İlk Derece Mahkemesi · Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2026/115 E. 2026/471 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2026/115
- Karar No
- 2026/471
- Karar Tarihi
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2026/ KARAR NO : 2026/
HAKİM : KATİP :
DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALILAR:1- 2-
DAVA : İtirazın İptali (Taşınır Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ :16/04/2026 KARAR TARİHİ : 20/04/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 20/04/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşınır Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA;Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket, davalılardan ... (... Mühendislik) ile 10/11/2025 tanzim tarihli 6 ay süreli uzun dönem araç kiralama sözleşmesi akdettiğini, işbu sözleşme uyarınca kiralayana, müvekkil şirkete ait ... plakalı araç teslim edildiğini, ... (... Mühendislik) dilekçe ekinde sunduğunu vergi levhasında da görüldüğü üzere tacir sıfatına haiz olduğunu, akabinde 04.01.2026 tarihinde kiralanan araç davalı ...'in sevk ve idaresinde iken ... trafik polislerinin dur ihtarına uymayarak kaçtığı esnada aracın kontrolünü kaybederek bir sitenin duvarına çarptığını, tek taraflı gerçekleşen kazada tek ve asli kusurlunun sürücü olduğu açık olduğunu, nitekim, ... Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü tarafından düzenlenen trafik kazası tespit tutanağında; kazanın oluşumunda sürücü ...'in Karayolları Trafik Kanunun 52/1-b (Aracın hızını aracın yük ve teknik özelliğine görüş yol hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmamak) maddesini ihlal ettiği kaza mahallinde yapılan incelemelerden ve sürücü beyanından anlaşıldığı belirtildiğini, gerçekleşen kaza sonrası araçta maddi hasar meydana gelmiş olup aracın kaza sonrası rayiç değeri 720.000-TL olarak belirlendiğini, araç sovtaj (hurda) bedeli için ise 315.000,00-TL teklif alındığını, araç değeri ile sovtaj bedeli arasındaki fark olan 405.000,00-TL tutarlı bedel, müvekkil şirketin fiili zararını oluşturduğunu, söz konusu araç 315.000,00 TL. bedel karşılığında müvekkil şirket tarafından satılmış olduğunu, noter satış evrakı dilekçemiz ekinde yer aldığını, müvekkili şirket kaza sonrası gerçekleşen kazaya ilişkin uğradığı zararın giderilmesi için aracın kasko sigortacısı ... Sigorta A.Ş.'ye başvuru yapmışsa da sigorta şirketi yaşanan kazanın teminat dışında kaldığını belirterek talebimizi reddettiğini, sigorta teminatının devre dışı kalmasına doğrudan sebebiyet veren sözleşmeye aykırı fiilleri nedeniyle davalılardan ...'un müvekkil şirketin uğradığı maddi zararlardan sorumlu olduğu izahtan vareste olduğunu, diğer davalı ..., kazaya sebebiyet veren sürücü olması sebebiyle müvekkil şirketi doğrudan zarara uğratmış olduğundan davalı ... ile birlikte müteselsilen ve müştereken sorumlu olduğunu, müvekkili şirket ile davalılardan ... (... Mühendislik) ile akdedilen araç kiralama sözleşmesinin ilgili sorumluluk hükümleri belirtildiğini, 5./1 Madde ''Araç, yalnızca kiracının bordrolu personeli tarafından kullanılabilecektir. Ancak kiracı, söz konusu kullanıcıların ihmal veya kusurlarından ve araçlara verecekleri her türlü zarardan doğrudan sorumlu olup işbu sözleşme kapsamındaki tüm yükümlülüklerden bu kullanıcılarla birlikte müteselsilen sorumludur. Aracın kiracının çalışanı olmayan üçüncü kişi tarafından kullanılması, sözleşmenin haklı nedenle feshini gerektiren esaslı bir aykırılık teşkil edecek; bu durum sigorta teminatı dışında kalacak ve bundan doğacak her türlü maddi veya manevi zarar ile fer'i giderlerin tamamı kiracı tarafından kiraya verene ödenecektir.''5/2. Madde ''Kiracı, kullanıcıların ihmal ve kusurundan kaynaklanan her türlü zarardan bizzat sorumludur.''5/3. Madde ''Kiracı, gerek kiraladığı araca gerekse de karşı tarafa verdiği zararlardan dolayı değer kaybı, araçtan mahrum kalma bedeli, maddi ve manevi zararların tazmini hususunda kusuru oranında sorumludur.'' hükümler ile açık olduğu üzere; ..., aracı kiraladıktan sonra kullanmasına müsaade ettiği davalı ...'in kusuru sebebiyle meydana gelen zarardan, ... ile birlikte müteselsilen ve müştereken sorumlu olduğunu, davalı ... diğer davalı ...'un sigortalı personeli ise; araç kiralama sözleşmesi ve genel hükümler uyarınca, sigortalı personeli değilse doğrudan genel hükümler uyarınca ... ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu,Türk Borçlar Kanunu MADDE 49- Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. müvekkili şirketin zararının giderilmesi adına davalı ...'tan e-posta yolu ile gerçekleşen kaza sonrası araçta oluşan zararın giderilmesini talep ettiğini, akabinde davalı 02/02/2026 tarihinde ... 