İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/335 E. 2023/875 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2019/335
Karar No
2023/875
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2019/335 Esas KARAR NO : 2023/875 DAVA : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 03/07/2018 KARAR TARİHİ : 13/12/2023 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;müvekkili şirket ile davalı ...Ltd. Şti. arasında 02.06.2012 tarihinde, müvekkil şirketin Bağlar mahallesi... caddesi No: ... Güneşli/Bağcılar/İstanbul adresindeki inşaatının silikon cephe kaplama, granit cephe kaplama, doğrama, cam ve cam saçak işlerinin projelendirilmesi, imalatı ve montajı işleriyle ilgili imalat, nakliye ve montaj işlerinin iş ve işlemlerinin anahtar teslim olarak yapılması konusunda akdi ilişki gerçekleştirdiğini, ayıplı ifaların olduğunu beyan ederek davalarının belirsiz alacak davası olarak görülmesini, davalı tarafın dava konusu ayıplı ifası sebebiyle müvekkil şirketin oluşan zararının belirli hale geldiğinde artırılmak üzere şimdilik 25.000,00 TL'sinin davalı taraftan alınarak müvekkili şirkete verilmesine, müvekkili şirketin dava konusu alacağına, Üsküdar ...noterliği'nin 22.05.2018 tarihli ...yevmiye numaralı ihtarnamesinin davalı tarafa tebliğinden itibaren ticari avans faizi uygulanmasını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin teslim ettiği işte herhangi bir ayıp mevcut olmayıp her halukarda taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 12.maddesine göre garanti süresi dolduğunu, davacı ile müvekkili şirket arasında yapım işinin tamamlanmasından sonra dış cephe hakkında hiçbir şekilde görüşme yapılmadığını, iddia olunan ayıbın varlığından müvekkili şirketin kısa bir süre önce çekilen ihtar ile haberdar olduğunu beyanla yetkiye ilişkin itirazları olduğunu yetkisizlik kararı verilerek dosyanın yetkili İstanbul Asliye Ticaret Mahkemelerine gönderilmesini, davacının zamanaşımına uğrayan taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir. Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesi'ne hitaben yazılan dilekçe ile açılan dava, Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sırasına kaydedilmiş ve davalı tarafın cevap dilekçesinde usule uygun yetki ilk itirazı üzerine Bakırköy... Asliye Ticaret Mahkemesinin... esas sayılı dosyasında 15/03/2019 tarihinde ... karar sayılı kararı ile yetkisizlik nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiş, verilen yetkisizlik kararının kesinleşmesi üzerine dosya Mahkememize tevzi edilerek Mahkememizin ... esas sırasına kaydedilmiştir. Dava; taraflar arasındaki sözleşme kapsamında davalının ifa ettiği edime ilişkin ayıplı ifa olup olmadığı, ayıplı ifa söz konusu ise ayıbın niteliği, davacının ayıplı ifa nedeniyle uğradığını iddia ettiği zararlarına ilişkin davalıdan talep edebileceği alacağı bulunup bulunmadığı varsa miktarı hususunun tespitine ilişkindir. Bakırköy ...Sulh Hukuk Mahkemesinin... D.iş dosyası celp edilerek dosyamız arasına alınmış olup, İnşaat Mühendisi (Giydirme Cephe Uzmanı) bilirkişi ... 