İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/153 E. 2026/304 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/153
Karar No
2026/304
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/153 Esas KARAR NO : 2026/304

DAVA : Öz Sermaye Tespiti DAVA TARİHİ : 13/02/2026 KARAR TARİHİ : 15/04/2026

Mahkememizde görülmekte olan Öz Sermaye Tespiti davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili Antalya Kurumlar Vergisine bağlı, ... vergi kimlik numaralı tek ortaklı ... şirketinde tek ortak olduğunu, aynî sermaye olarak konulması düşünülen ve mülkiyeti müvekkiline ait taşınmazların ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... Ada, ... Parsel, ... Kat, ... numaralı bağımsız bölüm ve ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... Ada, ... Parsel, ... Kat + ... Katı, ... numaralı bağımsız bölüm olduğunu, Türk Ticaret Kanunu’nun 343. maddesi uyarınca davacıya ait taşınmazların bilirkişi marifetiyle rayiç değer tespitinin yaptırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. ... Tapu Müdürlüğüne yazılan müzekkereye cevap verildiği dava konusu taşınmazın tapu kayıtlarının geldiği ve dosya arasına alındığı görülmüştür. Gayrimenkul Değerleme Uzmanı Bilirkişinin ... tarihli raporunda özetle; ... Belediyesi İmar Arşivinde taşınmazların mimari projeleri incelenmiş olup, tapu senetlerinde yer alan taşınmazların brüt yüzölçümlerine göre, güncel emsal araştırılması yapılarak taşınmazların dava tarihindeki değerleri hesaplandığını, buna göre ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... Ada ... Sayılı Parselde yer alan ... nolu bağımsız bölüm taşınmazın dava tarihindeki değeri; ...-TL/m2 x 79 m2 =...-TL, ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... Ada ... Sayılı Parselde yer alan ... nolu bağımsız bölüm taşınmazın dava tarihi itibariyle ...-TL/m2 x 1,20 (%20şer.) x 39 m2= ...-TL olabileceği rapor edilmiştir. Dava; ayni sermaye değerinin tespiti istemine ilişkin davadır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 128. maddesi şöyledir; "(1) Her ortak, usulüne göre düzenlenmiş ve imza edilmiş şirket sözleşmesiyle koymayı taahhüt ettiği sermayeden dolayı şirkete karşı borçludur. (2) Şirket sözleşmesinde veya esas sözleşmede bilirkişi tarafından belirlenen değerleriyle yer alan taşınmazlar tapuya şerh verildiği, fikrî mülkiyet hakları ile diğer değerler, varsa özel sicillerine, bu hüküm uyarınca kaydedildikleri ve taşınırlar güvenilir bir kişiye tevdi edildikleri takdirde ayni sermaye kabul olunur. Özel sicile yapılan kayıt iyiniyeti kaldırır. (3) Sermaye olarak taşınmaz mülkiyeti veya taşınmaz üzerinde var olan veya kurulacak olan ayni bir hakkın konulması borcunu içeren şirket sözleşmesi hükümleri, resmî şekil aranmaksızın geçerlidir. (4) Paradan başka ekonomik bir değer veya bir taşınırın sermaye olarak konulmasının borçlanılması hâlinde şirket, tüzel kişilik kazandığı andan itibaren bunlar üzerinde malik sıfatıyla doğrudan tasarruf edebilir. (5) Taşınmaz mülkiyetinin veya diğer ayni bir hakkın sermaye olarak konulması hâlinde, şirketin bunlar üzerinde tasarruf edebilmesi için tapu siciline tescil gereklidir. (6) Mülkiyet ve diğer ayni hakların tapu siciline tescili istemi ile diğer sicillere yapılacak tescillerle ilgili bildirimler, ticaret sicili müdürü tarafından, ilgili sicile resen ve hemen yapılır. Şirketin tek taraflı istemde bulunabilme hakkı saklıdır. (7) Şirket, her ortağın sermaye koyma borcunu yerine getirmesini isteyebileceği ve dava edebileceği gibi, yerine getirmede gecikme sebebiyle uğradığı zararın tazminini de isteyebilir. Tazminat istemi için ihtar şarttır. Şahıs şirketlerinde bu davayı ortaklar da açabilir. (8) Ortaklarca, sermaye olarak konulması taahhüt edilen hakların korunması için, kurucular tarafından ortaklar aleyhine ihtiyati tedbir istenebilir. Tedbir üzerine açılacak davalar için, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununda öngörülen süre ancak şirketin tescil ve ilanı tarihinden itibaren işlemeye başlar." 