İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2026/220 E. 2026/268 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2026/220
- Karar No
- 2026/268
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/220 Esas KARAR NO : 2026/268
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 12/03/2026 KARAR TARİHİ : 30/03/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 18.12.2025 tarihinde, park halinde bulunan müvekkiline ait ... plakalı araca davalıya ait ... plakalı aracın çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiş olduğunu, işbu kazada, kaza tespit tutanağından görüleceği üzere ... plakalı araç sürücüsü KTK 84/1-l maddesi uyarınca %100 oranında kusurlu olduğunu, dava konusu 18.12.2025 tarihli kaza sonucu müvekkiline ait ... plakalı araçta meydana gelen hasarın onarımını, dava dışı ... Sigorta A.Ş. tarafından davalıya ait aracın ... numaralı Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Poliçesi kapsamında ... no.lu hasar dosyası açılarak gerçekleştirildiğini, bu nedenle, ... A.Ş.’ye müzekkere yazılarak ... nolu hasar dosyasının celbini, ayrıca dosyada eksik evrak kalmaması adına Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezine müzekkere yazılarak davaya konu araçlarla ve kaza ile ilgili bilgi ve belgelerin istenilmesini, müvekkiline ait araç, dava konusu kaza nedeniyle serviste kalmış olduğunu, serviste kaldığı süre boyunca müvekkili tarafından kullanılamadığından işbu davaya konu olan hak mahrumiyeti de meydana geldiğini, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 49. maddesi uyarınca davalı kusuruyla müvekkiline verdiği zararlardan sorumlu olduğunu, Türk Borçlar Kanunun 49. maddesi: “Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlü olduğunu, zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlü olduğunu, müvekkili dava konusu araç, ruhsatından da anlaşılacağı üzere yolcu nakli amacıyla ticari kazanç elde etmek üzere kullandığını, ancak, müvekkili bu kaza sebebiyle aracının onarımda kaldığı süre boyunca aracını kullanamadığından kazanç kaybı meydana geldiğini, bu durumun müvekkilinin mağduriyetine sebebiyet verdiğini, kazanç kaybı ya da araç mahrumiyeti talep edilirken belge gösterme zorunluluğu olmadığını, davalıya ait ... plakalı aracın kullanım amacının yük nakli - ticari olduğu göz önüne alındığında huzurdaki dava, Asliye Ticaret Mahkemesinde ikame edilmiş olduğunu, dava şartı gereği taraflarınca 18.02.2026 tarihinde müvekkili adına zorunlu arabuluculuk yoluna başvuruda bulunulmuş ise de taraflar arasında mutabakat sağlanamadığını ve 10.03.2026 tarihli son oturum tutanağıyla arabuluculuk görüşmelerinin anlaşamama şeklinde sonuçlandığının tutanak altına alındığını, açıklanan tüm sebeplerle davaya konu kaza sebebiyle, belirsiz alacak davası olarak şimdilik 100,00-TL’lik hak mahrumiyet bedeli alacağının kaza tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte tahsilini, davanın kabulü ile bilirkişi raporu ile tespit edildikten sonra artırılmak üzere şimdilik 100,00-TL araç mahrumiyet bedeli alacağının kaza tarihi olan 18.12.2025 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı tarafından yasal süresi içerisinde cevap dilekçesi sunulmadığı ve bu suretle iddiaların inkarı cihetine gidildiği anlaşılmıştır. Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe: Dava 18/02/2025 tarihli trafik kazasına ilişkin davacının maliki olduğu ... plaka sayılı araca dair araç mahrumiyet bedelinin karşı araç sürücüsünden tahsili istemine ilişkindir. 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 307.maddesinde düzenlenen feragat, davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesi olup, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı olmaksızın (HMK md.309/2), hüküm kesinleşinceye kadar her zaman (HMK md.310) davacının tek taraflı irade beyanıyla dilekçe ile veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılabilen (HMK md.307), kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğuran (HMK md.311) ve rücu edilemeyen usul işlemidir. Bu işlemin vekil tarafından yapılacaksa vekilin vekâletnamesinde özel yetkinin bulunması gerekir (HMK md.74). Feragat ve kabul beyanında bulunan taraf, davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkum edilir. Davadan feragat veya davayı kabul veya sulh mahkemenin ilk celsesinde vuku bulursa, karar ve ilam harcının üçte biri, daha sonra olursa üçte ikisi alınır (Harçlar Kanunu 22/1). Davadan feragat, davayı kabul ve sulh, içerikleri itibariyle birer maddi hukuk işlemi olmakla birlikte, yapılış şekli itibariyle birer usulü işlemdir. Bu nedenle söz konusu işlemler bir taraftan maddi hukuk anlamında uygulama imkânı bulan iradeyi bozan hâllere dayanılarak iptal edilebilirken, diğer taraftan kesin hüküm gibi sonuç doğurmaktadır. Dosya kapsamında davacı vekilinin 25/03/2026 tarihli feragat dilekçesi özetle; davadan feragat ettiklerini, gerekleri işlemlerin yapılmasını, davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmesini, ön inceleme duruşması yapılmamış olması sebebiyle harcın üçte biri oranına hükmedilmesini talep ettiği anlaşılmaktadır. Davanın tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri "Tazminat" davası olması, davacı vekilinin vekaletnamesinde feragat etmeye özel yetkisi bulunması, feragatin karşı tarafın yahut mahkemenin muvafakatine bağlı olmaması hususları nazara alınarak davacı vekilinin kayıtsız ve şartsız feragati sebebiyle davanın reddine karar verilmesi gerekmektedir. Anılan gerekçelerle davacının kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğuran ve ön inceleme duruşması yapılmadan önce sunulan feragat beyanı sebebi ile davanın feragat nedeniyle reddine, yargılama giderlerinin 6100 Sayılı HMK'nın 312. maddesi uyarınca davacı üzerinde bırakılmasına dair karar vermek gerekmiş ve hüküm aşağıdaki şekilde kurulmuştur. H Ü K Ü M : İzah olunan nedenlerle; 1-Davanın feragat nedeniyle REDDİNE, 2-Alınması gereken karar ve ilam harcı olan 244,00-TL'nin, başlangıçta peşin alınan 732,00-TL peşin harcın mahsubu ile fazla alınan 488,00-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine, 3-Davacı tarafından yargılama nedeniyle yapılan 396,60-TL posta ve tebligat giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafından herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5-Dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 6.000,00-TL arabuluculuk ücretinin, davada haksız çıkan davacıdan alınarak 6183 sayılı Kanuna göre tahsili ile hazineye irat kaydına, 6-HMK 333. maddesi uyarınca taraflarca yatırılan ancak kullanılmayarak artan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde re'sen ilgili tarafa veya vekillerine iadesine, Dair, tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 (iki) hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf yoluna başvuru konusu edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde karara karşı istinaf yoluna başvurulmaması halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.30/03/2026
Katip ... ¸e-imzalıdır
Hakim ... ¸e-imzalıdır