İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/338 E. 2026/333 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/338
- Karar No
- 2026/333
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2026/338 Esas KARAR NO: 2026/333 DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 02/04/2026 KARAR TARİHİ: 06/04/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; huzurdaki dava bakımından dava şartı arabuluculuğa başvuru zorunluluğu bulunmadığını, zira eldeki uyuşmazlık, trafik kazasından kaynaklanan ve ------kapsamında kalan zararlara ilişkin olup, ------ Karar sayılı kanun yararına bozma kararında da açıkça belirtildiği üzere, karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigortacısına karşı açılacak davalar zorunlu arabuluculuk dava şartına tabi olmadığını, --- tarihinde, davalı --- adına kayıt ve tescilli -- plaka sayılı araç, yine davalı ---- sevk ve idaresi altında iken müvekkilimiz adına kayıt ve tescilli ---- plaka sayılı araca çarpmış ve maddi hasarlı trafik kazası gerçekleştiğini, kaza tespit tutanağından da anlaşılacağı üzere, müvekkilinin aracıyla seyir halindeyken ---- plaka sayılı aracın sürücüsü------ alkol etkisi altındayken, müvekkilinin aracının sol arka ve muhtelif kısımlarına kendi aracının ön kısmıyla çarptığını, bu çarpışma sonucunda müvekkilimizin aracı savrulmuş ve solda bulunan bariyerlere çarparak durduğunu, kazanın meydana gelmesinde davalı ---, tam ve asli kusurlu olduğunu, davalıya ait ---- plakalı araç;---- davalı sigorta şirketi tarafından------ sigortalandığını, dolayısıyla davalı şirketin, numarası bildirilen poliçe kapsamında müvekkilinin maddi zararından sorumlu olduğunu, davaya konu kaza gerçekleşmeden önce söz konusu araç; müvekkilimizin günlük işleri için kullanılmakta, müvekkilimizin gitmesi gereken yerlerin tamamına söz konusu araçla gidildiğini, ancak, davaya konu kaza sebebiyle söz konusu araç onarımda olduğu dönem boyunca kullanılamadığından müvekkilinin oldukça olumsuz etkilendiğini, tüm işler ikame araç kiralanarak halledilmeye çalışılmış, bu nedenle de müvekkilinin zaman ve para kaybına uğradığını, ----- tarihli kaza sebebiyle müvekkilimizin aracı 45 gün boyunca onarımda kalmış, müvekkilimizin aracından mahrum kalmasından kaynaklı oluşan zarar sebebiyle talep artırım sunma hakkımız saklı kalmak kaydıyla HMK 107. Maddesi uyarınca şimdilik ---belirsiz alacağın davalı -----alınıp müvekkiline ödenmesini, davalıların kendisine ait taşınır ve taşınmazları sattığı veya muvazaa yoluyla satmış gibi gösterdiği takdirde alacağı tahsil etme kabiliyeti ortadan kalkacaktır. Müvekkilimizin hakkını elde etmesinin imkansızlaşmaması için müvekkilimizin maddi durumu da dikkate alınarak teminatsız olarak davalı tarafa ait sicile kayıtlı taşınır ve taşınmaz mallara, alacağımızı karşılayacak ölçüde satılıp devretmeyi engellemek amacıyla ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini, davanın kabulüne, müvekkilinin hakkını elde etmesinin imkansızlaşmaması için müvekkilimizin maddi durumu da dikkate alınarak teminatsız olarak davalı tarafa ait sicile kayıtlı taşınır ve taşınmaz mallara, alacağımızı karşılayacak ölçüde satılıp devretmeyi engellemek amacıyla ihtiyati haciz konulmasına, Talep artırım sunma hakları saklı kalmak kaydıyla HMK 107. Maddesi uyarınca şimdilik --- belirsiz değer kaybı bedelinin davalıların temerrüde düştüğü tarih olan -----tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline ve müvekkilimize verilmesine, talep artırım sunma hakları saklı kalmak kaydıyla HMK 107. Maddesi uyarınca şimdilik ---- belirsiz araç mahrumiyet (ikame araç bedeli) bedelinin davalının temerrüde düştüğü tarih olan ---- tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ---- tahsiline ve müvekkilimize verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Davanın zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulmadan açılmış olması sebebiyle, Dosya davalı -----yönünden tefriki ile yeni bir esasa kaydedilmiştir.Ticari davalar TTK. 4. maddesinde; mutlak ve nispi ticari dava olarak düzenlenmiştir. Uyuşmazlığın Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenen bir hususa ilişkin olması veya davanın ticaret mahkemesinde görüleceğine dair açık bir yasal düzenlemenin bulunması halinde mutlak ticari dava, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan uyuşmazlıklarda ise; nispi ticari dava sözkoınusu olup, ticaret mahkemesi görev alanı içinde kalacaktır. TTK.'nın 5. maddesine göre; Asliye Ticaret Mahkemeleri, tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleri ile özel kanunlardan doğan özel hükümler uyarınca ticaret mahkemesinde görülecek diğer dava ve işlere bakmakla görevlidir.Dava, trafik kazasından kaynaklı davacının aracında meydana gelen zarar sebebiyle maddi tazminat istemine ilişkindir. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesi uyarınca, "(1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır. (2) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir."Huzurdaki dava açılmadan önce zorunlu arabuluculuğa başvurulmuş olması TTK.'nun 5/A ve HMK'nun 114/2. maddeleri uyarınca dava şartıdır. Dava şartlarına ilişkin kurallar kamu düzenindendir. “Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler”(HMK115.md.). Yasada açıkça dava şartlarının her aşamada Mahkemece kendiliğinden araştırılacağı düzenlendiğinden ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 2. bendinin son cümlesi uyarınca "arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesi" gerekmektedir. Davacı vekili tarafından arabuluculuğa başvurulmadığının bildirildiği, davalı ---- yönünden ticari dava olduğu ve Mahkememizin görevli olduğu, arabuluculuk dava şartının gerekli olduğu görülmüştür.Tüm bu nedenlerle; TTK.'nun 5/A, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 2. bendinin son cümlesi, HMK'nun 114/(2) ve 115. maddeleri uyarınca, huzurdaki davada, davalı ---- yönünden arabuluculuk dava şartıgerçekleşmediğinden, dava şartı yokluğu sebebiyle davanın usûlden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davanın zorunlu arabuluculuk dava şartı bulunmadığından USULDEN REDDİNE, 2-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 3-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 4-Kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesini müteakip HMK madde 333/1 uyarınca yatıran tarafa iadesine, 5-Yeterince harç alındığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 6-Usul ekonomisi ilkesi gereği; dosya üzerinden karar verildiğinden, kararın HMK madde 27/1-2 uyarınca taraflara tebliğine, Dair, dosya üzerinden tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde-----Adliye Mahkemesi’ne İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 06/04/2026