İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi 2026/129 E. 2026/226 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2026/129
- Karar No
- 2026/226
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/129 KARAR NO : 2026/226
DAVA : Tazminat DAVA TARİHİ : 17/02/2025 KARAR TARİHİ : 02/03/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkil ---- sevk ve idaresindeki ---- plaka sayılı motor ile davalı ----- sevk ve idaresinde bulunan ruhsatı ---- ait --- plaka numaralı araç 11/04/2024 tarihinde ----- Mahallesinde ----- istikametine devam ettiği esnada kaza yaptığı, söz konusu kazada ----- plakalı araç sürücüsü yüksek hız ve dikkatsizlik yaparak sapağı kaçırması üzerine ani manevra ile müvekkilin motoruna çarptığı ve ---- plakalı motorda bulunan müvekkilin motoruna çarptığı ve ---- plakalı motorda bulunan müvekkilin yaralanmasına ve maddi zarara uğramasına sebebiyet verdiği, kaza tespit tutanağı müvekkilin yokluğunda tutulduğu, bu durum olayın süreç esnasında da ne kadar yanlı ve hukuka aykırı ilerlediğinin kanıtı olduğu, akabinde davacı müvekkil ve karşı araç sürücüsü karakolda ifade verdiği kaza tespit tutanağı ile işbu ifadelerin çelişir nitelikte olduğu, müvekkile atfedilen kusur somut gerçeklikten uzak tamamen yoruma dayalı bir şekilde belirlendiği, olay yerini gören herhangi bir kamera mevcut olmadığı, müvekkil yokluğunda tutulan ve hayatın olağan akışına göre gerçekleşmesi mümkün olmayacağı göz önünde olan bu hadise sonucu tutulan tutanağın iptaline ve mahkeme nezdinde bilirkişilerin atanmasını ve kusur durumunun tespitine, müvekkilin uğradığı zararın giderilmesini, hesap bilirkişisi incelenmesinin yapılarak araç hasar bedeli ve değer kaybı olarak fazlaya ilişkin hakların saklı kalmak kaydıyla 100.000,00TL nin müvekkile iadesinin yapılmasını talep ve dava ettiği görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Ticari davalar TTK. 4. maddesinde; mutlak ve nispi ticari dava olarak düzenlenmiştir. Uyuşmazlığın Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenen bir hususa ilişkin olması veya davanın ticaret mahkemesinde görüleceğine dair açık bir yasal düzenlemenin bulunması halinde mutlak ticari dava, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan uyuşmazlıklarda ise; nispi ticari dava sözkoınusu olup, ticaret mahkemesi görev alanı içinde kalacaktır. TTK.'nın 5. maddesine göre; Asliye Ticaret Mahkemeleri, tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleri ile özel kanunlardan doğan özel hükümler uyarınca ticaret mahkemesinde görülecek diğer dava ve işlere bakmakla görevlidir. Dava, trafik kazasından kaynaklı davacının aracında meydana gelen zarar sebebiyle maddi tazminat istemine ilişkindir.6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesi uyarınca, "(1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır. (2) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." Huzurdaki dava açılmadan önce zorunlu arabuluculuğa başvurulmuş olması TTK.'nun 5/A ve HMK'nun 114/2. maddeleri uyarınca dava şartıdır. Dava şartlarına ilişkin kurallar kamu düzenindendir. “Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler”(HMK115.md.). Yasada açıkça dava şartlarının her aşamada Mahkemece kendiliğinden araştırılacağı düzenlendiğinden ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 2. bendinin son cümlesi uyarınca "arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesi" gerekmektedir. Davacı vekili tarafından arabuluculuğa başvurulmadığının bildirildiği, davalı ---- Şirketi yönünden ticari dava olduğu ve Mahkememizin görevli olduğu, arabuluculuk dava şartının gerekli olduğu görülmüştür.Tüm bu nedenlerle; TTK.'nun 5/A, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 2. bendinin son cümlesi, HMK'nun 114/(2) ve 115. maddeleri uyarınca, huzurdaki davada, davalı ----- Şirketi yönünden arabuluculuk dava şartı gerçekleşmediğinden, dava şartı yokluğu sebebiyle davalı ----- Şirketi yönünden davanın usûlden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davanın zorunlu arabuluculuk dava şartı bulunmadığından davalı ----- Şirketi yönünden USULDEN REDDİNE, 2-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 3-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 4-Kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesini müteakip HMK madde 333/1 uyarınca yatıran tarafa iadesine, 5-Karar ve ilâm harcı olan 732,00-TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına, 6-Usul ekonomisi ilkesi gereği; dosya üzerinden karar verildiğinden, kararın HMK madde 27/1-2 uyarınca taraflara tebliğine, Dair, dosya üzerinden tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ---- Bölge Adliye Mahkemesi’ne İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.