 19/01/2024 KARAR TARİHİ : 16/05/2024 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Taşınır Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İSTEMİNİN ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin, .../İzmir adresinde araç kiralama işi yapmakta olup ... plaka numaralı araç ile ... plaka numaralı aracı 02.06.2022 başlangıç 02.06.2025 bitiş tarihli kira sözleşmeleri ile davalı şirkete kiraya verdiğini, kira sözleşmelerinin 1. Maddesinde araçların teslim edildikleri tarihten itibaren 36 ay boyunca kesintisiz olarak ve değiştirilmeden kirada tutulacağı; kiracının araçları erken iade etmesi durumunda 36 aylık sürenin sonuna kadar olan kira bedellerini iade ettiği tarihteki kira bedeli baz alınarak nakden ve defaten ödeyeceğinin kararlaştırıldığını, sözleşme konusu araçların, 13.04.2023 tarihinde kira süresi dolmadan 25 ay erken iade edildiğini, İade edildiği sırada ... plakalı araçta arka sol stop lambası, arka sol iç stop lambasının, arka sağ iç stop lambasının ve ön tamponun; ... plakalı araçta ön tamponun ve sol ön farın hasarlandığının tespit edildiğini, hasarların toplam 29.500 TL bedelle giderildiğini, araçların iade edildiği tarih itibariyle aylık kira bedeli, araç başına 18.097,54 TL + KDV olup araçların 25 ay erken iade edilmiş olduğundan oluşan 1.067.754,86 TL ile araçlarda tespit edilen hasarları giderme bedeli olan 29.500 TL davalı şirketten şifahi olarak talep edilmiş ise de müvekkilin şifahi taleplerinin sonuçsuz kaldığını, arabuluculuk sürecinin de olumsuz neticelendiğini beyanla davanın kabulü ile davaya konu araçların erken iade bedeli ile araçlarda meydana gelen hasarlara karşılık olmak ve fazla ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 100.000TL'nin 13.04.2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı şirketten tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DAVALININ SAVUNMASININ ÖZETİ: Dava dilekçesi ve ekleri davalı tarafa usulüne uygun davetiye ile tebliğ edilmiş ancak davalının dilekçeler aşamasında davaya cevap vermediği anlaşılmıştır. DELİLLER: 1-02.06.2022 başlangıç-02.06.2025 bitiş tarihli araç kiralama sözleşmeleri 2-13.04.2013 tarihli araç iade tutanakları 3-Ticaret Sicil Müdürlüğü kayıtları Davacının ve davalı şirketin ticaret sicil kayıtları İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğünden celp edilerek dosyamız arasına alınmıştır. 4-Vergi Dairesi kayıtları Davacı ...'ın hangi usulde defter tutmakla yükümlü olduğu ve yıllık gayri safi geliri hususlarında İzmir Vergi Dairesine yazılan müzekkereye verilen 16.04.2024 tarihli cevabi yazı ile davacının bilanço esasına göre defter tutmakla yükümlü olduğu ve 2023 yılı gayri safi gelirinin 1.887.138,38-TL olduğu bildirilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; araç kiralama sözleşmesine dayalı erken iadeden kaynaklı kira bedeli ile araçlarda meydana gelen hasara ilişkin alacak davasıdır. Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Mahkeme duruşma yapmadan, yani taraflara tebligat yapıp onları dinlemeden dosya üzerinden de görevsizlik kararı verebilir. Taraflar da yargılama bitinceye kadar görev itirazında bulunabilirler. Görev itirazı yapılmış ise veya yapılmamış olsa bile re'sen mahkeme, ilk önce görevli olup olmadığını inceleyip, karara bağlamalıdır. 6100 sayılı HMK'nın 4. maddesinde sulh hukuk mahkemelerinin görevi düzenlendiği, anılı Kanun'daki düzenlemeye göre; Sulh hukuk mahkemeleri, dava konusunun değer veya tutarına bakılmaksızın; a) Kiralanan taşınmazların, 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davaları, b) Taşınır ve taşınmaz mal veya hakkın paylaştırılmasına ve ortaklığın giderilmesine ilişkin davaları, c) Taşınır ve taşınmaz mallarda, sadece zilyetliğin korunmasına yönelik olan davaları, ç) Bu Kanun ile diğer kanunların, sulh hukuk mahkemesi veya sulh hukuk hâkimini görevlendirdiği davaları, görürler. Somut olayda davacı tarafça davalı ile arasında plakası belirtilen araçlara yönelik kiralamadan kaynaklı ilişki sebebi ile sözleşmenin süresinden önce sonlandırılması sebebiyle erken iade bedelinin ödenmesi ve kira süresince araçlarda meydana gelen hasarların tazmini istemiyle iş bu davanın açıldığı, taraflar arasında kiralama sözleşmesine dayalı ilişkinin bulunduğu hususu ihtilafsız olmakla birlikte bu ilişkiden kaynaklı alacağının bulunup bulunmadığının kira ilişkisi çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği, her iki tarafın tacir olmasının ilişkinin bu kapsamda değerlendirilmesine yönelik incelemeyi değiştirmeyeceği dolayısıyla her iki taraf tacir olsa bile TTK'nın ilgili hükümlerine göre değil Yargıtay .... HD'nin ... E. ve ... K. Sayılı ilamında ve ayrıca Yargıtay ... HD'nin ... E.... K. Sayılı ilamında da belirtildiği üzere bahse konu kiralama ilişkisinden kaynaklı uyuşmazlıkların 6100 sayılı HMK'nın 4. maddesinin a bendi göz önüne alınarak Sulh Hukuk Mahkemeleri tarafından görülüp sonuçlanması gerektiği, temel ilişkinin kira ilişkisi olması sebebiyle görevli mahkemenin 6100 sayılı HMK'nın 4/1-a maddesi gereğince Sulh Hukuk Mahkemesi olacağı kanaatine varılmış, açılan davanın görevsizlik nedeni ile HMK'nun 114/1-c ve 115/2 maddeleri uyarınca usulden reddine ve karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın görevli ve yetkili İzmir Nöbetçi Sulh Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın görev yönünden USULDEN REDDİNE, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, görevli mahkemenin İZMİR SULH HUKUK MAHKEMESİ olduğunun tespitine, 2-6100 sayılı HMK nun 20. maddesi uyarınca karar kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşirse kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize başvurularak dava dosyasının görevli Mahkemeye gönderilmesinin talep edilmesi halinde DOSYANIN GÖREVLİ İZMİR SULH HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, 3-6100 Sayılı HMK nun 331/2 maddesi uyarınca yargılama giderlerinin görevli Mahkemece gözetilmesine, 4- Dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesinin belirtilen süre içerisinde talep edilmemesi halinde HMK nın 20. Maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda HMK'nın 345. maddesi uyarınca gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesince incelenmek üzere istinaf yolu açık olarak verilen karar açıkça okundu, ana çizgileriyle anlatıldı. 16/05/2024 Katip ... e-imzalı Hakim ... e-imzalı