İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 3017/9768 E. 2020/454 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
3017/9768
Karar No
2020/454
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ DOSYA NO : 2021/408 KARAR NO : 2021/505 DAVA : MENFİ TESPİT (İş Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 18/07/2021 KARAR TARİHİ : 10/08/2021 Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında görülen Menfi Tespit (İş Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının mahkememizde yapılan yargılaması sonunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin 2011 yılında ... A.Ş.nde belirsiz süreli iş akdi ile çalışmaya başladığını, işe başlamadan önce şirket yetkilisi ... tarafından kendisinden teminat senedi olmak kaydıyla boş senet alındığını, iş akdi devam ettiği müddetçe de senedin şirket yetkilisinde kalacağı ve hiçbir surette de aleyhine takip açılmayacağı gibi sadece güven ve teminat amaçlı bu senedin alındığının kendisine söylendiğini, ancak daha sonra iş akdinin haklı nedenlerle fesih edildiğini, Antalya ... İş Mahkemesinde görülen ... E. Sayılı davayı kazandıklarını, sonrasında ise müvekkili aleyhine haksız rekabet sebebiyle yine Antalya'da ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nde açılan davayı da davacı tarafın kaybettiğini, konuyla ilgili olarak Antalya Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunduklarını, soruşturmanın ... Sou. Sayılı dosya üzerinden devam ettiğini, iş akdinin sona ermesine rağmen söz konusu senedin usule ve kanuna aykırı olarak doldurulup ciro edilmek suretiyle Antalya ... İcra Dairesinin ... sayılı dosyası üzerinden icra takibine konulduğunu, dava ve takip konusu bononun davacı şirket ortağı ... tarafından keşide edildiğini, Türk Ticaret Kanununun 321. maddesinin 3. fıkrasında, anonim şirket adına tanzim edilecek evrakın geçerli olması için ana sözleşmede aksine hüküm olmadıkça temsile yetkili olanlardan ikisinin imzasının gerekli olduğunun hükme bağlandığını, bononun hukuken geçersiz olduğunu, Yargıtay 19. HD.nin, 07.11.1996 tarih ve 3017/9768 E.K. 13.02.2020 tarih ve 2020/85 E. 2020/454 K., 30.04.2015 tarih ve 2015/1579 E. , 2015/6478 K.sayılı içtihatlarının da bu yönde olduğunu, müvekkili tarafından teminat olarak verilen senedin doldurulup ciro edilerek değil doğrudan şirketin eski çalışanı ve şuanda şirket ile içli dışlı olup kendisi ticaretle uğraşan davalı ...'a verildiğini, bu durumun hem kanuna hem de ticari örf adet ve genel ahlaka doğrudan doğruya bir hile teşkil ettiğini belirterek, telafisi güç zararlar doğmaması ve hak kaybı yaşanmaması için öncelikle ve ivedilikle teminatsız veya uygun görülecek bir teminat karşılığında aAntalya ... İcra Müdürlüğünün ... sayılı takibin durdurulmasını, sonrasında da davalının haksız ve kötü niyeti açık olduğundan davalının fazlaya dair talep, dava ve sair hukuksal haklarımız saklı kalmak kaydıyla bono miktarının %20 sinden aşağı olmamak üzere takdir olunacak tazminata mahkum edilmesini ve dava konusu bononun hükümsüzlüğüne karar verilerek kendilerine iadesini talep ve dava emiştir. Uyuşmazlık; dava konusu bononun teminat senedi olarak verildiği, senedin çalışırken zorla alındığı, davalı ile aralarında hizmet (işçi) ilişkisi dışında hiç bir ticari ilişki bulunmadığından borçlu olmadığının tespiti talebine ilişkin Menfi Tespit davasıdır. Davacı taraf, davalının eski işvereni olduğunu, sahibi olduğu şirkette aylık sabit ücretli satış temsilcisi olarak çalıştığını, dava ve takip konusu senedi teminat senedi olarak verdiğini, işten ayrıldıktan sonra icra takibine konulduğunu iddia etmektedir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 1/1. maddesi uyarınca mahkemelerin görevi kanunla düzenlenir ve göreve ilişkin kurallar kamu düzenine ilişkindir. Bu nedenle yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınması zorunludur. Türk Ticaret Kanununun 4. maddesinde, tarafların tacir olup olmadığına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunundan doğan hukuk davalar ticari dava sayılmıştır. Aynı yasanın 5.maddesi ise nispi ticari davaları açıklamaktadır, Somut olayda; tarafların işçi işveren ilişkisi içerisinde olduğu, dava konusu bononun da bu ilişki sebebiyle teminat olarak verildiğine ilişkin iddiadan kaynaklanmaktadır. Bu durumda uyuşmazlığın çözümünde iş hukukuna ilişkin kuralların uygulanması gerekmektedir. Nitekim benzer bir olayda Yargıtay 19.Hukuk Dairesi 04.11.2008 tarih ve 2008/3750 E. 2008/10489 K.sayılı kararı da bu yöndedir. (aynı şekilde emsal; aynı dairenin 06/11/2018 tarih ve 2016/20406 E. 2018/5506 K. - 25/02/2019 tarih ve 2017/1563 E. 2019/1147 K.vb.içtihatları) Bu nedenle davaya bakmaya iş mahkemelerinin görevli olması nedeniyle görevsizlik kararı vermek gerekmiş olup aşağıdaki hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçeler ışığında; Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, A) Açılan davanın göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle HMK.nun 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince dava dilekçesinin usulden REDDİNE, B) 6100 sayılı HMK.nun 20 maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden sonra iki haftalık süre içerisinde talep edilmesi halinde dosyanın görevli ANTALYA NÖBETÇİ İŞ MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, C) İki haftalık süre içinde dosyanın gönderilmesi için talepte bulunulmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARINA, D) 6100 sayılı HMK.nun 331.maddesi gereğince harç, vekalet ücreti ve yargılama giderlerin görevli mahkemece, davaya bir başka mahkemede devam edilmemesi ve davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi halinde ise yargılama giderlerinin davanın açıldığı mahkemenin dava dosyası üzerinden KARARA BAĞLANMASINA, E) Varsa artan gider avansının dosyasına AKTARILMASINA, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, tarafların yokluğunda HMK'nun 345 maddesi uyarınca gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 10/08/2021 KATİP ... (E-imzalıdır) HAKİM ... (E-imzalıdır)

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 3017/9768, K. 2020/454, T. 04.11.2008, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-3017-9768-e-2020-454-k-e1942936c178