İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi 2026/42 E. 2026/28 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2026/42
Karar No
2026/28
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/42 Esas KARAR NO : 2026/28

DAVA : Menfi tespit-İstirdat DAVA TARİHİ : 13/08/2024 KARAR TARİHİ : 16/01/2026

Mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ DAVA /Davacı vekili dava dilekçesinde ve özetle; Müvekkili şirket ile davalı ... ... Tekstil İnş. San. Ve Tic. A.Ş. arasında 2015 yılında reklam yeri kiralama ve kullanma sözleşmesi akdedildiğini, diğer davalı şahıs da söz konusu şirketin sözleşme tarihindeki imza yetkilisi olup süreç içerisinde yetkilerini eşine devrettiğini, bu sözleşmeden kaynaklanan alacaklar için müvekkilleri tarafından 01/07/2015 keşide tarihli, 20.000 USD bedelli 01/08/2015; 01/10/2015; 01/12/2015 tarihli 3 adet senet verilmiş olup senetlerin toplam miktarı 60.000 USD olduğunu, taraflar arasında o dönemde başkaca bir ticari ilişki de kurulmadığını, tüm alacakların iş bu sözleşme ve ona dayanarak verilen senetlerden kaynaklandığını, Söz konusu senetlere ilişkin ödemeler bulunmasına rağmen senetlerden ikisi davalı şahıs ... tarafından .... İcra Müdürlüğü 2018/... Esas sayılı dosyasınca, diğer senet ise .... İcra Müdürlüğü 2015/... Esas sayılı dosyasınca alacaklısı davalı ... olarak işleme konulduğunu, Süreç içerisinde alacaklıya kısmi ödemeler yapıldığını, fakat alacaklı tarafından bu ödemeler icra dosyasına bildirilmediğini, kalan ödemelerle ilgili davalı şirketle, kalan kısmının bir kısmı nakit bir kısmı reklam yolu ile ödenmesi için borcun yeniden yapılanması noktasında 01/03/2021'de de sözleşme imzalandığını, söz konusu sözleşmenin de davalı şahsın şirket çalışanlarından birine karşı iş ahlakına aykırı davranışı nedeniyle yarım kaldığını, davalı şahısça da 08/07/2021 tarihinde feshedildiğini, Müvekkillerinin davalının yeniden yapılandırmaya ilişkin sözleşmeyi sona erdirmesinden sonra da icra dosyasındaki borcun ödenmesi için ödeme yapmaya devam ettiklerini, Davalıların iş bu ödemelerin hiç birini icra dairesine bildirmediğini, son olarak 05/07/2023 tarihinde icra dairelerine itirazi kayıtla ödemeler yapıldığını, Davalılara icra dairesi dışında yapılan harici ödemelerin bir kısmı davalının imzası karşılığı bir kısmı da davalının talimatı doğrultusunda davalının rabıtasının olduğu ... Inc adlı şirketin hesabına yapılmış olup ödemeler aşağıdaki gibi olduğunu, hesaptan yapılan ödemelerin bir kısmı şirket hesapları blokeli olduğundan şirket muhasebecisinin hesabından yapıldığını, 2015-2016 yıllarında 53.470 USD,Yapılandırma sözleşmesinin yürürlük döneminde 9.743 USD,Yapılandırma sözleşmesinin feshinden sonra 16.814 USD olmak üzere toplam 80.027 USD ödendiğini, Davalı taraflara mükerrer ödemelerin iadesi için başvurulduğunda davalı tarafından taleplerinin reddedildiğini beyanla: Davalı ... için; müvekkillerinin .... İcra Müdürlüğü 2018/... Esas sayılı dosyasına borçlu olmadığı halde yapmış olduğu asıl alacak ve ferileri ile birlikte dosyaya yapılan tüm ödemenin USD olarak, ödeme günlerinden itibaren işleyecek en yüksek faiziyle birlikte müvekkilere istirdadına, yargılama harç ve giderlerinin karşı tarafa tahmiline; Davalı şirket için; .... İcra Müdürlüğü 2015/... Esas sayılı dosyasına borçlu olmadığı halde yapmış olduğu asıl alacak ve ferileri ile birlikte dosyaya yapılan tüm ödemenin USD olarak, ödeme