İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/321 E. 2024/91 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/321
- Karar No
- 2024/91
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/321 Esas KARAR NO : 2024/91 DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 07/04/2021 KARAR TARİHİ : 07/02/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından 04.04.2020 tarihinde ... İlçesi, ... Mahallesi, ... Caddesi, No:... adresinde yapılan çalışma esnasında esnasında davalı tarafça gereken dikkat ve özenin gösterilmemiş olması sebebiyle müvekkili şirketin enerji dağıtım altyapısına dahil olan kablo ve tesisata hasar verildiğinin tespit edildiğini, meydana gelen tesis hasarı ve enerji kesintisi müvekkili şirketin yüklenici şirketi tarafından giderilmiş olduğunu, işbu hasarın onarımında sarf edilen malzeme, montaj, işçilik bedelleri ile hasardan kaynaklanan diğer kayıpların müvekkili şirketin maddi zararına sebebiyet verdiğini, davalı tarafından hasardan doğan bedellerinin ödenmemesi üzerine borçlu aleyhine, 8.002,66-TL'nin ilamsız takip yapıldığını, davalının ödeme emrini tebellüğ ettikten sonra borca ve icra takibine itiraz ettiğini, zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, ancak görüşme sonunda anlaşamama tutanağı tanzim edildiğini, davalının kusurlu şekilde yürüttüğü kazı çalışmaları sebebiyle uğranılan maddi zararlardan ibaret hasar bedeli olduğunu ve zarar veren davalının bedelden sorumlu olduklarını, açıklanan nedenlerle, ... 30. İcra Müdürlüğünün ... Esas icra takibine yönelik itirazının iptaline ve %20’sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, vekalet ücreti ile yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir. Cevap: Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin arıza onarım ve taahhüt işlerini ... şirketine 27.12.2018 tarihli sözleşme ile verildiğini, sözleşme gereği müvekkilinin hasar yerlerinde yaptıkları herhangi bir çalışma olmadığını, şirket ile yapılan sözleşme gereği davacının alt yapı tesislerine zarar verilmiş ise bunun sorumlusunun müvekkilinin olamayacağı, müvekkili ile ... firması arasında imzalanan sözleşme gereği; işin devamı süresince meydana gelecek kazalar, bu kazaların sebep olacağı can ve mal kaybı ile 3. kişilere verilecek her türlü zararlardan, yüklenici firmaların doğrudan sorumlu olduğunun belirtildiğini, davacının alt yapı çalışması esnasında tesislerine zarar verildiğini iddia ettiğini, ancak bu dönemde bir çalışma yapılmadığını, müvekkili idarenin iddia olunan adreste hiçbir faaliyetinin bulunmaması nedeniyle gerçekleştiği iddia edilen illiyet bağı ile müvekkilinin fiilleri arasında illiyet bağının kurulmasının mümkün olmadığını, dolayısıyla dağıtılamayan enerji bedeli talebinin, hukuka aykırı olduğunu, davacının kusuru bulunup bulunmadığı hususunun araştırılması gerektiğini, talep edilen alacağın ise yargılamaya muhtaç bulunduğunu, olay tarihinden itibaren faiz talep edilmesinin mümkün olmadığını, alacağın likit olmaması ve yargılama gerektirmesi nedeniyle icra inkar tazminatı talep edilemeyeceği, izah edilen nedenler ile mahkemece re’sen dikkate alınacak nedenlerle; öncelikle usule ilişkin dava şartları yönünden, davanın usulden reddine, usule ilişkin nedenlerle reddedilmediği taktirde, davanın esastan reddine, müvekkili açılmış davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine, % 20’den aşağı olmamak üzere, davacı aleyhine ve müvekkil lehine, kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Delillerin Değerlendirilmesi, Davanın Hukuki Niteliği ve Gerekçe ; ... 30. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası, hasar tespit tutanakları, hasar hesaplama tutanakları, İBB Altyapı Koordinasyon Müdürlüğü altyapı kazı ruhsatı dosyası, ... Arabuluculuk Bürosu'nun ... sayılı arabuluculuk son tutanağı celp edilmiş incelenmiştir. Dosya, Elektrik Mühendisi ...'a tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından dosyaya sunulan 13/11/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle ve sonuç olarak; "... Dosya kapsamına sunulan fotoğraf, hasar tespit tutanağı ve yazışmalar kapsamında hasarın varlığının sabittir. Kopartılan kablo için kullanılan kablo ve EK mufları teknik anlamda mutlaka kullanılması gereken malzemelerdir. Hasar için talep edilen yukarıda çizelgeler halinde detayı verilen malzeme bedelleri kadri maruf değerlerdir. Hasar tutarı belirlenirken ... Birim Fiyatları dikkate alınmıştır. Yine yukarıda ayrı başlık açılarak yapılan değerlendirme kapsamında, davacı tarafça 270,78 TL. (malzeme) + KDV = 319,52 TL. bedel talep edilebileceği, Davacı ... tarafından arızanın kendi elemanları dışında özel adam tutularak onarımının yapıldığı hususunun belgelendirilemediği kanaatine varılmıştır. Nihai karar Mahkemenize ait olmak üzere yukarıda detayı verilen emsal ilam gereği işçilik, montaj, araç, personel giderlerinin davacı kurumca talep edilemeyeceği kanaatine varılmıştır. ... Altyapı Koordinasyon Şube Müdürlüğü’nün bila tarihli yazı içeriğinde, hasar mahalli için hasar günü davalı şirketlere Alt Yapı Ruhsat izni verilmediği belirtilmiştir. Sunulan fotoğraf içeriklerinden, davacı kablosunun hasara uğradığı, kablo yanında davalı alt yapı tesisinin bulunduğu (telekom ek odası), 2 adet ek mufu ve ilave kablo ile hasar onarımına gidildiği hususları sabittir. Hasar adresindeki çalışma davalı ... A.Ş.'nin yüklenicisi ihbar olunan şirket tarafından yapılmış olsa dahi gerek idarenin (... A.Ş.) gerekse idare tarafından görevlendirilen yapı denetim görevlilerinin yüklenici şirket üzerinde denetim gözetim yetkisi olacağı görüş ve kanaatine varılmıştır. Yargıtay 3.Hukuk Dairesi’nin E.... ve K.... sayılı 22.11.2007 tarihli kararı da gözetilerek, ... 30.İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosyasına konu Takibin, 319,52 TL. (KDV dahil malzeme bedeli) + 14,65 TL. (takip tarihine kadar işlemiş faiz) = 334,17 TL. üzerinden davalı ...A.Ş. adına devam edebileceği, görüş ve kanaatimi belirtir raporum ...'' şeklinde tespit edilmiştir. Denetime açık ve gerekçeli bilirkişi raporu taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir. Davacı tanık ... 01/03/2023 tarihli duruşmada ; '' Ben davacı şirkette arıza bakım onarım teknikeri olarak görev yapmaktayım, bana sormuş olduğunuz hasarı hatırlamıyorum, yalaşık 3 yıllık bir süre geçmiştir, genel olarak arıza ihbarı düştüğünde olay yerine bakım elemanları olarak gideriz, gerekli güvenlik önlemlerini aldıktan sonra da onarım işlemini yerine getiririz, diğer tanıkta ekip arkadaşımdır, birlikte çalışmaktayız '' şeklinde beyanda bulunmuştur. Davacı tanık ... 