İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/167 E. 2026/133 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/167
Karar No
2026/133
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/167 Esas KARAR NO : 2026/133

DAVA : İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 23/02/2026 KARAR TARİHİ : 24/02/2026

Mahkememizde görülmekte olan İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ...A.Ş. ... Şubesi’ne ait, keşidecisi ..., lehtarı ... olan, ... seri numaralı, 05.12.2025 keşide tarihli ve 160.000,00 TL bedelli çekin müvekkilinin, borcuna karşılık olarak çeki nama yazılı şekilde ...’a verdiğini, çek, yetkili hamil ...’un elinde iken 28.05.2025 tarihinde kaybolduğunu, ...'un, 29.05.2025 tarihinde ... Polis Merkezi Amirliği’ne başvurarak ... evrak numarası ile şikâyetçi olduğunu, çek üzerinde ...’un herhangi bir devir cirosu veya imzası bulunmadığını, çekin keşideci tarafından doğrudan ... adına düzenlendiğini, çek kaybolduktan sonra yetkili hamil ...'un, .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... Esas sayılı dosyasında “Çek Zayi Nedeniyle İptal” davası açtığını, Mahkeme, yargılama sürecinde öncelikle tedbiren ödeme yasağı kararı verdiğini, yargılama sonunda ise çekin zayi olduğuna kesin olarak karar verdiğini, müvekkilinin, bu süreçte borcunu sona erdirmek amacıyla çek bedelini doğrudan lehtar ...’a ödediğini, buna rağmen söz konusu çalıntı çekin, .... İcra Müdürlüğü’nün 2025/... Esas sayılı dosyası ile ihtiyati hacze konu edildiğini, müvekkilinin tüm taşınır ve taşınmaz malları ile mevduatları üzerine haciz uygulandığını, müvekkilinin, zararın büyümemesi ve ticari itibarının zedelenmemesi adına cebri icra tehdidi altında ödemeyi ihtirazi kayıt ile gerçekleştirdiğini beyanla; müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine, müvekkilinin cebr-i icra tehdidi altında ödemek zorunda kaldığı meblağın istirdatına, kötü niyet tazminatına ve para cezasına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. GEREKÇE: Dava; menfi tespit ve istirdat talebine ilişkindir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 1. maddesi mahkemelerin görevinin ancak yasa ile belirlenebileceğini ve göreve ilişkin kuralların kamu düzenine ilişkin olduğunu açıkça ifade etmiştir. Kesin yetki halleri de bu çerçevede değerlendirilir. Bu yasal düzenlemeye paralel olarak görev ve kesin yetki halleri dava şartları arasında sayılmıştır .(HMK m.114/1-c ve ç) 26/9/2004 tarihli ve 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun "Hukuk mahkemelerinin kuruluşu" başlıklı 5. maddesinin 17/4/2013 tarihli ve 6460 sayılı Kanunun 10. maddesiyle değişik beşinci fıkrası hükmüne göre; "İş durumunun gerekli kıldığı yerlerde hukuk mahkemelerinin birden fazla dairesi oluşturulabilir. Bu daireler numaralandırılır. Özel kanunlarda başkaca hüküm bulunmadığı takdirde, ihtisaslaşmanın sağlanması amacıyla, gelen işlerin yoğunluğu ve niteliği dikkate alınarak, daireler arasındaki iş dağılımı Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından belirlenebilir. Bu kararlar Resmî Gazete’de yayımlanır. Daireler, tevzi edilen davalara bakmak zorundadır." Görüldüğü üzere, bu fıkra hükmünde de, açıkça, bir yerdeki birden çok aynı tür mahkeme arasındaki "iş dağılımı"ndan bahsedilmiş; iş dağılımını belirleme yetkisi Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kuruluna verilmiş ve dairelerin, belirlenen iş dağılımına göre tevzi edilen davalara bakmak zorunda oldukları hükme bağlanmıştır. Somut olayda; dava konusu çek faktoring işlemlerine konu edildiğinden ve olaya ilişkin faktoring mevzuatı çerçevesinde değerlendirme yapılması gerektiğinden, Hakimler ve Savcılar Kurulu'nun 25/11/2021 tarih ve 1232 sayılı kararı uyarınca 15/12/2021(tarihi dahil) tarihinden itibaren, asliye ticaret mahkemeleri arasındaki iş dağılımına göre İstanbul 6.7.8.9. Asliye Ticaret Mahkemelerinin ihtisas mahkemesi olarak iş bu dosyaya bakmaya görevli olduklarından, dosyanın ilgili mahkemelerden birine tevzi edilmek üzere tevzi bürosuna gönderilmesine karar verilmiş ve iş bölümü nedeniyle verilen karar gönderme kararı olup HMK'nın 341. maddesinde belirtilen istinafa tabi nihai karar niteliğinde olmadığından kesin olmak üzere aşağıda belirtildiği şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda belirtilen gerekçeler uyarınca; 1-Dava dosyasının konusu itibariyle ihtisas mahkemesi olan İstanbul 6.7.8.9. Asliye Ticaret Mahkemelerine tevzi edilmek üzere Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosu'na GÖNDERİLMESİNE, 2-Esasın bu şekilde KAPATILMASINA, 3-Harç, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin esas mahkemesinde karara bağlanmasına, Dair, tarafların yokluğunda, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda KESİN olmak üzere karar verildi. 24/02/2026

Katip ... ¸e-imza

Hakim ... ¸e-imza

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2026/167, K. 2026/133, T. 24.02.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-167-e-2026-133-k-1430b042d2bd