İlk Derece Mahkemesi · Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2026/42 E. 2026/166 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2026/42
- Karar No
- 2026/166
- Karar Tarihi
T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ... T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ "TÜRK MİLLETİ ADINA" GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO:
HAKİM : KATİP :
DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVA : Menfi Tespit- İstirdat (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : KARARIN YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit- İstirdat (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; Müvekkili aleyhine Konya/Ereğli İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasından takip başlatıldığını, takibe konu senedi ... firmasına siparişe karşılık verdiğini ancak davalının gerekli ürünleri teslim etmediğini, teslimatı ... firmasının yapacağı belirtildiği ancak bu firmanın da teslim etmediği gibi takibe girişildiği, ciroya ilişkin yapılan imza işlemlerinde problem olduğunu, ayrıca davalı tarafından senede ilişkin protesto çekilmediğini, anılan bu sebeplerle müvekkilinin borçlu olmadığının tespitini, müvekkilinden yapılan kesintilerin istirdat talebi ile iadesini, %20’den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı tarafça davaya cevap verilmediği anlaşılmıştır. Konya/Ereğli Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas sırası üzerinden yapılan yargılamasında görevsizlik kararı verilmiş ve dosya mahkememize gönderilmiş olup, ... Esas sırası üzerinden yargılamaya devam olunmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİLİMESİ VE GEREKÇE: Dava, menfi tespit isteminden ibarettir. Dava, bono da malen kaydı olduğu hallerde malların teslim edilmediği iddiasının ispat yükünün hangi tarafta olduğu cirantanın imzasının geçerli olup olmadığı, davacının bono hamili olan davalıya karşı borçlu olunmadığı hususunun tespitine ilişkindir. Takip dayanağı bonoda davacı keşideci, dava dışı ... Ltd. Şti'nin lehtar, takip alacaklısı ise hamil durumundandır. Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı Yasanın 818/1-c maddesi delaleti ile uygulanması gereken 677.maddesi uyarınca bir poliçe, poliçe ile borçlanmaya ehil olmayan kişilerin imzasını, sahte imzaları, hayali kişilerin imzalarını veya imzalayan ya da adlarına imzalanmış olan kişileri herhangi bir sebeple bağlamayan imzaları içerirse, diğer imzaların geçerliliği bundan etkilenmez. İmzaların bağımsızlığı(istiklali) şeklinde tanımlanan bu ilke, poliçeye atılan her geçerli imzanın (keşidecinin, cirantanın, avalistin, kabul eden muhatabın imzası gibi) sahibini bağladığını, geçersiz imzanın sahiplerini sorumlu kılmamalarına rağmen poliçenin geçerliliğini ortadan kaldırmadığını ifade eder. Geçerli imzaların sahipleri, başkasının imzasının geçersiz olduğunu ileri sürerek kambiyo sorumluluğundan kurtulamazlar; geçersiz bir imza sahibini bağlamaz. Ancak, ciro zincirini de koparmaz. “İmzaların istiklali (bağımsızlığı)” ilkesine göre, senedin asıl borçlusu olan keşidecinin imzasının sahte olması hali, diğer imza sahiplerinin (lehtarının veya diğer cirantaların) senetten kaynaklanan sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Poliçeye imza koyan kişi, diğer imzaların geçersiz veya sahte ya da mevhum kişilere ait olmasının riskini de taşır. Buna göre her imza kendi sahibini, diğer imzalardan bağımsız olarak bağlar. Poliçe üzerinde şekil bakımından tamam ve görünüşe göre sahibini bağlayan bir imzanın bulunması yeterlidir. Kanun yapıcı, 6102 sayılı Yasanın 677.maddesinde senedin geçerliliğinin, sorumluluktan tamamen bağımsız şekilde mevcut olabileceğini kabul etmiştir. Senetteki imzalar, bu imzalarda ismi geçen şahıslar yönünden herhangi bir sorumluluk yaratmasa bile, senet yine de geçerli kalır. Senedin geçerli kalmasının sonucu ise, diğer imzaların sahiplerinin sorumluluklarının devam etmesidir. (Bu açıklamalar için bkz, Prof.Dr. ... / Prof. Dr. ... ; Kıymetli Evrak Hukuku Esasları, 17. Baskı, İstanbul 2006, Sayfa 141-142; Prof. Dr. ... , Kıymetli Evrak Hukuku 2.Bası, Ankara 1997, Sayfa 414 vd; Prof. Dr. ... Doç. Dr. ... / Doç. Dr. ... Doç. Dr. ... ; Kıymetli Evrak Hukuku Ders