İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/221 E. 2026/297 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/221
Karar No
2026/297
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2026/221 Esas KARAR NO : 2026/297 DAVA : Şirketin İhyası DAVA TARİHİ : 05/03/2026 KARAR TARİHİ : 01/04/2026

Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle: Müvekkil Kurum, koruma ve güvenlik hizmetlerinin yürütülmesi amacıyla davalı firmalardan ihale yoluyla özel güvenlik hizmet alımı yaptığını, bu ihalelerde davalı firmalar ile müvekkil Kurum arasında 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu ve 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanununa göre belirlenen usul ve esaslara uygun olarak hazırlanan Özel Güvenlik Hizmet Alımına Ait Hizmet Sözleşmesi imzalandığını, müvekkil Kurum ile davalı şirket arasında akdedilen hizmet alım sözleşmeleri kapsamında, dava dışı -------- isimli işçi, davalı tarafından alt işveren işçisi sıfatıyla müvekkil Kurum bünyesinde çalıştırıldığını, dava dışı ---------,-------- Çalışma ve iş kurumu il müdürlüğünde sürekli işçi statüsünde, güvenlik görevlisi unvanıyla görev yapmakta iken, 14.12.2024 tarihinde emekliye ayrıldığını, müvekkil kurum, asıl işveren sıfatıyla, dava dışı işçinin toplam hizmet süresine ilişkin olarak hesaplanan 728.488,62 TL net kıdem tazminatının tamamını, 15.01.2025 tarihinde dava dışı -------- ödendiğini, davalı ---------- Şirketi’nin terkin kaydı tespit edildiğini, -------- Asliye Hukuk Mahkemesince taraf teşkilinin sağlanması amacıyla, ihya davası açılmak üzere tarafımıza iki hafta kesin süre verildiğini, adı geçen firmanın adresi ---------- olduğundan, terkin edilen firmanın bağlı olduğu ...nün davaya dahil edilmesi zorunluluğu doğduğunu, açılan davanın kabulünü ve adı geçen firmanın ihyasına karar verilmesini, yargılama masraflarının ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle: dava konusu şirketin ticaret sicil dosyası incelendiğinde; ---------- ticaret sicil numaralı nokta özel güvenlik savunma sistemleri eğitim ve danışmanlık hiz.limited şirketi'nin sicil kaydının aktif olduğunu, şirketin re'sen terkin kapsamında olmadığı gibi ttk m. 529 vd. kapsamında da herhangi bir işlem tesis edilmediği gibi şirketin tasfiyeye dahi girmediği bu itibarla, tasfiye sonu işlemleri içinde müvekkil müdürlükçe herhangi bir işlem tesis edilmediğini, dava konusu --------- şirketi'nin tüzel kişiliği sona ermediğinden/ticaret sicilinden terkin edilmediğinden yani, davacının hukuki yararı bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, dava konusu şirketin sicil kaydı terkin edilmediğinden ihya (ek tasfiye) karar verilmesi mümkün olmadığını, dava konusu şirketin tasfiyeye dahi girmediği, tüzel kişiliği sona ermediğinden yukarıda da açıklandığı huzurdaki davada, davacının ihya talebinde (ek tasfiye) hukuki yararı bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, dava konusu şirketin ticaret odası kaydının terkin edilmesi şirketin tüzel kişiliğini ortadan kaldırmadığı gibi tüzel kişilik bakımından aslolan, şirketin ticaret sicili kaydı olduğunu, dava konusu şirketin sicil kaydı aktif olduğundan diğer bir ifadeyle, dava konusu şirket ticaret sicilinden terkin edilmediğinden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini beyan ve talep etmiştir. Dava, hukuki niteliği itibarıyla --------- Ticaret Sicil Müdürlüğünden tasfiyesi sonlandırılarak sicilden terkin edildiği beyan edilen şirketin Mahkeme dosyası ile sınırlı olmak kaydı ile TTK 547. maddesi uyarınca ek tasfiyesi için ihyası istemine ilişkindir.TTK 547'nci maddesi; "(1) Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. (2) Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir. " hükmünü ihtiva etmektedir. Ek tasfiye geçici bir önlemdir. Ek tasfiye ile yeni bir hukuki durum meydana getirilmemektedir. Tasfiyede yapılması gereken bazı işlemler bakımından ek tasfiyeye gereksinme duyulabilir. Bunlar sınırsız sayıda olup, yasanın gerekçesinde örnek kabilinden belirtilmiştir. Söz gelimi; bazı aktifler dağıtım dışı kalmışsa mal varlığının dağıtımı esnasında ilgili yasal hükümlere uyulmamışsa, organlara sorumluluk davası açılacaksa ek tasfiye gereklidir. Şirket tasfiyesinin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olması halinde son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar şirket merkezinin bulunduğu yerdeki mahkemeden bu ek işlemler sonuçlanıncaya kadar, şirketin ihyası, yani yeniden tescilini isteyebilirler. Toplanan tüm dosya kapsamı ve delillerin incelenmesi ve değerlendirilmesi sonucunda; eldeki davada ihyanın dayanağı şirketin tasfiyesi talep edilmiş olup, şirketin sicilden terkin edilmediği gibi ticari sicil kayıtlarına göre kaydının aktif olduğu, davayı açmakta davacının hukuki yararının bulunmadığı anlaşılmakla davanın reddine karar vermek gerekmiştir. Hukuk davalarında genel kural, yargılama giderlerinin (ve vekalet ücretinin de yargılama giderlerinden sayıldığı) davada haksız çıkan tarafa yükletilmesidir (HMK m. 326). Ancak bu genel kuralın istisnaları mevcuttur. Bu istisnalardan biri olan "dava açılmasına sebebiyet verme" ilkesiyle ilgilidir Davacının dava açma sebebinin ihya davası açmak üzere kendisine gönderilen muhtıra sebebiyle olduğu anlaşılmakla dava açılmasına davacı sebep olmadığından davacı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmemiştir. Yukarıda açıklanan sebeplerle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın REDDİNE 2-Davacı taraf harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, 3-Yargılama sırasında davacının yapmış olduğu masrafların üzerinde bırakılmasına, 4-Yargılama sırasında davalı tarafın yapmış olduğu masraf bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5-Karar kesinleştiğinde, HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca, artan gider avansının talep halinde yatıran tarafa iadesine, Dair, davacı vekili yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde dilekçe ile başvurulacak İSTİNAF yolu açık olmak üzere OYBİRLİĞİ ile verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 02/04/2026

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2026/221, K. 2026/297, T. 01.04.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-221-e-2026-297-k-7895f6cdf009