İlk Derece Mahkemesi · İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2015/567 E. 2018/512 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2015/567
Karar No
2018/512
Karar Tarihi

T.C.

İZMİR

1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2015/567

KARAR NO : 2018/512

DAVA : Tazminat

DAVA TARİHİ : 21/05/2015

MAHKEMEMİZ DOSYASI İLE BİRLEŞEN MAHKEMEMİZİN 2015/770 E.

2015/678 K. SAYILI DOSYASI YÖNÜNDEN:

DAVA : Alacak

DAVA TARİHİ : 13/07/2015

KARAR TARİHİ : 29/05/2018

Mahkememizde görülmekte olan tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekilinin mahkememize vermiş olduğu dava dilekçesini özetle ; müvekkilinin 2006 yılından beri, ... markasının Ege ve Akdeniz Bölgelerinin tek satıcılığı yapmakta ve basiretli bir tacir sıfatıyla ticaret hayatını distribütörlük sıfatıyla sürdürdüğünü, müvekkili ile davalılardan ... Şti ile arasında 13/12/2013 tarihinde bir gayrimenkul satış sözleşmesi imza ettiklerini, müvekkilinin satış sözleşmesindeki yükümlülüklerini eksiksiz olarak yerine getirdiğini ve davalıya toplam 3.250.000,00-TL bedel ödediğini ve davaya konu arsa ve fabrika binasının maliki olduğunu, 07/04/2014 tarihli inşaat işi için yapılan sözleşme gereğince müvekkilinin yine 3.365.833,00-TL ödeme yaptığını, müvekkili ile davalılar arasında akdedilen sözleşmeye aykırı davranıldığını beyan ederek, davanın kabulüne, 67.551,00-TL onarım işi için harcanan bedelin tahsiline, 5.000,00-TL maddi tazminat talebinin kabulüne, 5.000,00-TL manevi tazminat talebinin kabulüne, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı ... Şti vekilinin cevap dilekçesine özetle; müvekkili ile davacı arasında 13/12/2013 tarihli satış sözleşmesi ile ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, ... pafta, ... ada, ... numaralı parsel üzerindeki natamam fabrika binasının satıldığını, davacının talebine göre sözleşmedeki 4.5.ve 6.maddesini üstlendiklerini, toplam bedelin 3.250.000,00-TL olarak sözleşmede kabul edildiğini, müvekkilinin davacının sözleşme dışındaki talebi ile yaptığı işlerle ilgili olarak toplam 3.351.620,00-TL bedelli üç adet fatura kestiğini, müvekkili tarafından fabrika binasının üstlendiği tüm yükümlülüklerinin yerine getirildiğini, yapı kullanma izin belgesi alınarak davacıya teslim edildiğini, eksik olan işlerin üçüncü kişilere yaptırıldığını ve müvekkilinin hiçbir ilgisi ve sorumluluğunun bulunmadığını, tespit dosyasında yapılan işlerin müvekkilinin üstlendiği işler olmadığını beyan ederek, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davacı üzerine yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... Şti vekilinin cevap dilekçesine özetle; müvekkili şirketin taraf sıfatı bulunmadığının davanın husumet yönünden reddini gerektiğini, 07/04/2014 tarihli sözleşme ile müvekkili şirketin üstlendiği bir iş olmadığından, davacının uğradığını iddia ettiği zararın tamamını diğer davalı ile birlikte müvekkili şirketten de talep edilmesinin mümkün olmadığını, müvekkilinin iddia olunan zararlardan sorumluluğunun bulunmadığını beyan ederek, davanın husumet nedeniyle reddine, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davacı üzerine yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Birleşen Mahkememizin ... Esas ... Karar sayılı dosyasında davacı vekilinin mahkememize vermiş olduğu dava dilekçesini özetle ; müvekkilinin 2006 yılından beri, ... markasının Ege ve Akdeniz Bölgelerinin tek satıcılığı yapmakta ve basiretli bir tacir sıfatıyla ticaret hayatını distribütörlük sıfatıyla sürdürdüğünü, müvekkili ile davalı arasında 13/12/2013 tarihinde bir gayrimenkul satış sözleşmesi imza ettiklerini, müvekkilinin satış sözleşmesindeki yükümlülüklerini eksiksiz olarak yerine getirdiğini ve davalıya toplam 3.250,00-TL bedel ödediğini ve davaya konu