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 343. maddesi şöyledir; "(1) Konulan ayni sermaye ile kuruluş sırasında devralınacak işletmelere ve ayınlara, şirket merkezinin bulunacağı yerdeki asliye ticaret mahkemesince atanan bilirkişilerce değer biçilir. Değerleme raporunda, uygulanan değerleme yönteminin somut olayın özellikleri bakımından herkes için en adil ve uygun seçim olduğu; sermaye olarak konulan alacakların gerçekliğinin, geçerliğinin ve 342 nci maddeye uygunluğunun belirlendiği, tahsil edilebilirlikleri ile tam değerleri; ayni olarak konulan her varlık karşılığında tahsis edilmesi gereken pay miktarı ile Türk Lirası karşılığı, tatmin edici gerekçelerle ve hesap verme ilkesinin icaplarına göre açıklanır. Bu rapora kurucular ve menfaat sahipleri itiraz edebilir. Mahkemenin onayladığı bilirkişi kararı kesindir." Davamıza gelince, davacılar ayni sermaye olarak şirket malvarlığına katmak istediği taşınmazın değerinin tespiti talep etmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun "Sermaye koyma borcu" "Konusu" başlıklı 127. maddesinde her çeşit taşınmaz malın sermayenin konusu olabileceği belirtilmiştir. Anılan kanunun 343. maddesinde Anonim şirketlerde ayni sermayenin değer biçme yöntemi belirtilmiştir. Davacı dava dilekçesinde belirtmiş olduğu tapu kaydı ile taşınmazların değerini etkileyebilecek diğer unsurun tespiti için dosya bilirkişiye tevdi edilmiştir. Mahkememizce atanan bilirkişi taşınmazların değeri, taşınmazların konumu, vasfı vb. özellikleri dikkate alınarak hesaplanmıştır. Bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğu, tapu kaydında muhtesata ilişkin herhangi bir kaydın bulunmadığı gözetilerek taşınmazın rayiç değeri hüküm altına alınarak davacıların davasının kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Ayrıntıları gerekçeli kararda açıklanacağı üzere; 1. Davacıların davasının KABULÜNE; 2. ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... Ada ... Sayılı Parselde yer alan ... nolu bağımsız bölüm taşınmazın dava tarihindeki değeri; ...-TL/m2 x 79 m2 =...-TL, - ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... Ada ... Sayılı Parselde yer alan ... nolu bağımsız bölüm taşınmazın dava tarihi itibariyle ...-TL/m2 x 1,20 (%20şer.) x 39 m2= ...-TL olduğunun TESPİTİNE, 3. ... tarihli bilirkişi raporunun karara eklenmesine, kararın eki niteliğinde sayılmasına, 4. Harç peşin alındığından tekrar harç alınmasına yer olmadığına, 5. Davanın mahiyeti gereği yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 6. Kararın kesinleşmesine müteakip davacının yatırdığı yargılama giderinin artması durumunda giderleri yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK 345. Maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 15/04/2026

Başkan ... ¸ e-imzalıdır Üye ... ¸ e-imzalıdır Üye ... ¸ e-imzalıdır Katip ... ¸ e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2026/153, K. 2026/304, T. 15.04.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-153-e-2026-304-k-324a8e04467b