İlk Derece Mahkemesi · İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/761 E. 2020/760 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2018/761
- Karar No
- 2020/760
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2018/761 Esas KARAR NO : 2020/760 DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 28/06/2018 KARAR TARİHİ : 29/12/2020 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili mahkememize vermiş olduğu dava dilekçesiyle; Müvekkili şirket ile davalı şirket arasında 09.10.2015 tarihli 2 yıllık Özel Güvenlik Personel Hizmet Alım Sözleşmesinin imzalandığını, müvekkili şirketin davalı firmada alt yüklenici olarak hizmet verirken dava dışı işçi... 3600 prim ödeme günü ve 15 yıllık çalışma süresini doldurması nedeniyle emekli olmaya hak kazandığı ve SGK'dan aldığı resmi yazı ile başvuruda bulunduğu, emeklilik nedeniyle hizmet akdinin sonlandırıldığı, dava dışı işçinin yasal olarak hak kazandığı kıdem tazminatı için İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığı, icra takibine konu borcun 06.02.2017, 10.02.2017 tarihlerinde 2 parça olarak toplamda 12.000,00 TL olarak dava dışı işçiye ödendiği, 4857 Sayılı İş Kanunu'nun 2.maddesi uyarınca davalının asıl işveren, davacının ise alt işveren konumunda olduğu, bu nedenle her ikisinin ilgili madde hükmü gereğince dava dışı işçiye karşı müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları, bu nedenle davacı şirket tarafından dava dışı işçiye ödenen 12.000,00 TL'nin yarısına tekabül eden 6.000,00 TL'nin davalıdan rücuen tahsili için davalı hakkında İzmir... İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı dosyası ile davalı hakkında başlatılan icra takibine vaki davalının itirazının iptaliyle, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP : Davalı vekili sunmuş olduğu cevap dilekçesiyle ; taraflar arasında imzalanan sözleşme gereğince güvenlik hizmetinin yerine getirilmesi süresince davalı şirketin yüklenicilerin kendi kadrosunu kurmasına ve en önemlisi bu kapsamda sözleşmeden doğan yükümlülüklerini yerine getirmesi sırasında çalışma şekil ve yöntemlerine kesinlikle müdahale etmediği, tüm bu süreçte ihaleden doğan ücret ödeme yükümlülüğünü davalı şirketin eksiksiz ve tam olarak yerine getirdiği ve ihale döneminin sona ermesine müteakıp davacı ile aralarındaki ticari ilişkiyi sona erdirdiği, bu nedenle davacının kendi işçileriyle arasındaki hukuki ilişkinin davalıyı ilgilendirmediği, taraflar arasında imzalanan hizmet alım sözleşmesinde çalıştırılan personelin tüm hak ve alacaklarından yüklenici davalı şirketin sorumlu olacağının kararlaştırıldığı, bu nedenle davacının davalıdan dava dışı kendi işçisine ödemiş olduğu kıdem tazminatından dolayı talepte bulunamayacağından bahisle açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: 1-Takip ve davaya konu İzmir ... İcra Müdürlüğüne müzekkere yazılarak ... Esas sayılı icra dosya takip dosyası getirtilmiş olup, dosyanın incelenmesinden davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhinde 21.12.2017 tarihinde 6.000,00 TL 'lik kıdem tazminatından kaynaklı asıl alacak, 470,47 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 6.470,47 TL üzerinden ilamsız icra takibinin başlatıldığı, davalı borçlunun süresi içerisinde icra takip dosyasına sunmuş olduğu itiraz dilekçesi kapsamında takibin durduğu anlaşılmıştır. 2-Mahkememizce yapılan yargılama sırasında dava dışı işçi ile ilgili olarak SGK kayıtları getirtilerek dosyamız arasına eklenilmiştir. 