İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/136 E. 2026/473 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/136
Karar No
2026/473
Karar Tarihi

TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2026/ KARAR NO : 2026/

HAKİM : KATİP :

DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI :

DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 10/10/2025 KARAR TARİHİ : 20/04/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 20/04/2026

... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 14/10/2025 tarih 2025/... Esas 2025/... Karar sayılı dosyasında verilen görevsizlik kararı sonucu Mahkememizin 2026/... Esas sayılı dosyasında görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasında; davalı ... yönünden davanın tefrikine karar verilmiş olmakla; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA; davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin 04.06.2025 tarihinde saat 16.00-16.30 sularında, ... istikametine doğru motosikletiyle seyir halindeyken ... mevkiine döndüğü sırada virajda yaklaşık 2-3 metre uzunluğunda mazot dökülmüş yol kesimine tekerin değmesiyle birlikte motosikletinin kontrolünü kaybederek yola savrulduğunu ve yere sürüklendiğini, meydana gelen bu kaza sonucunda müvekkilinin yaralandığını, olay yerine gelen ambulansla ... Şehir Hastanesi’ne kaldırıldığını, müvekkilinin motosikletinde ciddi maddi hasar meydana geldiğini, olay yerine herhangi bir trafik polisi gelmediğini, trafik kaza tespit tutanağı düzenlenmediğini, ancak olay mahallinde ... kamerası bulunduğunun tespit edildiğini, müvekkilinin kendi imkânlarıyla kaza sonrası motorunu olay yerinden aldığını, olayın tamamen yola dökülmüş mazotun yarattığı tehlikeli yol koşullarından kaynaklandığını, yola mazot dökülmesinin trafik güvenliğini ciddi şekilde tehlikeye atan bir durum olup yolun bakım ve denetiminden sorumlu idarenin (... Büyükşehir Belediyesi veya ... Genel Müdürlüğü), yolu trafik güvenliğini sağlayacak şekilde bulundurma yükümlülüğünü ihlal ettiğinin açık olduğunu, bu durumun hizmet kusuru teşkil ettiğini, işbu sebeple müvekkili adına bu davayı açma zorunluluğu doğduğunu, olaylar silsilesine göre; açılması gereken davanın haksız fiilden kaynaklanan bir maddi ve manevi tazminat davası olduğunu, uyuşmazlık mahkemesi kararları uyarınca idarenin hizmet kusurundan kaynaklanan trafik kazalarına ilişkin tazminat davalarında davanın Asliye Hukuk Mahkemesi'nde açılması gerektiğini, yetkili mahkemenin ise dava konusu kazanın gerçekleştiği yer mahkemesi olduğunu, yola dökülen mazotun trafik güvenliğini tehlikeye atan bir engel niteliğinde olduğunu, bu engelin temizlenmemesi ve gerekli önlemlerin alınmamasının yolun yapım ve bakımından sorumlu idarenin (Belediye veya ... Genel Müdürlüğü) hizmet kusurunu oluşturduğunu, Uyuşmazlık Mahkemesi'nin istikrarlı kararlarının bu yönde olduğunu, yolların güvenliğini sağlamanın, temizliğini yapmanın ve tehlikeleri ortadan kaldırmanın, yolun bakımından sorumlu olan kamu idaresinin görevi olduğunu, yola dökülen mazotun temizlenmemesi veya gerekli uyarı işaretlerinin konulmamasının idarenin "hizmet kusuru" olarak nitelendirildiğini ve bu durumun idarenin sorumluluğunu doğurduğunu, bu hususun KTK kapsamında özel olarak düzenlendiğini, mazotu döken aracın kimliğinin meçhul kalması durumunda müvekkilinin uğradığı bedensel zararlar için ... da başvurmak zorunluluğu doğduğunu, dava konusu olay günü trafik polisinin kaza mahalline geldiğini, ancak kaza tespit tutanağı tutmadığını, kazadan daha sonraki günlerde müvekkilinin karakola giderek tutanak tutturduğunu, kamera kayıtlarının hayati önem taşıdığını gösterdiğini, ... kayıtları incelendiğinde mazotu yola döken aracın tespit edilebilmesi halinde bu araç sürücüsünün işleteninin ve trafik sigortacısının da davaya dahil edileceğini, ancak mevcut aşamada fail meçhul olduğundan bedensel zararlar yönünden ...’nın sorumluluğununda bulunduğunu, tüm bu bilgiler ışığında müvekkilinin yaşadığı olayın Türk Borçlar Kanunu’nun 49 ve devamı maddeleri kapsamında haksız fiil niteliğinde olduğunu, davalıların kusurları oranında (veya müteselsilen) sorumlu olduklarını, işbu sebeple davacı müvekkili adına fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik maddi tazminat taleplerinin 1.000,00 TL, manevi tazminat taleplerinin 100.000,00 TL olduğunu, arz ve izah olunan nedenlerle; 04.06.2025 tarihinde yola dökülmüş mazot nedeniyle meydana gelen trafik kazası sonucunda müvekkilin uğradığı maddi ve manevi zararların tazmini amacıyla davalıların müteselsilen sorumlu tutulmasına, olayın oluş şeklinin tespiti amacıyla ... kamera kayıtlarının celbine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik maddi tazminat 1.000,00 TL, manevi tazminat talebimiz 100.000,00 TL talebinin kabulüne, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. GEREKÇE; Dava; 04/06/2025 tarihinde meydana gelen trafik kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 6102 Sayılı TTK'nun madde 5/A- (1) gereğince; bu kanunun 4.maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmuş olması dava şartıdır.6325 Sayılı Kanunun Dava şartı Arabuluculuk başıklı madde 18/A-1-2 gereği; "...Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." hükümleri uyarınca,davanın mahiyeti ve yasa maddesi ile getirilen tarafların arabuluculuk yolu ile üzerinde müzakere edip anlaşmaları mümkün bulunan bir miktar alacağa ilişkin olması nedeni ile iş bu dava hakkında dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmuş olması dava şartı olarak öngörülmüş olup; davacı yanca arabuluculuk yoluna başvurulmaksızın iş bu davanın açıldığı anlaşılmakla, davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Ayrıntısı ve yasal gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-6102 Sayılı TTK'nun 5/A maddesi, 6325 Sayılı Kanunun 18 (A) 1-2 maddesi gereği davanın dava şartı yokluğundan usulden REDDİNE, 2-Harçlar Yasası gereğince alınması gereken 732,00-TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Kesinleşme süreci tamamlanana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa İADESİNE, Dair, tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ... açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda karar verildi. 20/04/2026

Katip ¸e-imzalıdır

Hakim ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2026/136, K. 2026/473, T. 20.04.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-136-e-2026-473-k-40a218e7b2dd