21/06/2018 tarihli tespit raporunda özetle; projedeki ayıpların ve bu ayıpların nasıl giderileceğinin belirlendiği, tüm granit cephe sisteminde kullanılan taşların tek tek kontrol edilerek sağlamlıklarının test edilmesi ve hasar olan kısımların sökülüp yeniden montaj edilmesi gerektiği, ancak bu kontrol testlerinin projeye iskele kurularak bir ekiple ayrıntılı kontrol edilmesinin gerektiği tespit ve rapor edilmiştir. Davacı tanığı Sadık Büyükyıldırım beyanında;"Taraflar arasındaki ilişki kapsamında davalı tarafça 2013 yılında cephe kaplama işi yapılmıştır, iş anahtar teslim olarak verilmiştir, işin tamamlanmasından sonra davacı tarafça ödemeler yapılmıştır, davacı tarafça taraflar arasındaki anlaşma gereği yapılacak işin takibi için görevlendirilmiştim, bu konuda davacı şirkete yardımcı oldum, sürecin başından itibaren yaşananlara ve anlaşmaya bizzat şahidim, işin tamamlanmasından sonra dışarıdan bakıldığında kusursuz görünüyordu, ancak bir kaç sene sonra dış cepheden mermerler düşmeye başladı, davalı firmaya haber verdik, davalı ile birlikte yerinde inceleme yaptık, telefonla bir kaç kez görüşmüştük ancak davalı taraf incelemeye katılmışmıydı emin olamadım, konunun çözümü ile ilgili davalı tarafla anlaşmaya varılamadı, çözüm için davacı şirket ile birlikte iki üç firma çağırdık, görüştüğümüz firmalar durumun daha kötü olduğunu ve mermerlerin düşmeye devam edebileceğini söylediler kaza riski nedeni ile tamamının sökülmesi gerektiğini belirttiler, bu konuda mahkemeden de bilirkişi çağrıldı, mermerleri açtığımız zaman mermerleri taşıyan profillerin terazisinde ve yeterli sağlamlıkta olmadığı tespit edildi, montajın tekniğe uygun olmadığı belirlendi, bu nedenle mermerlerin tamamını söktük, yerine mantolama yapıldı, bunun için ciddi bir maliyet masrafı yapıldı, mermerlerin düşme anını kameradan gördük binanın en üst tarafındaki mermerler düşmüştü, düşme anını ve düştükten sonraki halini gördüm, düşen mermerler binanın en üstündeki mermerler olup, güvenlik kamerası görmemektedir ancak en üstteki mermerlere dokunma şansı veya ihtimali yoktur, elle ulaşılabilecek mermerlere de dokunulduğunda da sabit olmadığı oynamakta olduğunu tespit ettim, tanıklık ücreti talebim bulunmamaktadır, bildiklerim bunlardan ibarettir" demiştir. Davacı tanığı ... beyanında; "Ben davacı şirkette 1989 yılından beri çalışmaktayım, idari işler sorumlusu olarak ise 2016 yılından beri çalışıyorum, taraflar arasında binanın dış cephesi yapımına ilişkin anlaşma vardı ve davalı tarafça iş yapılıp teslim edildi, teslim tarihini hatırlamıyorum ancak kullanmaya başladıktan sonra 2018 yılında binadan mermer parçaları düşmeye başladı, bunun üzerine düzeltilmesi için davalı şirketten taleplerimiz oldu fakat düzeltilmesiyle ilgili bir gelişme olmadı, binanın etrafına şeritler çekilerek güvenliği sağlamaya çalıştık, uzunca bir süre bekledikten sonra davalı tarafça düzeltme işlemi yapılmayınca 2019 - 2020 yılı gibi mermerlerin düşmesine ilişkin düzeltmeyi yapmak için girişimde bulunduk ve başka bir firmaya yaptırdık, mermerlerin tamamı sökülerek yeniden yapıldı, çünkü düzen mermerler dışında bina üzerinde bulunan mermerlerde de oynamalar olduğu tespit edildi, mermerler kesilerek yapıldığı işin söküldükten sonra davalının kullandığı mermerler bir daha kullanılamadı başka bir mermer yapıldı, 2019 yılının başlarında Amerika dan bir misafirimiz gelmişti bina girişinden yolcu ederken arabasına gitmek üzere yaya halindeyken misafirimizin yaklaşık 2 m yakınına bir mermer düştü, bende bu sırada misafirimizin yanındaydım, misafirimiz neredeyse kıl payı kurtuldu, düşen mermer parçası A4 kağıdından biraz büyükçe üçgen şeklindeydi, yaklaşık 3 santim kalındığındaydı, bildiklerim bunlardan ibarettir, tanıklık ücreti talebim