3-Mahkememizce yapılan yargılama sırasında tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilebilmesi açısından bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olup, bilirkişi... tarafından düzenlenen kök raporda sonuç olarak ; Taraflar arasında imzalanan Hizmet Alım Sözleşmesi ve Teknik Şartname hükümlerinde işçilik alacaklarından yüklenicinin sorumlu olacağı belirlenmiş olduğundan davacının davalıdan talepte bulunamayacağı sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Yine aynı bilirkişiden davacı vekilinin itirazlarının değerlendirilmesi açısından ek rapor alınmış olup, düzenlenen ek raporda da kök rapordaki görüşün aynen muhafaza edildiği bildirilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE KABUL : Dava ; İİK 67.maddesi gereğince açılmış olan itirazın iptali davası olup, davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmış olduğu anlaşılmıştır. Davacı vekili taraflar arasındaki sözleşme kapsamında davacının davalıya alt yüklenici olarak hizmet verirken dava dışı işçinin emeklilik nedeniyle hizmet akdinin sona ermiş olması nedeniyle dava dışı işçinin hak kazandığı kıdem tazminatının davacıdan tahsili için davacı hakkında başlattığı icra takibi nedeniyle dava dışı işçiye ödenen toplam 12.000,00 TL'nin 4857 Sayılı Yasa'nın 2.maddesi gereğince her iki tarafın asıl işverenle alt işveren olarak müştereken ve müteselsilen sorumlu olması nedeniyle dava dışı işçiye ödenen tutarın yarısına tekabül eden 6.000,00 TL'nin davalıdan rücuen tahsili için davalı hakkında başlatılan icra takibine vaki davalının itirazının iptaliyle, icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili sunmuş olduğu cevap dilekçesinde taraflar arasında imzalanan sözleşme içeriğinde alt yüklenicini tarafından çalıştırılan personelin tüm yasal hak ve alacaklarından yüklenici davacı şirketin sorumlu olacağının kararlaştırılmış olması nedeniyle davacı tarafça dava dışı işçiye ödenen kıdem tazminatı nedeniyle davalıdan talepte bulunamayacağından açılan davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir. Taraflar arasındaki ihtilaf taraflar arasında imzalanan sözleşme eki ve şartnameler gereğince alt yüklenici olarak sözleşmeyi imzalayan davacının dava dışı işçiye ödemiş olduğu kıdem tazminatını nedeniyle davalıya rücu edip edemeyeceği, takip tarihi itibariyle takibe konu tutar kadar davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Mahkememizce yapılan yargılama sırasında tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilebilmesi açısından dosya kapsamı belgeler üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olup, bilirkişi tarafından düzenlenen kök ve ek raporda; taraflar arasında Hizmet Alım Sözleşmesinin imzalandığı, iş bu sözleşmenin hükümlerinin incelenmesinden işin süresinin 2 yıllık toplam 340 personelli Hizmet Alım İşi olduğunun kararlaştırıldığı, taraflar arasındaki sözleşmenin 22.1.maddesinde ise, yüklenicinin sözleşme konusu işle ilgili çalıştıracağı personele ilişkin sorumlulukların ilgili mevzuatın bu konuyu düzenleyen emredici hükümleri ve Genel Şartname'nin 6.bölümünde belirlenmiş olup, yüklenicinin bunlara aynen uymakla yükümlü olduğu, yine "Yüklenicinin Tazmin Sorumluluğu" başlığını taşıyan 31.1.maddesinde ise yüklenicinin taahhüdün sözleşme ve şartname hükümlerine uygun olarak yerine getirilmemesi ve benzeri nedenlerle ortaya çıkan zarar ve ziyandan doğrudan sorumlu olacağının kararlaştırıldığı, taraflar arasındaki sözleşmenin eki Teknik Şartname incelendiğinde ise "VII. Yüklenicinin Sorumluluğu" başlıklı bölümün 9.maddesinde yüklenicinin iş ve sosyal güvenlik ve diğer ilgili mevzuat uyarınca istihdam edilen hizmet personelinin işvereni olarak kabul edileceği ve mevzuattan doğan bütün borç ve yükümlülüklerle