arsa ve fabrika binasının maliki olduğunu, 07/04/2014 tarihli inşaat işi için yapılan sözleşme gereğince müvekkilinin yine 3.365.833,00-TL ödeme yaptığını, müvekkili ile davalılar arasında akdedilen sözleşmeye aykırı davranıldığını beyan ederek, davanın kabulüne, 15.000,00-TL aylık hükme bağlanan, 20.000,00-TL bedelli cezai şartın niteliğindeki temerrüt cezasının tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Birleşen dosyada davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle;. Davacı müvekkil şirket ile aralarında 13.12.2013 tarihinde Gayrimenkul Satış Sözleşmesi imzaladıklarını, imzalanan sözleşmenin 8- maddesinde satıcının tüm yükümlülüklerini 15.03.2014 tarihine kadar projelerine uygun olarak tamamlayarak eksiksiz bir şekilde alıcıya teslim etmeyi, bu tarihten sonra gecikilen her süre için aylık 15.000,00 TL. cezai şartı alıcıya ödemeyi kabul ve taahhüt ettiğini, yapı kullanma izin belgesinin 25.04.2014 tarihinde alınarak binanın A1 gün geç teslim edildiği iddiası ile 41 günlük cezai şart bedeli olan 20.000,00 TL.nın tahsilini talep ettiğini, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 179/11. maddesine göre ifaya eklenen cezai şartın (gecikme tazminatının) istenebilmek için itanın çekince bildirilerek kabul edilmesi gerektiğini, ifa çekincesiz olarak kabul edilmiş olmadıkça cezai şart (gecikme tazminatı) istenemeyeceğini, sözleşme konusu edimin 25.04.2014 tarihinde teslim edildiğini davacı kabul ettiğini, sözleşme konusu edim teslim edildiğinde davacı teslim sırasında cezai şart alacağı hakkını saklı tuttuğunu yazılı belge (senet) ite ispat etmesi gerektiğini, taşınmazın mülkiyetinin davacıya tapudan devredilmesi, tapu devrinden sonra bizzat davacı tarafından veya davacının talebi ile yükleniciler tarafından eski ruhsat ve projesine aykırı imalatlar yapılmış olması nedeniyle belediyeden proje tadilatı yapılarak yeni bir ruhsat alınması zorunluluğu olduğu, işbu sözleşme imzalanmadan müvekkilinin yüklenici olarak Belediyeden yeni ruhsat almak ve Yapı Kullanma İzin Belgesi alması mümkün olmadığı, yeni bir ruhsat alınabilmesi için müvekkil şirket ile davacı arasında imzalanan sözleşmeye istinaden Gaziemir Belediye'sinden 11,04.2014 tarihine yeni inşaat ruhsatı alınmış, inşaat ruhsatının düzenlenmesinden sonra yapı kullanma İzin belgesi alınması için başvuru yapılmış ve 25.04.2014 orıay tarihli Yapı Kullanma İzin Belgesi alındığı, ruhsat ve Yapı Kullanma İzin Belgesi alınabilmesi için düzenlenen sözleşme tarihi dikkate alındığında müvekkilimin gecikmeden kusuru olmadığı haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddîne, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davacı taraftan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Uyuşmazlık tespiti ; davacı ile davalı ... Ltd. Şti arasında 07/04/2014 tarihinde imzalanan sözleşme uyarınca davalı tarafın edimlerini tam yerine getirip getirmediği, yerine getirmemiş ise davacının zararının oluşup oluşmadığı, var ise miktarının ne kadar olduğu , bu sözleşmeden dolayı diğer davalılar ... Şti ve yetkilisi ...'a da sorumluluk düşüp düşmeyeceği, birleşen dosya yönünden ise davacı ile davalı ... Ltd. Şti arasında 13/12/2013 tarihinde imzalanan sözleşmeden dolayı teslimin davalının kusurundan kaynaklı olarak geç yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise sözleşmeden kaynaklanan cezai şartın davalıdan istenip istenmeyeceği noktalarında toplanmaktadır.

Dava, ayıbın giderilme bedeli, işin ayıplı yapılmasından doğan maddi zarar ve manevi tazminatın tahsili ile sözleşmede kararlaştırılan cezai şart istemlerine ilişkindir.

Mahkememiz 19.01.2017 tarihinde İnşaat Mühendisi Bilirkişi ile birlikte taşınmazın başında keşif yapılmış, bilirkişi heyeti raporu ve ek raporunu dosyaya sunduğu görülmüştür.