günlerinden itibaren işleyecek en yüksek faiziyle birlikte müvekkilere istirdadına, yargılama harç ve giderlerinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP /Davalı vekili cevap dilekçesinde ve özetle; Müvekkili şirketin .... İcra Müdürlüğünün 2018/.... Sayılı dosyasında taraf olduğunu, bu nedenle davacının açtığı huzurdaki dava kötü niyetli olup, davanın bu konuda reddedilmesinin gerektiğini, .... İcra Müdürlüğü 2015/.... sayılı dosyasındaki alacak ise, müvekkili şirket ile davacı arasında 01.05.2015 tarihinde yapmış oldukları sözleşme nedeniyle, davacının son fatura borcunu ödememesinden kaynaklı olduğunu, Davacının, sözleşmede, müvekkili şirkete reklam yeri kirası için aylık 10.000,00 USD + KDV ödeyeceğini taahhüt ettiğini, müvekkilinin her ay için fatura düzenleyip, davalılara gönderdiğini, davacıların Mayıs 2015 dönemi için kalan 7.044,36 TL borcu ile birlikte 04.06.2015 tarihli faturadaki 31.835,22 TL, toplam 38.835,22 TL fatura bedelllerini ödemediklerini, Müvekkili şirketin bu nedenle sözleşme gereği 10.000,00 USD + cezai şart + KDV + faiz dahil toplam 17.100,00 USD olan alacağına karşılık icra takibi yaptığını, Diğer taraftan davacının .... İcra Müdürlüğündeki dosyaya ilişkin iddiası, müvekkili şirket ile ilgili olmadığını, İcra takibindeki taraf ... olup, müvekkili şirketin bu icra dosyasının tarafı olmadığını, Buna rağmen davacının, huzurdaki davada ...'in ikamet yerini Almanya yerine Fenerbahçe olarak gösterdiğini, durumu arabulucunun fark ettiğini ve arabuluculuk şartı gerçekleştiğini, Huzurdaki davanın konusu olan sözleşmede ... taraf olmadığını ve arabuluculuk görüşmesi yapılmadığı gibi, yanlış adresler göstererek ...'i huzurdaki davaya dahil etmeye çalışmalarının kötü niyetli ve hukuka aykırı olduğunu, Kötü niyetli davacının, müvekkilinden alacağı olmadığı halde, alacağı varmış gibi huzurdaki davayı açtığını, fakat dosyaya iddiasını kanıtlayacak hiçbir belge sunamadığını, Diğer taraftan, 13/09/2018 tarihi itibariyle Türkiye de yerleşik kişilerin döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak işlem yapamayacağı gerçeğine rağmen davacı, icra dosyasına ödemiş olduğu TL alacağını kötü niyetle ya tutarsa mantığı ile dolara çevirerek, olmayan alacağını dolar olarak talep ettiklerini, Kanun ve kararname gereği 2018 ve 2022 tarihli kararlara istinaden hesaplamalar, sözleşmeler döviz olarak yapılamayacağını beyanla: Davacı tarafın kötü niyetli ve gerçeğe aykırı iddialarla açmış olduğu davanın reddine, Kötü niyetle alacağı olmamasına rağmen, alacağı varmış gibi dava açması ve alacağını TL yerine dolar olarak talep etmesi nedeniyle % 20 az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava menfi tespit ve istirdat istemine ilişkindir. 29/05/2025 tarihli celsede uyuşmazlık: Davacılar tarafından ihtirazi kayıtla .... İcra Müdürlüğü 2015/... Esas sayılı dosyasına ödenen 17.100 USD , 168.813,49 TL ve .... İcra Müdürlüğü 2018/... Esas sayılı dosyasına ödenen 47.287 USD, 273.721,44 TL nin USD olarak, ödeme günlerinden itibaren işleyecek en yüksek faiziyle istirdadı ve her iki icra takibi nedeniyle davacıların borçlu olmadığının tespiti istemi konusunda olduğu şeklinde tespit edilmiştir. Mahkememizce 16/01/2026 tarihli ara karar ile Davalı ... yönünden dava dosyasının tefriki ile yeni esasa kaydına karar verilmiş ve dosya iş bu esasa kaydedilmiştir. 