İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2026/43 E. 2026/38 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2026/43
- Karar No
- 2026/38
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/43 Esas KARAR NO : 2026/38 Karar
İŞ : Zayi Belgesi Verilmesi TALEP TARİHİ : 16/01/2026 KARAR TARİHİ : 21/01/2026 G. K. YAZILDIĞI TARİH : 21/01/2026
İlgili tarafından mahkememizde açılan Zayi Belgesi Verilmesi davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İlgili şirket vekili talep dilekçesinde; Müvekkili şirket ortağı ve yetkilisi ... 'ün babası ... 'ün 19.12.2025 tarihinde ... Mah. .... pazarı adresinde bulunduğu sırada müvekkili şirkete ait Karar Defteri, Şirket İmza Sirküleri, Şirket Ticari Sicil Gazetesi ve Vergi Levhasının içinde bulunduğu çantasını tüm dikkatine rağmen çaldırdığını, Bu nedenle müvekkili şirkete ait karar defterinin zayi olduğunu, Defter ve belgeleri çaldıran ...'ün 12.01.2026 Tarihinde Polis Merkezi Amirliği'ne giderek işbu durumu bildirir beyanlarında bulunduğunu, zayi olan şirket karar defterinin tespiti ve zayi belgesinin verilmesi talebiyle işbu davanın açıldığını, müvekkili şirkete ait karar defterinin zayi olduğuna dair belgenin verilmesini talep etmiştir. Talep dilekçesi, ticaret sicil kayıtları ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; Talep, 6102 sayılı TTK' nın 82/7. maddesine dayalı zayi belgesi verilmesi istemine ilişkin çekişmesiz yargı işidir. 6100 sayılı HMK' nın 320. maddesi kapsamında uyuşmazlık konusu: İlgili şirketin talebinin haklı ve süresinde olup olmadığı ile zayi belgesi verilmesi şartlarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplandığı görülmüştür. İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü kayıtları incelendiğinde; ilgili şirketin .... sicil numarasında kayıtlı ...'nin adresinin, " ..." olduğu görülmüştür. İlgili şirketin merkezinin mahkememiz yetki sınırlarında olması nedeniyle uyuşmazlığın niteliğine göre; 6102 sayılı TTK' nın 82/7. maddesi gereğince, işbu çekişmesiz yargı işine bakmaya mahkememiz kesin yetkili olup, talep 6102 sayılı TTK' nın 1521. maddesi gereğince basit yargılama usulünce incelenip sonuçlandırılmıştır. 6102 sayılı TTK'nın 82/7. maddesinde; "Bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde zıyaa uğrarsa tacir zıyaı öğrendiği tarihten itibaren otuz gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir. Bu dava hasımsız açılır. Mahkeme gerekli gördüğü delillerin toplanmasını da emredebilir.” şeklinde düzenleme yapılmakla, tacirlere ticari defter ve kayıtlarını saklama ve ibrazı hususunda zorunluluk getirilmiştir. Bu madde hükmüne göre tacirin saklamakla mükellef olduğu defter ve belgeler, yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle kanuni saklama süresi içerisinde zayi olursa, tacir 30 günlük süre içerisinde bu hususta mahkemeye başvurarak kendisine belge verilmesini talep edebilir. Maddede yer alan “gibi” sözcüğü açıklanan olayların sınırlı sayılı olmadığını göstermektedir. Tacirin belgelerini muhafazada gerekli dikkat ve özeni göstermesi gerektiği gibi, olayın şüpheden uzak bir şekilde meydana geldiğine mahkemenin kesin kanaat getirmesi de gerekmektedir. Zayi belgesi talebi çekişmesiz yargı işi olduğundan, 6100 sayılı HMK' nın 385/2. maddesi uyarınca, çekişmesiz yargı işlerinde aksine bir hüküm bulunmadıkça resen araştırma ilkesi geçerlidir (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesinin 19.12.2024 Tarih ve 2024/1329 E. - 2024/1922 K. sayılı ilamı). Somut olayda: Talep edenin ticari defterlerinin güvenliğini sağlamakla yükümlü olup, basiretli bir tacir gibi gerekli güvenlik önlemlerini aldığını ispat etmesi gerekmektedir. Talep eden ilgili şirket yetkilisi babası ... karakol ifade tutanağında "çantanın düşmüş olabileceğini ve kaybolduğunu, kimseden davacı ve şikayetçi olmadığı" şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür. Bu haliyle hırsızlığın olmadığı anlaşılmıştır. Dosya kapsamından ticari defterlerin yangın, hırsızlık, yer sarsıntısı, sel vb. gibi durumlardan ötürü zayi olmadığı, talep edenin kendi kusuruyla defterlerin kaybolduğu, bu sebeple tüm dosya kapsamı doğrultusunda yasal şartlarını taşımayan davanın reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-İlgilinin talebinin sübut bulmadığından REDDİNE, 2-İlgili tarafından yatırılan 732,00-TL peşin harcın karar ve ilam harcına mahsubuna, başkaca harç alınmasına YER OLMADIĞINA, 3-İlgili tarafça sarf edilen yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 4-İlgili tarafça yatırılan gider avansından arta kalan miktarın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa İADESİNE, (Gerekçeli kararın tebliğe çıkarılma masraflarının kalan gider avansından karşılanmasına) Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak tarafların yokluğunda oy birliği ile dosya üzerinden karar verildi. 21/01/2026
Başkan ... ¸e-imza Üye ... ¸e-imza Üye ... ¸e-imza Katip ... ¸e-imza