Kitabı, İstanbul 2004, Sayfa 126 vd; Prof. Dr. ... Kıymetli Evrak Hukuku, 5.Baskı, Ankara 1999, Sayfa 122 vd;... ; Türk Ticaret Kanunu İkinci Cilt-Kıymetli Evrak ve Taşıma Ankara 1988 sh. 174 vd- sh.286-Yargıtay .HD.3.11.1987 tarih, ... Esas ve Karar sayılı kararı; Prof.Dr. ... ; Kıymetli Evrak Hukuku, İstanbul 1998, sh.58 vd; ... ; Türk Ticaret Kanunu Şerhi, İkinci Cilt, Üçüncü Baskı Ankara 1990 sh.1611 vd.) Zincirleme ve birbirine bağlı, lehtardan hamile değin tam ve düzenli yani kesintisiz cirolar hak sahipliğine karine sayılır. Cirolar arasındaki zincirleme bağlılığın gözlenmesi sadece dış görünüm bakımından yapılır. Başka bir anlatımla, ciro silsilesinin (zincirinin) muntazam bir şekilde birbirini takip edip etmediğini incelerken dış görünüşü incelemek yeterli olup, cirantalardan birinin imzasının sahte olması veya temsilci sıfatıyla senedi imzalayan şahsın imza yetkisinden yoksun olması ciro zincirini etkilemez (... , Yargıtay Uygulaması Işığında Ticari Senetlerin iptali Davaları ve Ticari Senetlere Özgü Sorunlar, İstanbul 1984, sh.295; ... ; Türk Ticaret Kanunu Şerhi, İkinci Cilt, Üçüncü Baskı, Ankara 1990, sh. 1646-1647; ... , Kambiyo Senetlerinde Temlik Cirosu, İstanbul 1998 sh. 255 vd; ... ; Uygulamalı Türk Ticaret Kanunu, 1.cilt Ankara 1988, sh. 807; ... ; Uygulamada Ticari Senetler: Ankara 1998 sh. 363) Hamilin ciro yoluyla senedi devraldıktan sonra cirantasını takip etme gibi yasal bir zorunluluğu bulunmamaktadır. TTK’da yer alan ve kambiyo hukukuna ilişkin ilkeleri belirleyen kuralların kişiden kişiye değişebilen “hayatın olağan akışı” şeklindeki subjektif bir takım değerlendirmelerle ortadan kaldırılması doğru görülemez. Kambiyo senetlerinde imzaların istiklali(bağımsızlığı) ilkesi ile ilgili olarak Daire uygulaması istikrar kazanmıştır (Yargıtay .HD.’nin 17.02.2011 tarih, ... E, ... K; 31.03.2011 tarih ... E, ... K; 18.04.2011 tarih ... E, ... K; 13.05.2010 tarih ... E, ... K; 14.10.2010 tarih, ... E, ... K; 21.03.2012 tarih ... E, ... K. sayılı kararları). Bu açıklamalar karşısında somut olayın değerlendirilmesine gelince; dava konusu bonoda davacı keşideci durumunda olup, takip alacaklısı senede ciro yoluyla hamil olmuştur. Görünüşe göre ilk ciro, senedin lehtarı durumundaki dava dışı takip borçlusu ... Ltd. Şti imzası ile yapılmıştır. Davacı, kendi imzasını inkar etmemektedir. Senet metnine göre ciro silsilesinde şeklen bir kopukluk bulunmamaktadır. Yukarıda açıklanan imzaların istiklali ilkesi karşısında senetteki herhangi bir imzanın sahteliği dahi yalnızca imza sahibini ilgilendiren bir durum olup bu durum keşideciyi sorumluluktan kurtarmaz. Bu nedenle davacının cirantanın imzasının sahte olduğu iddiası ile imza incelenmesi yapılması talebi ret edilmiştir. Bu yönde bir inceleme yapılmamıştır. Dava konusu senedin kambiyo vasfına haiz olup malen kaydı içerdiğinden mal teslim edildiğine karine teşkil etmesi nedeniyle davacının malın teslim edilmediğinin yazılı delil ile ispatlaması gerektiği, davacı tarafça yazılı bir delil sunulmadığı anlaşılmıştır. Davacı tarafça açıkça yemin deliline dayanılmadığından bu hususta bir hatırlatma yapılmamış ve ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının davasının REDDİNE, 2-Peşin olarak alınan 615,40 TL harcın, alınması gereken 732,00 TL harçtan mahsubu ile bakiye 116,60 TL eksik harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA, 3-Arabuluculuk görüşmelerinden dolayı Hazine tarafından (suçüstü ödeneğinden) yapılan 4.700 TL. yargılama giderinin, davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, bu amaçla 492 s. Harçlar Kanunu'nun 28/a maddesi gereğince harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 5-Davalı taraf, kendini vekille temsil ettiğinden , A.A.Ü.T'ne göre tayin ve taktir olunan 53.600 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 6-Davacı tarafından yatırılan gider avansından arta kalan kısmının HMK 333.maddesine göre karar kesinleştiğinde DAVACIYA İADESİNE, Dair ; tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 345. maddesi gereğince ( 2 ) hafta içerisinde, ilgili BAM Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 03/03/2026
Katip Hakim
Bu belge 5070 sayılı kanun uyarınca Elektronik İmza ile imzalanmıştır.