1. Noterliğinin yevmiye numaralı ihtarnamesi ile kasko reddine ve zarara ilişkin belgelerin bildirilmesini ihtar edildiği, 09/02/2026 tarihinde müvekkil şirket davalının talep ettiği belgeleri e-posta yolu ile iletildiği, müvekkil şirket aracın onarımının çok maliyetli olduğunu ve onarım yapılması durumunda servis maliyet bedeline ilişkin evrakları da davalının bilgisine sunduğunu, tüm bu bilgilendirmelere rağmen müspet dönüş alınamaması üzerine, 17.02.2026 tarihinde ... 17. Noterliğinin yevmiye numarası ile davalının ihtarnamesine cevap verilerek zararın tazmini yeniden talep edildiğini, bu talebin de sonuçsuz kalması üzerine tarafımızca icra takibi başlatmak gerektiğini, kiralık araç ile yaşanan trafik kazasından kaynaklanan 405.000,00-TL tutarındaki alacak ve işlemiş faizi için ... 1. Genel İcra Müdürlüğünün 2026/... E. sayılı dosyası üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalılar, alacağın tamamına; aslına, işlemiş ve işleyecek faize, faiz oranlarına, miktarlarına itiraz etmiş, bu suretle takibin haksız olarak durmasına neden olduğunu, müvekkili şirketin uğradığı zararın miktarı belirli, borç ilişkisi açık ve herhangi bir ihtilaf yaratmayacak nitelikte olduğunu, bu nedenle alacak, İcra ve İflas Kanunu’nun 67. maddesi anlamında likit ve muaccel bir nitelik taşıdığını, bu durumda, davalıların icra takibine yapmış olduğu itiraz, dayanaktan yoksun, kötü niyetli ve alacağın tahsilini sürüncemede bırakmaya yönelik bir itiraz olduğunu, davalıların itirazında, müvekkil şirketin uğradığı zararın karşılanmamasına ilişkin herhangi bir somut ve hukuken geçerli gerekçe bulunmadığını, itiraz, tamamen alacaklının yasal hakkını kullanmasını engellemeye ve süreci uzatmaya yönelikte olduğunu, dolayısıyla, somut olayda davalının yaptığı itirazın kötü niyetli olduğu ve icra takibini gereksiz yere uzattığı açık olduğunu, bu sebeple, İİK m. 67/2 gereğince davalı aleyhine takip konusu bedelin %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, Türk Ticaret Kanunu uyarınca dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulması dava şartı olduğunu, bu zorunluluk doğrultusunda 24.03.2026 tarihinde ... Arabuluculuk Bürosuna başvurulmuş ve 2026/ Arabuluculuk Numarası ile yürütülen süreç, 01.04.2026 tarihinde, "anlaşmamayla" sonuçlandığını, davalıların , ... 1. Genel İcra Müdürlüğünün 2026/... E. sayılı dosyasına yapmış oldukları itirazlarının iptaline ve icra takibinin kaldığı yerden devamına, haksız ve kötü niyetle itiraz eden davalılar aleyhine, takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin, davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. GEREKÇE: 6100 sayılı HMK'nun 4-a maddesinde, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dahil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davaların Sulh Hukuk mahkemesinde görülmesi gerektiği yasal düzenlemesi karşısında, somut olayda, davacı ile davalı ... (... Mühendislik) arasında 10/11/2025 tarihli Araç Kiralama Sözleşmesi bulunmakla, davaya konu alacağında iş bu kira sözleşmesine konu ... plaka sayılı araçta meydana gelen trafik kazası nedeniyle uğranılan zararın davalı ...'tan kira sözleşmesi kapsamına tahsiline yönelik takibe itirazın iptali istenmiş olup, kira sözleşmesinden kaynaklı iş bu davanın HMK.'nun 4. maddesi kapsamında sulh hukuk mahkemesince görülmesi gerektiği anlaşılmakla, Mahkememizce görevsizlik nedeniyle davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM ; Gerekçesi ve ayrıntısı yukarıda açıklandığı üzere; 1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, Davanın Görev Dava Şartı Yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE, Davanın konusu itibariyle davaya bakmaya görevli mahkeme SULH HUKUK MAHKEMESİ olduğundan HMK 20. Maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden itibaren 2 haftalık süre içinde talep edilmesi halinde dosyanın görevli ... NÖBETÇİ SULH HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, 2-Harç, masraf, avans ve vekalet ücreti hususlarının görevli mahkemece karara bağlanmasına, herhangi bir sebeple görevli mahkemede yargılamaya devam olunmaması halinde mahkememize iletilecek bir dilekçe ile yargılama giderlerine hükmedilebileceğine, Dair, tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ... açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda karar verildi. 20/04/2026
Katip E-imzalıdır
Hakim E-imzalıdır