Davacı taraf, davalı ... Şti ile herhangi bir sözleşme yapmadıklarını ileri sürmüş ise de, tarafların kabulünde olan sunulan 23.12.2014 ve 26.12.2014 tarihli faturalardan davalı ...Şti'nin Balkon İzalasyon işi ve tamiratını yaptığı sonucuna ulaşılmıştır.

Davacı vekilinin, 21.05.2015 tarihli beyan dilekçesinde ; müvekkil şirketin binadaki gizli /açık ayıpları Ocak 2015 ayından itibaren farkettiğini, 17.04.2018 tarihli duruşmada ise davalılara İzmir .... Asliye Ticaret Mahkemesindeki delil tespit dosyasından önce herhangi bir yazılı bildirimlerinin olmadığı, sözlü olarak bildirdikleri, bildirdikleri iki tanığı da cezai şart yönünden dinletmek istediklerini beyan etmiştir. Bu beyanlar kendisini bağlar.

İzmir ....Asliye Ticaret Mahkemesinin ... D.İş sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı vekilinin 17.04.2015 tarihinde delil tespiti talebinde bulunduğu, aynı gün delil tespiti keşfinin yapıldığı, bilirkişi heyetinin de 05.05.2015 tarihinde raporunu dosyaya sunduğu, davalılara delil tespiti raporunun tebliğ edildiğine dair dosyada tebligat evraklarının bulunmadığı görülmüştür.

Davacı ile davalı ... Şti. arasında imzalanan Satış Sözleşmesinin 8.maddesi uyarınca; satıcı ...Şti'nin tüm yükümlülüklerini 15.03.2014 tarihine kadar projelerine uygun şekilde binayı tamamlayıp binayı eksiksiz bir şekilde alıcıya teslim edeceği, bu tarihten sonraki geciken süre için aylık 15.000,00 TL cezai şartı alıcı ... AŞ'ye ödeyeceğinin kararlaştırıldığı görülmüştür.

İşin 25.04.2014 tarihinde davacıya, davalı ... tarafından örtülü olarak teslim edildiği tarafların kabulündedir.

Davalı ...Şti'nin yapmış olduğu balkon izalasyon tamir işini en son fatura tarihi olan 26.12.2014 tarihinde davacıya teslim ettiği sonucuna ulaşılmıştır.

Eserin açıkça ve örtülü olarak kabulünden sonra, yüklenici her türlü sorumluluktan kurtulur; ancak onun tarafından kasten gizlenen ve usulüne göre gözden geçirme sırasında farkedilmeyecek olan ayıplar için sorumluluğu devam eder.

İş sahibi, gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, eseri kabul etmiş sayılır.

Eserdeki ayıp sonradan ortaya çıkarsa iş sahibi, gecikmeksizin durumu yükleniciye bildirmek zorundadır; bildirmezse eseri kabul etmiş sayılır. (TBK'nun m.477)

Bu tespitler ve yasal düzenleme sonucunda somut olaya bakıldığında; davalı ...Şti'nin yüklenmiş olduğu işi 25.04.2014 tarihinde iş sahibi davacıya teslim ettiği, davalı ...Şti yüklenmiş olduğu işi 26.12.2014 tarihinde iş sahibi davacıya teslim ettiği, davacı vekilinin yüklenicilerin yapmış olduğu işlerdeki gizli / açık ayıpları Ocak 2015'te farkettiklerini beyan ettiği, buna rağmen davalılara ayıp ihbarında hemen bulunmadıkları, dolayısıyla yukarıda anılan Türk Borçlar Kanunu'nun 477.maddesi uyarınca eseri kabul etmiş olduklarından davalılara ayıptan dolayı tazminat davası açılamaz.

Davacının manevi tazminat talebine gelince ; tüzel kişilerinde, manevi tazminat isteyebilme hakları vardır. Şeref, namus ve onur, gerçek kişiler gibi tüzel kişilerinde kişilik haklarındandır. Tüzel kişilerde, kendisine düşen ödevi dürüst ve güvenilir bir biçimde yerine getirme niteliği olmasını bekler. Bu nedenlerle, tüzel kişilerde sosyal olur ve mesleki itibarlarına yapılan saldırılara karşı korunmalıdır. Zira, tüzel kişiler yaşayabilmek için şeref ve onurlarını müdafaa etmek zorundadırlar. Tüzel kişilerin nitelikçe gerçek kişilere özgü olanların dışında kalan, kişisel haklarına saldırı halinde manevi tazminat namı adı altında özel bir giderim isteyebilecekleridir. Bu değerlendirmeler sonucunda somut olaya bakıldığında, davacı tüzel kişinin davalılar tarafından kişisel haklarına yapılan bir saldırının mevcut delillere göre bulunmadığı, dolayısıyla manevi tazminatın koşulları oluşmadığından manevi tazminat talebinin reddi cihetine gidilmiştir.