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 Sayılı HMK.nun Sulh Hukuk Mahkemelerinin görevini düzenleyen 4. maddesinin 1/a bendi gereğince kiralanan taşınmazların İcra ve İflas Kanun'una göre ilamsız icra yolu ile tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dahil tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalar Sulh Hukuk Mahkemesinin görevine girmektedir. Mülga 1086 Sayılı HMUK'dan farklı olarak bu düzenlemede miktar ayırımı yapılmaksızın tahliye, alacak, tazminat, kiracılık sıfatının tespiti gibi tüm kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıkların çözüm yeri Sulh Hukuk Mahkemesi olarak gösterilmiştir. Somut olayda; Davacılar ile davalı ... arasındaki icra takibine konu alacağın 01/15/2015 tarihli reklam yeri kiralama ve kullanma sözleşmesinden doğan kira bedelinin ödenmemesinden kaynaklandığı anlaşılmıştır. Emsal; İstanbul BAM 12 HD nin 2025/1705-1963 sayılı kararı, İstanbul BAM 37 HD nin 2024/2580 - 2025/1039 sayılı kararı,Yargıtay 3. H.D. 2017/2591- 2017/6121 sayılı kararlarında; dış cephe reklam alanının ve reklam alanları işletme sözleşmelerinin kira ilişkisi olduğu kabul edilmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık da temel ilişki kira ilişkisi olduğundan, dava dosyasında Sulh Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu anlaşılmıştır. HMK.nun 1. maddesine göre, göreve ilişkin kurallar kamu düzeninde olup, aynı yasanın 114/1-c bendi uyarınca dava şartı olan bu husus, HMK.nun 115/1 maddesi gereğince mahkemece davanın her aşamasında kendiliğinden araştırılır. Dava dilekçesi ve eklerinin incelenmesinden tarafların arasındaki uyuşmazlığın kira ilişkisinden kaynaklandığı anlaşıldığından mahkememiz davaya bakmakla görevsiz olup, bu dava şartı noksanlığının sonradan giderilmesi de mümkün olmamakla, davanın saptanan dava şartı noksanlığı nedeniyle HMK.nun 115/2 maddesi uyarınca usulden reddine, karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki biçimde hüküm kurulmuştur. Yukarıda açıklanan nedenlerle; H Ü K Ü M / 1-Davanın HMK'nun 115/2. maddesi uyarınca aynı kanunun 114/l-(c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usulen reddine, mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, dosyanın görevli İSTANBUL SULH HUKUK MAHKEMESİNE gönderilmesine, 2-6100 Sayılı HMK'nun 20. maddesi gereğince görevsizlik kararı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren taraflardan birinin 2 hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının yetkili İSTANBUL SULH HUKUK MAHKEMESİNE gönderilmesini talep etmelerinin gerektiğinin, aksi taktirde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARATINA, 3-HMK'nun 20 maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip yasal iki haftalık sürede talepte bulunulduğunda dosyanın görevli Mahkemesi'ne tevzi edilmek üzere İstanbul Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosu'na GÖNDERİLMESİNE, 4-Harçların ve yargılama giderlerinin görevli mahkemece hüküm altına alınmasına, Dair, tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın taraflara tebliği tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne hitaben yazılacak dilekçeyle istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.16/01/2026

Başkan ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Katip ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2026/42, K. 2026/28, T. 16.01.2026, www.arakarar.com/karar/istanbul-15-asliye-ticaret-mahkemesi-2026-42-e-2026-28-k-1c06c649ed69