bulunmamaktadır" demiştir. Mali Müşavir ..., İnşaat Mühendisi ..., Borçlar Hukuku alanında nitelikli hesaplama uzmanı ... tarafından müşterek imzalı 08/09/2022 tarihli bilirkişi heyeti raporunda özetle; davacının davalı ile 2012 yılında ticari ilişki olduğu, davacının davalıya 22.05.2018 tarihinde keşide ettiği ihtamame tarihine kadar taraflar araşında herhangl ilişki ve davacı tarafın konuya ilişkin bir şlkavet veya yapılan herhangi bir yazışmanın dosyada görülmediği, bu nedenle ticari İlişki sonucu bina ön cephesinde yapılan imalatlarda 15.11.2017 ve 06.05.2018 tarihlerinde meydana gelen hasarların Gizli Ayıp olduğu ve oluşan hasarın ödenmesine İlişkin davacı talebinin yerinde olmadığı, Söz konusu bina ön cepttesinde oluşan hasarların hava koşullarına bağlı yağış ve rüzgar durumuna göre mevsimsel olaylardan kaynaklanabileceği görüşüne ulaşıldığı, Mahkemenin aksi görüşte olması halinde davacı tarafın söz konusu haşarlar için 3.şahıs firmaya yaptırdığı onarım için ödediği tutarın 284.325,40 TL olduğu, bu tutarın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, Davacının söz konusu hasarlar için dava şimdilik 25.000,00 TL talep ettiği, sunduğu ticarl| defterlerinin açılış ve kapanış onaylarının süresi içinde ve usulüne uygun olarak yaptırıldığı anlaşıldığından defterlerin sahibi lehine delil niteliği taşıdığı hususu tespit ve rapor edilmiştir. Tarafların itirazları doğrultusunda ek rapor tanzimi için dosya bilirkişi heyetine verilmiş, Mali Müşavir ..., İnşaat Mühendisi ..., Borçlar Hukuku alanında nitelikli hesaplama uzmanı... tarafından müşterek imzalı 17/03/2023 tarihli bilirkişi heyeti ek raporunda özetle; Davacı ve Davalı şirketten belgelerin elektronik posta ile talep edildiği; davacı şirketin istenen belgeleri sunmasına karşılık, davalı şirketten bu konuda herhangi bir dönüş olmadığı, dava konusu ihtilafta davacının 2019 yılında yaptığı harcamaların talebinden kaynaklandığı, dolayısıyla 2012 yılı kayıtlarından dolayı taraflar arasında herhangi bir ihtilafın bulunmadığı, muhterem Mahkemece somut ihtilaf özelinde bir ayıbın bulunduğu kanaatinde olunması halinde bu ayıbın gizli ayıp niteliğinde olduğu, nitekim davaya konu olan olayın (mermerlerin düşmesi) ilk bakışta görülüp tespit edilemeyecek, sonradan ve süreç içinde ancak ortaya çıkan ayıp kapsamında mütalaa edildiği, TBK m. 477/f.3 uyarınca ayıp sonradan ortaya çıkarsa ve işsahibi gecikmeksizin durumu yükleniciye bildirmezse eseri kabul etmiş sayılarak ayıba karşı tekeffül hükümlerine dayalı talepte bulunamayacağı, Ön cephede meydana gelen hasarların 15.11.2017 ve 06.05.2018 tarihlerinde gerçekleştiği ve fakat davacı şirket bu durumu davalı şirkete 22.05.2018 tarihinde bildirdiği, bu durumun TBK m. 477/f.3 hükmünde yer alan "gecikmeksizin" ifadesini karşılamadığı ve bildirimin süresinde yapılmaması nedeniyle eserin kabul edilmiş sayılabileceği, Mahkeme bildirimin gecikmeksizin yapıldığı kanaatinde ise, ayıptan doğan sorumluluğun şartları gerçekleşmiş olacağından, davalının sorumlu olduğu ve ayıpları gidermesi gerektiği sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde ve değerlendirildiğinde; Davacıya ait inşaatın silikon cephe kaplama, granit cephe kaplama, doğrama, cam ve cam saçak işlerinin projelendirilmesi, imalatı ve montajı işlerinin anahtar teslim olarak yapılması hususunda davacı ile davalı arasında 02/06/2012 tarihli sözleşme imzalanarak akdi ilişki kurulduğu, bu kapsamda