Birleşen mahkememizin 2015/770 Esas sayılı dosyası yönünden; taraflar arasında imzalanan 13.12.2013 tarihli sözleşmeyle satıcının tüm yükümlülüklerini 15.03.2014 tarihine kadar yerine getireceği, gecikilen süre için aylık 15.000,00 TL cezai şart kararlaştırıldığı, davacı vekilinin Yapı Kullanma İzin Belgesinin onay tarihinin 25/04/2014 tarihi olduğu, davalı şirketin kusuruyla 40 günlük temerrütünün mevcut olduğu ve 20.000,00 TL cezai şart talebinde bulunduğu, buna karşılık davalı vekili TBK.m.179/2 çerçevesinde ifanın çekişmesiz kabul edildiğini ileri sürdüğü, buna karşılık davacı vekili, müvekkilinin işi teslim almadığını ileri sürmüş ise de, davcı vekilinin delil olarak sunmuş olduğu kira sözleşmesinin başlangıç tarihinin 03.11.2014 tarihi olduğu, kaldı ki, 40 günlük cezai şart talebinde bulunmakla işin 25.04.2014 tarihinde teslim edildiği örtülü olarak kabul edildiği sonucuna ulaşılmıştır.

Davacı vekili, bildirdiği iki tanığın cezai şart yönünde dinlenmesini talep etmiş ise de, işin itirazı kayıt ile teslim alındığının yazılı olarak kanıtlanması gerektiğinden davacı vekilinin bildirdiği tanıkların dinlenmesinin sonuca etkisi olmayacağından mahkememizce dinlenmesine gerek görülmeyerek sonuca gitmiştir.

İfaya bağlı cezai şartın istenebilmesi için, sözleşmede aksine bir düzenleme olmadığı takdirde, alacaklının teslim zamanında cezai şart alacağını saklı tutması gerekmektedir. Aksi takdirde, alacaklı cezai şart talep etme hakkını kaybeder. Somut uyuşmazlıkta sözleşme konusu işin 25.04.2014 tarihinde teslim edildiği, davacının cezai şart alacağını saklı tuttuğuna dar yazılı belge sunamadığı, dolayısıyla talebini ispatlayamadığı anlaşılmakla davanın reddine karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurmak gerekmiştir.

HÜKÜM:

Yukarıda açıklanan gerekçelere göre;

A) 1-Davacı tarafın davalılara karşı açmış olduğu maddi tazminat ve onarım için harcanan bedelin tahsiline yönelik tazminat talebininde reddine,

2-Manevi tazminat talebinin reddine,

3-Davacı taraftan peşin yatırılan 1.324,38 TL harcın alınması gerekli maktu 35,90 TL harca mahsubu ile artan 1.288,48 TL harcın karar kesinleştikten sonra istemi halinde davacıya ödenmesine ,

3- Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

4-Maddi tazminat yönünden; Davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirmiş olduklarından Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre nisbi 8.330,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalılara ödenmesine,

5-Manevi tazminat yönünden: Davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirmiş olduklarından Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre maktu 2.180,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalılara ödenmesine,

B) 1-Mahkememiz dosyası ile birleşen 2015/770 Esas sayılı dosyası yönünden davalı ...Şti ne karşı açılan cezai şart alacağı davasının reddine,

2-Davacı taraftan peşin yatırılan 341,55 TL harcın alınması gerekli maktu 35,90 TL harca mahsubu ile artan 305,65 TL harcın karar kesinleştikten sonra istemi halinde davacıya ödenmesine ,

3- Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

4-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre nisbi 2.400,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,

6-Kararın kesinleşmesinden sonra kalan avansın davacı tarafa ödenmesine,

Dair, taraf vekilleri hazır olduğu halde verilen kararın taraf vekillerine tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde istinaf - temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi .29/05/2018

Katip ...

e-imzalı

Hakim ...

e-imzalı

Atıf: İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2015/567, K. 2018/512, T. 29.05.2018, www.arakarar.com/karar/izmir-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2015-567-e-2018-512-k-e7334ea225f5