İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/366 E. 2026/346 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/366
- Karar No
- 2026/346
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2026/366 Esas KARAR NO: 2026/346 DAVA: Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 14/04/2026 KARAR TARİHİ: 15/04/2026
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile Davalı şirket arasında ilki ---- tarihli ve bilahare ikincisi ----- yapıldığını ve satıcı muhatap firma ----imzasına havi olarak taraflarca imza altına alındığını, müvekkilinin işbu sözleşme gereği tespit edilen ödeme planına göre ödemelerine başladığını ve zamana yayılan taksitlerle ödemelerini----- olarak tamamladığını, sözleşmede belirtildiği üzere dairelerin teslimi aşamasında ödenmesi gereken bakiye------------- ödemek için hazır tutmakta olduğunu, davalı şirketin, inşaat çalışmaları sürerken ve davacı müvekkilinin sözleşmeye göre belirlenen ödeme takvimine göre ödemelerine devam ederken, ----- tarihli ilk sözleşmede belirlenmiş olan dairelerin satış bedelleri belirlenmesi konusunda hataya düşüldüğü ve yeniden sözleşme akdi yapılarak ilk sözleşmenin tadilinin gerektiği konusunda müvekkiline bildirim yaptığını ve yapılan görüşmeler sonucunda davalı firmanın yeniden yaptığı hesaplama ve bedel tespiti müvekkili tarafından kabul görerek----- tarihinde yeni bir sözleşme yapıldığını, anılan --- sözleşme konusunun aynen ; ------ düzenlenen ------------- parselde kat karşılığı İnşaat sözleşmesine karşılığı Müteahhide düşen dairelerden---------- den oluşan oluşan 3 adet bağımsız bölüm gayri menkullerin ekteki şematik krokide belirtilmiş olup numaralar değişse bile ekteki krokide geçen konumlar geçerlidir. Daire gavrimenkullerin iş bu taşınmaz satış sözleşmesine uygun olarak belirlenen satış bedeli karşılığında ------------ satmayı kabul, beyan ve taahhüt etmişlerdir... " şeklinde olduğunu, anılan --- ikinci sözleşme konusunun --------------yevmiye no ile düzenlenen --------------- parselde kat karşılığı İnşaat sözleşmesine karşılığı Müteahhide düşen bağımsız bölümlerden ----- kesinleşip, mal sahipleri ile seçim yapıldıktan sonra ... tarafından seçilecek 3 adet dairelerin iş bu taşınmaz satış sözleşmesine uygun olarak belirlenen satış bedeli karşılığında Alıcıya satmayı kabul, beyan ve taahhüt etmişlerdir..." şeklinde olduğunu, anılan iş bu ikinci Sözleşmenin 3.A maddesinde sözleşmeye konu üç adet dairenin satış bedeli toplam ------olarak belirlendiğini, anılan ikinci sözleşmenin 3.B maddesinde ---- cayma bedeli de belirlendiğini yine aynı sözleşmenin 3.E maddesinde ise dairelerin teslim tarihi olarak "ruhsat tarihinden itibaren 16 ay içinde teslim edileceği " belirtildiğini, müvekkilinin davacı ... iş bu ikinci sözleşme gereği tespit edilen yeni bedel ve ödeme planına da uygun olarak ödemelerini ilk sözleşme gereği yerine getirmekte olduğu miktar ve tarih üzerinden devamla sözleşmede belirlenmiş olduğu üzere aylık ödemelerle yeni tespit ve plana göre de ödemelerine kaldığı yerden devam ederek toplamda--------- ödeme yaptığını, bakiye ödeme konusu ise, sözleşmenin 3.A Maddesinin son cümlesinde belirtildiği üzere "daire tesliminde bakiye kapanacaktır" şeklinde olduğunu, hal böyle olmakla birlikte; gelinen aşamada inşaat davalı firma tarafından tamamlandığını ve bir kısım daire sahipleri de taraflarına tahsis olunan dairelerinin tefrişat tamamlama ve düzenleme işlerini yapmak üzere dairelerini fiili olarak teslim aldıklarını, bu aşamada müvekkilinin davalı firmaya müracaat ederek, aralarında akdedilmiş sözleşmelerde belirtilen şekilde daire seçimlerini yaparak seçmiş olduğu dairelerin kendisine fiili teslimin yapılması için müteaddit defalar davalı şirkete müracaat etmesine rağmen olumlu yanıt alamadığını ve daireler müvekkiline teslim edilmediğini, hatta haricen edindikleri bilgilere göre; müvekkiline verilmesi gereken bazı dairelerin davalı firma tarafından, hakkaniyete, ahde