İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2026/138 E. 2026/352 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2026/138
- Karar No
- 2026/352
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/138 KARAR NO : 2026/352
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) DAVA TARİHİ : 06.02.2026 KARAR TARİHİ : 03.04.2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin, ilgili Mevzuat kapsamında dağıtım lisansı sahibi elektrik dağıtım şirketi olduğunu, davalının ise davacı şirketin dağıtım bölgesinde bulunan adreste, abonelik olmaksızın ve usulsüz ve kaçak şekilde elektrik enerjisi tüketen kullanıcı konumunda olduğunu, dosyaya sunulu Kaçak/Usulsüz Elektrik Tespit Tutanağı ile davalının elektrik enerjisini aboneliği olmaksızın şekilde ticarethanesinde kullandığı ve bu kullanımın Mevzuata aykırı olduğunun tespit edildiğini, tutanakta davalının kimlik ve adres bilgilerinin yer aldığını, bu tespitten sonra, Mevzuata uygun şekilde yapılan hesaplama sonucunda davalı adına 45.884,25-TL asıl alacak ve fer’ileri (gecikme zammı + KDV) ile birlikte borç doğduğunu, davalı borçlunun fatura bedelini ödememesi üzerine taraflarınca davalı aleyhine ---- İcra Dairesinin ----- esas sayılı dosyası ile ilamsız takip başlatıldığını, davalının, icra dosyasına sunduğu itiraz dilekçesi ile takibin durdurduğunu, davalının itirazının tamamen soyut olup alacağın dayanağı olan tespit tutanağı, tahakkuk ve fatura kalemlerine yönelik somut bir açıklama ve delil içermediğini, davalının, itirazında “borcum yoktur” demekle yetindiğini; hangi nedenle borcun doğmadığını, tutanağın neden geçersiz olduğuna ilişkin hiçbir somut vakıa ve delille ortaya koymadığını, tüm bu nedenler ve Mahkemece re'sen dikkate alınacak nedenlerle; davalı borçlunun huzurdaki davaya konu icra takibini sürüncemede bırakmaya matuf, haksız, kötü niyetli, yasal mesnetten yoksun itirazının iptalini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalması kaydı ile asıl alacak, faiz, masraflar ve icra vekalet ücretinin hesaplanarak takibin devamını, davalı borçlu aleyhine itiraza konu meblağın yüzde yirmesinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; işbu davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, HMK.nun 6. Maddesinde "Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir." hükmünün yer aldığını, müvekkilinin -----adresinde ikamet ettiğini, müvekkilinin yerleşim yeri adresi olan ----- Asliye Ticaret Mahkemelerinin eldeki davada yetkili mahkeme olmasına rağmen davacı tarafın yetkisiz mahkemede davayı açtığını, bu sebeple yetki itirazında bulunduklarını, yetki itirazının kabulü ile eldeki dosyanın ------ Ticaret Mahkemelerine gönderilmesini, davacı tarafın dava dilekçesinde kaçak abonesiz kullanım tespiti yapıldığını ve fatura kesildiğini belirterek icra takibi başlattığını ve itirazın iptali davası açtığını, davaya konu kaçak kullanım iddiasını ileri süren davacının bu kaçak kullanımın müvekkili tarafından gerçekleştirildiğini iddia ettiğini ancak davacı tarafın şayet bir kaçak kullanım varsa bu kullanımın müvekkili tarafından gerçekleştirildiği sonucuna nereden ulaştığını, hangi delil ve emareler dikkate alınarak davaya konu kaçak kullanım bedelini müvekkili adına düzenlediğini, müvekkilinin kaçak elektrik kullanmadığını, davaya konu kaçak kullanım iddiasında olan davacı şirketin kaçak kullanımın müvekkili tarafından gerçekleştirildiğini ispat etmek zorunda olduğunu, ispat yükünün davacı tarafta olduğunu, davacı tarafın iddialarının hiçbirini kabul etmediklerini, davaya konu faturayı ve sonrasında düzenlenen faturaları kabul etmediklerini, müvekkiline ait olmayan bir kaçak kullanımın müvekkiline fatura edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, açılan davanın ve davacının tüm taleplerinin reddine karar verilmesini, kabul anlamına gelmemekle birlikte şayet Mahkemece müvekkilinin kaçak kullandığına kanaat getirilse dahi kesilen kaçak kullanım faturasının fahiş miktarda olduğunu, bilirkişi raporu aldırılmasını, müvekkilinin söz konusu adreste kiracı olarak bulunduğunu, müvekkilinin iş yerini kiraladıktan sonra dükkan sahibinin kiraya veren bütün aboneliklerin açık olduğunu kendi adına olduğunu ifade ettiğini, müvekkilinin söz konusu iş yerini az hasarlı olduğunu düşünerek kiraladığını, mal sahibinin müvekkiline o şekilde bilgi verdiğini, müvekkilinin dükkanı kullanmaya başladıktan çok kısa bir süre sonra kendisine abonesiz elektrik kullandığı iddiası ile fatura düzenlediğini ve müvekkili hakkında icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin sonradan araştırma yaptığında söz konusu yapının orta hasarlı olduğunu, bu sebeple dava açıldığı ve az hasara döndüğünü öğrendiğini, davacı şirketin orta hasarlı binaların aboneliklerini kurum içerisinde masa başında oturdukları yerde iptal ettiğini, bu aboneliklerin iptal edildiğinin abone sahiplerine bildirilmediğini, Malatya İlinde yaşanan deprem sebebiyle orta hasarlı olan bütün binalarda vatandaştan habersiz bir şekilde aboneliklerin iptal edildiğini, davacı şirketin bu durumu bir fırsata çevirerek aboneliklerini iptal ettikleri yerlere kaçak elektrik faturası