davalı tarafça işin ifasından sonra 15/11/2017 ve 06/05/2018 tarihlerinde mermer cephe kaplamasının 10 metre yükseklikten bina ana girişine düştüğü, yeni mermerlerin de düşme riskinin olduğu, taş kırılmalarının devam ettiği ve montajların usulüne uygun yapılmadığı iddiasıyla ayıplı ifa nedeniyle davacı tarafça zararının giderilmesinin talep edildiği, davalı tarafça sözleşmeye göre edimlerin gereği gibi ifa edilerek davacıya teslim edildiği ve 02/06/2012 olan sözleşme tarihinden itibaren 6 yıla yakın süre kullanılan işe ilişkin garanti süresinin dolduğu ve yokluklarında yapılan delil tespitine göre açılan davanın reddini talep ettikleri anlaşılmıştır. Gerek tarafların iddia ve savunmalarından, gerekse dinlenen davacı tanıklarının beyanlarından anlaşıldığı üzere taraflar arasında dış cephe kaplamasına ilişkin anlaşma doğrultusunda davalı tarafça edimin ifa edildiği ve davacı tarafça da işin tamamlanmasından sonra ödemelerin yapıldığı, teslimden birkaç sene sonra dış cepheden mermerlerin düşmeye başladığı belirlenmiştir. Davacı taraf iddiasında 15/11/2017 ve 06/05/2018 tarihlerinde mermer düşme olaylarının gerçekleştiğini ve düşme riskinin devam ettiğini belirtmiş, davacı tarafça davalıya Üsküdar ...Noterliği 22/05/2018 tarih ve...yevmiye numaralı ihtarname keşide edilerek 3 gün içerisinde gerekli organizasyonun yapılması ve 60 gün içerisinde ayıplı ifanın düzeltilmesi hususunun ihtar edildiği, davalı tarafça davacıya gönderilen Gebze ... Noterliği 06/06/2018 tarih ve...yevmiye numaralı cevabi ihtarnamede bu güne kadar ayıpla ilgili şikayet almadıklarını ve imalat ve montajların 2 yıl süre ile garanti altına alındığını, haksız iddia, beyan ve talepleri kabul etmediklerini bildirdikleri, akabinde davacının 06/06/2018 tarihinde delil tespiti için başvuruda bulunulduğu ve Bakırköy ...Sulh Hukuk Mahkemesinin ... D.iş dosyasında tespit yapıldığı belirlenmiştir. Bilirkişi raporunda da belirlendiği üzere taraflar arasında imzalanan 02/06/2012 tarihli sözleşme kapsamında işin toplam süresinin 3 ay olduğu ve en geç teslim tarihinin 10/09/2012 olduğunun kararlaştırıldığı, garanti süresinin sözleşmenin 12.maddesi uyarınca 2 yıl olduğu, davacının incelenen ticari defter kayıtlarından taraflar arasında ilişkinin 02/06/2012 tarihinde yapıldığı ve davacı tarafça davalıya 15/11/2013 tarihinde yapılan son ödeme ile ilişkinin sona erdiği belirlenmiştir. Taraflar arasındaki sözleme kapsamında işin teslim tarihinin 10/09/2012 olduğu, dava konusu edilen ve ayıplı ifa nedeniyle dış cephe montajının kısmen hasara uğramasına ilişkin mermer düşme olaylarının 15/11/2017 ve 06/05/2018 tarihlerinde gerçekleştiği belirlenmiştir. Sözleşme tarihi ve özellikle 10/09/2012 teslim tarihi dikkate alındığında, davaya konu olan ve 15/11/2017 ve 06/05/2018 tarihlerinde gerçekleşen mermer düşme olaylarının teslim sırasında yapılacak kontrol ile belirlenemeyeceği, ilk bakışta görülüp tespit edilemeyecek nitelikte olması, teslim sonrasında ve süreç içerisinde, hava sıcaklıkları, yağış ve rüzgar gibi mevsimsel olayların da etkisiyle sonradan, süreç içerisinde ortaya çıkabileceği ve bu nedenle ayıbın niteliğinin gizli ayıp olduğu anlaşılmıştır. Gizli ayıp bulunması halinde 6098 sayılı TBK'nın 477/3.maddesinde, iş sahibinin durumu gecikmeksizin yükleniciye bildirmek zorunda olduğu düzenlenmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununda tacirler arasındaki ihbar ve ihtarların