01/03/2023 tarihli duruşmada ; '' Dava konusu hasarı hatırlayamıyorum üzerinden 3 yıllık bir zaman geçmiştir, genel olarak arıza ihbarı geldiğinde olay yerine gideriz, arıza bakım çalışması yaparız, durumu şirkete bildiririz '' şeklinde beyanda bulunmuştur. Dava, davacı şirkete ait elektrik kablolarının davalı şirket tarafından zarara uğratıldığı iddiası ile hasar bedelinin tazminine yönelik olarak başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Öncelikle belirtmek gerekir ki, işbu dava dosyası tefrik edilmeden önce ilk olarak Mahkememizin ...Esas sırasına kaydedilerek açılmıştır. Ancak, 2021/267 Esas sayılı dosyada 27/04/2022 tarihli celsenin (3) numaralı ara kararı ile " Davanın tarafları aynı olmakla birlikte davaya konu vakıaların, hasar tarihlerinin ve miktarlarının hasara uğradığı iddia olunan tesislerin ayrıca icra takiplerinin de farklı olduğu, bu itibarla birlikte açılan ancak birbirinden farklı hasarlar ve icra takipleri için davaların ayrılarak görülmesi hem yargılamanın daha sağlıklı icra edilmesi hemde usul ekonomisi bakımından yararlı görüldüğünden birlikte açılan davaların HMK 167 maddesi uyarınca ayrılmasına, Bu itibarla ... 30 İM ... Esas sayılı takip dosyası ve takibe konu ... İlçesi ... Mah. ... Cad. No:... adresindeki hasar (dava dilekçesinde B bendiyle belirtilen); dosyanın tefrik edilmesine, tefrik kararı gözetilerek ayrı bir esasa davaların kaydedilmesine," karar verilmiş, dosya bu tefrik sonucunda 2022/321 Esas numarasını almıştır. Ayrıca, tefrik edilen işbu davada 24/05/2022 tarihli tensip tutanağı uyarınca, harçlar ikmal ettirilmiş, usuli noksanlık tamamlanmıştır. Yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirildiğinde; davalı ... A.Ş.'nin 04/04/2020 tarihinde ... ilçesi ... Mah. ... Cad. No:... adresindeki alt yapı çalışmaları sırasında, kazı faaliyetleri yürütürken davacı şirketin yer altında bulunan kablosunu koparmak suretiyle hasar verdiği, davacının maddi zarar kalemlerine ilişkin malzeme bedeli, montaj bedeli, araç ve personel gideri, dağıtılamayan enerji bedeli, eşik kesinti süre aşım bedeli, etüd koordinasyon bedeli olmak üzere KDV dahil 7.666,19 TL zarar hesaplamasında bulunduğu, ayrıca hasar tarihinden icra takip tarihine kadar bu tutar üzerinden 336,47 TL işlemiş faiz ile birlikte ... 30. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı takip dosyasında toplam 8.002,66 TL alacak için ilamsız icra takibine giriştiği, takibe itiraz sonucu itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmıştır Davalı her ne kadar husumet itirazında bulunarak aralarındaki sözleşme uyarınca kazı çalışmaları sonucu oluşan hasardan feri müdahil şirketin sorumlu olduğunu ileri sürmüş ise de; bu sözleşmenin davacı zarar gören bakımından bağlayıcı nitelikte olmadığı, dış ilişkide davalının oluşan zarardan davacı şirkete karşı sorumlu olduğu, sözleşmenin ancak tarafları arasında ve iç ilişkide hüküm ve sonuç doğuracağından husumet itirazları yerinde görülmemiştir. Davalı şirketin olay mahallinde kazı çalışmasının varlığının feri müdahil şirketin ve tarafların anlatımlarından sabit olduğu, öte yandan özellikle dosya içerisinde bulunan hasara konu yer için alınan kazı izinleri ve hasara ilişkin çekilen resimlerden de davalının haksız fiil teşkil eden eylemlerinin sabit olduğu, başka bir anlatımla 6098 s. TBK 49. maddesi hükmü uyarınca davalının haksız fiil faili olarak zarardan sorumlu olduğu noktasında duraksama yoktur. Uyuşmazlığı çözümü özel ve teknik bilgi gerektirdiğinden alanında uzman elektrik mühendisi vasıtasıyla bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Hemen belirtmek gerekir ki, elektrik mühendisi bilirkişinin 13/11/2023 tarihli raporunun hem kusur hem zarar kalemleri hem de maddi tazminat hesabı bakımından ayrıntılı, gerekçeli, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve delillerle uyumlu olduğu, tarafların ve Mahkemenin denetimine açık şekilde düzenlendiği, bilimsel yönden isabetli tespit ve değerlendirmeler yapıldığı, kusur ile tüm zarar kalemleri bakımından kapasamlı ve gerekçeli anlatım bulunduğu, zarar kalemlerine ilişkin emsal ilamlara dahi yer verildiğinden bilirkişi raporuna itibar edilmiş, rapor içeriği de denetlenerek hükme esas alınmıştır. Davalı ve feri müdahil vekili bilirkişi raporuna karşı elektrik kablolarının yasal mevzuata uygun döşenmediğini ileri sürmüş ve davacının müterafik kusurlu olduğunu savunmuş ise de; bu hususta teknik inceleme yapılmış olup, alt yapı tesislerinin standartlar çerçevesinde döşenmiş olduğu, davalının aksini savunmakla birlikte bu yöndeki savunmasını ispat edecek herhangi bir tutanak, delil ya da kaydın bulunmadığı, müterafik kusur durumun davalı tarafından ispat edilemediği, diğer taraftan 3x1120+75 mm2 ölçülerindeki alçak gerilim yer altı kablosunun ancak bir iş makinesi gücü ile kopartılabileceği, nitekim hasarın çalışma yapan iş makinesi operatörünün dikkatsiz ve tedbirsiz hareketleri sonucunda meydana geldiğinden davacının kusurlu olmadığı sonucuna varılmış, davalının müterafik kusur iddiası yerinde görülmemiştir. Davacının oluşan hasar nedeniyle zarara ilişkin talep ettiği alacak kalemleri gözetilerek alanında uzman elektrik mühendisi bilirkişiden alınan 13/11/2023 tarihli bilirkişi raporunda belirtildiği üzere, davacı şirketin hasarı kendi ekipleri ile onarımını sağladığından montaj bedeli, araç ve personel gideri ile etüd koordinasyon bedelinin talep hakkının bulunmadığı, davacı tarafından dava dilekçesinde onarımın dava dışı şirket tarafından yerine getirildiği iddia edilmiş ve sözleşme ibraz edilmiş ise de; sözleşmede hasar halinde onarımın üçüncü firmalar tarafından yerine getirileceği taahhüt edilmekle birlikte, dava konusu hasarın bu sözleşmede belirtilen şirket tarafından yerine getirildiği noktasında dosyada hiçbir delilin bulunmadığı, dolayısıyla bu hususun soyut iddia niteliğinde kaldığı ve ispatlanamadığı, kaldı ki tam aksine hasardan sonra davacının rücu için gönderdiği yazıda açıkça hasarın kendi ekiplerince tamir edildiğinin beyan ve ikrar edildiği, o halde raporda isabetli olarak dava konusu hasar için davacı şirketin özel adam tutarak onarım gerçekleştirmediğinden bu zarar kalemlerini talep edilemeyeceği, diğer taraftan dağıtılamayan enerji bedelinin, kullanıldığı anda üretilerek enerji nakil hatları üzerinden dağıtılan bir enerji türü olup kullanılan enerji günün farklı saatlerine göre değişeceğinden kesinti süresinin belirlenemeyeceği, hasılı dağıtılamayan enerji bedeline de hükmedilemeyeceği, eşik kesinti süre aşım bedeli zarar kalemin ise dava konusu hasarın orta gerilim ve alçak gerilim arızalarında onarım süresi gözetilerek davacı şirket yönünden aboneler bakımından tazminata neden olmayacağından davacının Yönetmelik hükümleri uyarınca bu bedeli de talep hakkının olmadığı anlaşılmış, davacının yalnızca gerçek zarar ilkesi uyarınca hasara ilişkin yaptığı malzeme bedelini davalı taraftan talep edebileceği, bu bağlamda hasar ve zarar gözetildiğinde 270,78 TL (KDV dahil 319,52 TL) malzeme bedelinin piyasa rayiçlerine uygun ve kadri maruf bir zarar olduğu, haksız fiil tarihi itibariyle davalı açısından temerrüt gerçekleşeceğinden takip tarihine kadar davacının 14,65 TL işlemiş faize hak kazandığı, eldeki dava bakımından davacının 319,52 TL Hasar Bedeli (KDV dahil malzeme bedeli) ve 14,65 TL İşlemiş Faiz olmak üzere toplam 334,17 TL alacaklı olduğu, bu itibarla elektrik mühendisi bilirkişinin 13/11/2023 tarihli raporunun gerekçeli ve denetime elverişli olduğundan mahkememizce rapor içeriği de denetlenerek hükme esas alınmış, davanın kısmen kabul kısmen reddi ile; davalının ... 30. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına yönelik yapmış olduğu itirazın iptali ile, takibin 319,52 TL Asıl Alacak ve 14,65 TL İşlemiş Faiz olmak üzere toplam 334,17 TL alacak üzerinden takip talebinde gösterilen şartlarla devamına, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine, ayrıca davacı icra inkar tazminatı talebinde bulunmuş ise de, somut olayda alacağın likit olmadığı, bu nedenle İİK 67/2. maddesindeki yasal koşullar oluşmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: (Gerekçesi ve Ayrıntısı Yukarıda Açıklandığı Üzere); Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile; 1-Davalının ... 30. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına yönelik yapmış olduğu İTİRAZIN İPTALİ ile, takibin 319,52 TL Asıl Alacak ve 14,65 TL İşlemiş Faiz olmak üzere toplam 334,17 TL Alacak üzerinden takip talebinde gösterilen şartlarla DEVAMINA, davacının fazlaya ilişkin talebinin REDDİNE, 2-Davacının icra inkar tazminatı talebinin yasal koşulların oluşmaması sebebiyle REDDİNE, 3-Kabul edilen dava değeri üzerinden alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 136,66 TL harcın mahsubu ile eksik bakiye 290,94 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 4-Davacı tarafından yargılama nedeniyle yapılan 136,66 TL peşin harç, 1.500,00 TL bilirkişi ücreti, 150,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam 1.786,66 TL yargılama giderinden davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 473,49 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiye kalan yargılama giderinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 5-Davacı yargılama sırasında kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen dava değeri üzerinden hesaplanan ve karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT' nin 13/2. maddesi uyarınca hükmedilecek vekalet ücretinin kabul edilen dava miktarını geçmemek koşulu ile belirlenen 334,17 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 6-Davalı yargılama sırasında kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden reddedilen dava değeri üzerinden hesaplanan ve karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT' nin 13/3. maddesi uyarınca haksız fiil kaynaklı tazminat istemli davada davanın kısmen reddine karar verilmesi sebebiyle hükmedilecek vekalet ücretinin davacı yararına belirlenen ücreti geçmemek koşulu ile belirlenen 334,17 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 7-Mahkememizin 2021/267 Esas sayılı dosyasından tefrik edilen eldeki dava için diğer dosya ile işbu dava bakımından birlikte arabuluculuk süreci gerçekleştirildiğinden işbu dava yönünden ayrıca arabuluculuk ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 8-HMK'nın 333.maddeesi uyarınca taraflarca yatırılan anacak kullanılmayarak artan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgili tarafa veya vekiline İADESİNE, Dair, davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı, feri müdahil vekilinin yokluğunda, HMK 341/2 maddesi uyarınca miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 07/02/2024 Katip ¸e-imzalıdır Hakim ¸e-imzalıdır