düzenlediğini, müvekkiline de aynı usulün uygulandığını ancak müvekkilinin söz konusu dükkanı açtığı ilk günün ertesi gününde kaçak elektrik faturası düzenlendiğini, müvekkilinin elektrik kullanmadığı halde icralık olduğunu, söz konusu iş yerinin elektrik saatinin takılı olduğunu, ne kadar elektirk kullanıldığının görüldüğünü, eski aboneliği davacı şirketçe abonelerden habersiz iptal edildiğini, kullanılan elektriğin eski abone sahibi tarafından kullanıldığını, müvekkili ile ilgisi olmayan bir sebepten cezanın müvekkiline kesilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, tüm bu nedenler ve Mahkemece resen dikkate alınacak nedenlerle; yetki itirazının kabulü ile Mahkemenin yetkisizliğine karar verilerek, eldeki dosyanın yetkili mahkeme olan ------ Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesini, açılan davanın ve davacının tüm taleplerinin reddini, haksız ve kötü niyetli olarak başlatılan icra takibi nedeniyle yüzde yirmiden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatının davacıdan alınarak müvekkiline ödenmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava; kaçak elektrik kullanımının tahsili iddiasıyla başlatılan icra takibine davalı tarafça yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir. Davacı tarafından davalı aleyhine --- İcra Dairesi'nin -/---- esas sayılı icra dosyasında 45.884,25 TL asıl alacak ve 151,60 TL gecikme tazminatı ve KDV olmak üzere toplam 46.035,85 TL üzerinden icra takibine geçildiği, davalının borca ve ferilere itirazı üzerine takibin durduğu, davacı tarafça itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebinde bulunulduğu anlaşılmıştır.Dava dilekçesi ekinde sunulan tutanağında, kaçak elektrik kullanıldığı belirtilen yerin ticarethane olarak belirtildiği, buna göre davalının davacıya karşı tüketici sıfatının bulunmadığı anlaşılmıştır.Görev hususu kamu düzenine ilişkin olup, dava şartı olması sebebiyle davanın her aşamasında mahkemece resen gözetilmesi gerekir. Mahkememizce görev husus öncelikli olarak incelenmiştir. Ticari dava ve ticari iş birbirinden farklı iki ayrı kavram olup her ticari dava ticari iş olmakla birlikte, her ticari iş ticari dava olmamaktadır. TTK' nun 5(1) maddesi uyarınca ticari davalara bakma görevi Asliye Ticaret Mahkemesine aittir. Dolayısıyla ticari iş kapsamında olmakla birlikte ticari dava sayılamayan durumlarda ticaret mahkemeleri görevli olmayacak, uyuşmazlığın niteliğine göre diğer mahkemelerin görev hususu değerlendirilecektir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4. maddesine göre bir davanın ticari dava sayılması için; uyuşmazlık konusu işin taraflarının her ikisinin birden tacir ve her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olması yada tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesi ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın, TTK da veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesinin bakacağı yönünde bir düzenleme bulunması, diğer bir deyişle mutlak ticari dava olması gerekmektedir. Somut davada, gelen müzekkere cevapları dikkate alındığında davalının gerçek kişi ticari işletme kaydının bulunmadığı belirtilmiştir. Davalının gerçek kişi tacir kaydı olmamakla birlikte bilanço esasına göre defter tuttuğuna dair belge de bulunmamaktadır. Başka bir deyişle davalı tacir değildir. Eldeki davada davalı tacir olmadığı gibi dava konusunun da kaçak elektrik kullanımı iddiasından kaynaklanması sebebiyle Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde öngörülen mutlak ticari davalardan değildir. O halde olayda davalının sıfatına ve davanın niteliğine göre nispi ya da mutlak nitelikteki bir ticari dava söz konusu değildir. Tüm dosya kapsamı, taraf iddia ve savunmaları ve bütün deliller birlikte değerlendirildiğinde; kaçak elektrik kullanımı iddiasının bulunduğu yerin iş yeri olması, davalının tacir olmaması, eldeki davanın mutlak ya da nispi ticari dava olmaması sebebiyle mahkememizin davaya bakmakla görevli olmadığı ve uyuşmazlığın çözüm yerinin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğu anlaşıldığından mahkememizin görevsizliğine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, görevli mahkemenin ------ Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunun tespitine, 2-Yargılama giderleri ile harçların görevli ve yetkili mahkemece değerlendirilmesine, 3-Kararın kesinleşmesinden itibaren (süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren) 2 hafta içinde mahkememize başvurularak dilekçe ile dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesinin talep edilmesi halinde dosyanın bu davaya bakmaya görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesine, 4-Kararın kesinleşmesinden itibaren (süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren) 2 haftalık süre içinde dosyanın görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesi talep edilmediği taktirde davanın açılmamış sayılmasına,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize dilekçe ile başvurarak veya zabıt katibine beyanda bulunmak suretiyle tutanağa geçirilmesi ve hakime onaylatılmak suretiyle ---- Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.