vefaya, basiretli tacir olma sorumluluğuna uymayarak ve hukuka aykırı olarak, üçüncü kişilere satışının yapıldığı bilgilerine erişmiş bulunmakta olduklarını, davalı şirketin tüm müracaatlarını cevapsız bırakmasının, görüşme taleplerine cevap vermemesi ve nihayetinde yetkililerinin müvekkilinin telefonlarına cevap vermemeye başlaması üzerine ;---------keşide numaralı ihtarnamesi ile mezkur sözleşmelerde taahhüt ettikleri üzere sözleşmelerde belirtilmiş olan 3 adet dairenin tarafımıza fiili teslimini yapılmasını veya güncel bedellerinin taraflarına ödenmesini, ihtaren bildirdiklerini, davalı şirketin iş bu ihtarnamelerine vekili ----------- keşide numaralı ihtarname ile cevap verdiğin ve davalı şirketin iş bu cevabi ihtarnamesinde davaya konu dairelerin tesliminin hukuken imkansız hale gelmesi sonucu teslim edilmeyeceğini, davalı şirket tarafından herhangi bir ifa yapılmayacağını beyan ettiğini tüm bu nedenlerle açmış oldukları davanın kabulü ile öncelikle dava konusu üç adet dairenin/taşınmazın müvekkiline aynen teslimine, bu talebin kabul edilmemesi halinde taşınmazın dava tarihindeki rayiç (sürüm) bedelinin bilirkişi marifetiyle tespit edilerek davalıdan tahsiline, bu talebin de kabul edilmemesi halinde ödenmiş olan ----- ödeme tarihinden itibaren her ödeme tarihi için işleyecek ve denkleştirici adalet kuralına uygun olarak hesaplanacak, faizi ile birlikte tahsiline, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Dava, harici taşınmaz satış sözleşmesinden kaynaklanan, satışa konu taşınmazların iadesi, olmadığı takdirde rayiç değerinin tahsili istemine ilişkindir. TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir.Somut olayda uyuşmazlık; taşınmaz satış sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Taşınmaz satış sözleşmeleri 6102 Sayılı TTK'nun 4. maddesinde 6098 Sayılı TBK'na atıfta bulunulmak suretiyle sayılan sözleşmelerden olmadığından, dava mutlak ticari dava niteliği taşımamaktadır. Davalı şirket tacir olmakla beraber, davacı ... gerçek kişi olup tacir sıfatı bulunmamaktadır. Satışa konu taşınmazların 3 adet daire niteliğinde bağımsız bölüm olduğu, dosya kapsamında davacının tacir olduğuna ilişkin bir delil ve iddia bulunmadığı, bu aşamada her iki tarafın da tacir olduğunun söylenemeyeceği gibi ön ödemeli taşınmaz satışının ticaret kanununda da düzenlenmediği, sözleşmeye konu taşınmazların da ticari amaçla satın alınıp alınmadığı hususunun da bu aşama da belli olmadığı anlaşılmakla, uyuşmazlığın genel hükümler çerçevesinde, Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp, sonuçlandırılması gerekmektedir Buna göre mahkememiz görevsiz olup, görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesi olduğundan ----------- Karar sayılı ilamları da dikkate alınarak; görev kamu düzenine ilişkin olup, mahkemece re'sen dikkate alınacağından ve görev dava şartı olduğundan, ------ sayılı ilamı doğrultusunda doya üzerinden yapılan inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 114/1-c ve 115/2 maddesine göre mahkememizin görevsizliğine ve davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine dair tensiben aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-) DAVANIN GÖREVSİZLİK NEDENİYLE USULDEN REDDİNE, 2-) Kararın kesinleşmesinden itibaren 2 hafta içinde talep edilmesi halinde dosyanın görevli ve yetkili -------NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, 3-) 6100 sayılı HMK md. 331/2 uyarınca harç ve yargılama giderlerinin görevli mahkemede hüküm altına alınmasına ancak Mahkememiz görevsizlik kararı sonrasında görevli ve yetkili mahkemede yargılamaya devam edilmemesi ve bu durum belirtilerek Mahkememizden talepte bulunulması durumunda harç ve yargılama giderleri konusunda Mahkememizce karar verilmesine, 4-)Dava dilekçesindeki ihtiyati tedbir talebinin görevli mahkemece ele alınmasına, Dair; tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde ------ Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 15/04/2026