ne şekilde yapılacağı 18/3. maddesinde düzenlenmiş ve buna göre tacirler arasında, ihbarlar veya ihtarlar noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile yapılması gerekmektedir. Davacının davalıya son olarak ödeme yaptığı 15/11/2013 tarihinden davacı tarafça keşide edilen Üsküdar ...Noterliği 22/05/2018 tarih ve ...yevmiye numaralı ihtarname tarihine kadar davacının davalıya yazılı olarak herhangi bir bildirim veya ihtarının bulunmadığı anlaşılmıştır. Bu durumda dava konusu edilen mermer düşme olayının ilk olarak 15/11/2017 tarihinde gerçekleştiği ve devamında ikinci kız 06/05/2018 tarihinde gerçekleştiği, ancak davacının olayın ilk gerçekleştiği 15/11/2017 tarihinde haberdar olduğu durumla ilgili ikinci olayın da gerçekleştiği 06/05/2018 tarihinden sonra 22/05/2018 tarihli ihtarname ile davalıya bildirimde bulunduğu görülmüş, bu durumda gecikmeksizin bildirimde bulunma yükümlülüğünün yerine getirilmediği kanaatine varılmıştır. Netice olarak davacının gizli ayıpla ilgili bildirim yükümlülüğünü süresi içerisinde yapmaması nedeniyle eseri kabul etmiş sayılacağı kanaatine varıldığından davanın reddine karar vermek gerekmiştir. Ayrıca 6100 sayılı HMK'nun 331/2. maddesi "Görevsizlik, yetkisizlik veya gönderme kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderlerine o mahkeme hükmeder. Görevsizlik, yetkisizlik veya gönderme kararından sonra davaya başka bir mahkemede devam edilmemiş ise, talep üzerine davanın açıldığı mahkeme dosya üzerinden bu durumu tespit ile davacıyı yargılama giderleri ödemeye mahkum eder" hükmünü içermektedir. Bakırköy ...Asliye Ticaret Mahkemesinin ...esas 2019/279 karar sayılı yetkisizlik kararı gereğince de HMK'nun 331/2. maddesi gözetilerek, kendisini bir vekille temsil ettiren davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-Davanın reddine, 2-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 269,85-TL harcın peşin alınan 426,94-TL harçtan mahsubu ile fazla 157,09-TL harcın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, 3-Yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Kendini vekille temsil ettiren davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 17.900,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/661 esas 2019/279 karar sayılı yetkisizlik kararı gereğince de HMK'nun 331/2. maddesi gözetilerek, kendisini bir vekille temsil ettiren davalı lehine karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT 7.maddesi gereğince ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra yetkisizlik kararı verildiğinden tarifede yazılı ücretin tamamı olan 2.725,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Yatırılan avanstan artan kısmın karar kesinleştiğinde yatırana/ vekiline iadesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize verilecek bir dilekçe ile veya başka bir yer Mahkemesi aracılığı ile gönderilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.13/12/2023 Katip Hakim ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır "Bu belge elektronik imza ile imzalanmış olup ayrıca ıslak imza uygulanmayacaktır" "5070 sayılı yasanın 5. Ve 22. Maddeleri gereğince elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan ıslak imza ile aynı hukuki sonucu doğurur."

Atıf: İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/335, K. 2023/875, T. 13.12.2023, www.arakarar.com/karar/istanbul-13-asliye-ticaret-mahkemesi-2019-335-e-2023-875-k-e62bcdda3d61