istihdam edilen tüm personelin özlük ve her türlü haklarıyla ilgili kanun ve bunlara ilişkin tüzük, yönetmelik ve tebliğlerle belirlenmiş yükümlülüklerin yüklenici tarafından yerine getirileceği hükmünün yer aldığı, taraflar arasındaki sözleşme ve eki Teknik Şartname'de yer alan bu hükümler gereğince dava dışı işçiye ödenen kıdem ve ihbar tazminatından ve diğer işçilik alacaklarından dolayı yüklenicinin sorumlu olduğu , Yargıtay 23.Hukuk Dairesi'nin rapor içeriğinde belirtilen emsal kararlarına göre de sözleşme içeriğinde asıl işverenin alt işverenle birlikte sorumlu olacağına ilişkin açık bir hüküm yok ise işçilik alacaklarından yüklenicinin sorumlu olacağının kabul edilmekte olduğu, taraflar arasında imzalanan Teknik Şartnamede açıkça personelin işvereni olarak özlük ve her türlü haklar ile kanun ve bunlara ilişkin tüzük, yönetmelik ve tebliğlerle belirlenmiş yükümlülüklerin yükleniciye ait olacağının hüküm altına alındığı, bu nedenle davacı tarafın son işveren olarak işçinin tüm kıdem tazminatını ödemesi halinde kendi dönemi dışındaki sürelere ilişkin fazladan yaptığı ödemeyi davalıdan değil ancak diğer işverenlerden talep edebileceği, sonuç olarak taraflar arasında imzalanan Hizmet Alım Sözleşmesi ve Teknik Şartname hükümlerinde işçilik alacaklarından yüklenicinin sorumlu olacağı açıkça belirlenmiş olduğundan davacının asıl işveren davalıdan alacağı herhangi bir meblağ olmadığı sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Mahkememizce yapılan yargılama, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı belgelerin birlikte değerlendirilmesi neticesinde her ne kadar 4857 Sayılı Yasa'nın 2/7.maddesi gereğince asıl işverenin alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumlu olacağı şeklinde yasal bir düzenleme mevcut ise de, mahkememizce yapılan yargılama sırasında alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere taraflar arasında imzalanan Hizmet Alım Sözleşmesi'nin "Yüklenicinin Sözleşme Konusu İşle İlgili Çalıştıracağı Personele İlişkin Sorumlulukları" başlıklı 22.1.maddesiyle yüklenicinin sözleşme konusu işle ilgili çalıştıracağı personele ilişkin sorumluluklarının ilgili mevzuatın bu konuyu düzenleyen emredici hükümleri ve Genel Şartnamenin 6.bölümünde belirlenmiş olup, yüklenicinin buna aynen uymakla yükümlü olduğunun kararlaştırıldığı, sözleşme eki Teknik Şartname'nin "Yüklenicinin Sorumluluğu" başlıklı VII.maddesinin 9.bendinde ise "yüklenicinin iş ve sosyal güvenlik ve diğer ilgili mevzuat uyarınca istihdam edilen hizmet personelinin işvereni olarak kabul edileceği ve mevzuattan doğan bütün borç ve yükümlülüklerle istihdam edilen tüm personelin özlük ve her türlü haklarıyla ilgili kanun ve bunlara ilişkin tüzük, yönetmelik ve tebliğlerle belirlenmiş yükümlülüklerin yüklenici tarafa ait olduğunun taraflarca kararlaştırılmış olması karşısında davacı yüklenicinin dava dışı işçisine ödemiş olduğu işçilik alacaklarından dolayı davalıya rücu edemeyeceği sonuç ve kanaatine varılmış olmakla, açılan davanın bu nedenle reddine karar verme gereği doğmuştur. HÜKÜM / Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere; Yerinde görülmeyen davanın REDDİNE, Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gerekli olan 54,40 TL maktu karar ve ilam harcının başlangıçta mahkememize yatırılan 78,15 TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 23,75 TL nispi karar ve ilam harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine, Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 4.080,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 29/12/2020 Katip ... E imza Hakim ... eimza