İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/953 E. 2026/216 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/953
Karar No
2026/216
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/953 Esas KARAR NO : 2026/216

DAVA : Alacak DAVA TARİHİ : 03/02/2025 KARAR TARİHİ : 11/03/2026

Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle:Müvekkilinin ... iştirakine bağlı olarak çalışmakta iken 01/09/2022 tarihinde ...'ye Genel Müdür Yardımcısı olarak atandığını, bu atamaya ilişkin iş sözleşmesini 04/10/2022 tarihinde imzalandığını, son olarak 1 Temmuz 2023 tarihinde Genel Müdürlük pozisyonuna terfi ederek 09/08/2023 tarihinde 2 yıl süreli olmak üzere (28 Ekim 2025'e kadar) belirli süreli iş sözleşmesi imzaladığını, ...'ın Türkiye'deki seçkin görev süresi boyunca, performansı üstleri tarafından sürekli olarak takdir edilmiş ve çalışması boyunca şirkete yaptığı olağanüstü katkılardan dolayı çeşitli ödüller aldığını, müvekkilinin göreve geldikten bir süre sonra fark ettiği ve derhal şirket içi denetim talep ettiği usulsüzlükler sonrasında, müvekkilinin görevini layıkıyla yerine getirmesine rağmen davalı şirket tarafından 19 ve 20 Eylül 2024 tarihli mail ile ...’e dönmesi istenildiğini, müvekkilinin nereye ve hangi koşullarla atandığı bildirilmeksizin muğlak bir durum oluşturulmuş ve İş Yasası 22. maddesi açısından çalışma koşullarında esaslı değişiklik olan bu pozisyon değişikliğinin müvekkili tarafından kabul edilmediğini, buna rağmen davalı şirketin 20 Eylül 2024 tarihli bir yönetim kurulu kararı ile müvekkilinin CEO görevinin sona erdirilmesine ilişkin karar almış ve 23 Eylül 2024 tarihi itibariyle işe gelmesine gerek olmadığı ve şirketin taşınma (mobility) departmanına başvurarak ...’ye dönmesi gerektiğini mail yolu ile müvekkiline bildirildiğini, müvekkilinin hem kendisi mail yolu ile hem de sonrasında tarafımızca ... 48.Noterliği’nin .. tarih ... yevmiyeli ihtarnamesi ile şirkete görevine devam etmek istediğini,...’de bir pozisyona atama konusunda bir bilgi verilmeksizin gitme talimatı veren şirketin tutumunun belirsizlik yarattığını, bu koşullar altına görev yeri değişikliğini kabul etmediğini bildirilerek haklarını saklı tuttuğunu, akabinde davalı şirkete ... 2. Noterliği’nin ... tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile müvekkilinin iş akdinin feshedildiğinin bildirildiğini, müvekkiline tahsil edilen kredi kartı, giriş kartı ve şirket arabasını teslim etmesi gerektiğinin bildirildiğini, ilgili fesih bildiriminde kıdem tazminatı ve yıllık izin ücretinin ödeneceği bildirilmişse de bu tarihe değin müvekkiline kıdem tazminatı adı altında herhangi bir ödeme yapılmadığını, sonrasında şirketin ısrarlı talimatı üzerine ...’ye 11 Kasım 2024 tarihinde gitmiş ve orada iş akdinin 11 Aralık 2024 tarihi itibariyle sonlandırıldığını, Davalının Türkiye'de, hemen çalışma iznini iptal etmek için harekete geçtiğini, uluslararası bir görevde bulunan bir expat olarak müvekkilinin Türkiye’de ifa ettiği CEO’luk görevine ilişkin olarak iki iş sözleşmesi bulunduğunu, bunlardan birinin ...'ın Dubai'deki iştirakiyle, diğeri ise Türkiye'deki iştirakiyle akdedildiğini, müvekkilinin ... Türkiye ile imzaladığı iş sözleşmesine ilişkin yasal hakları ödenmeksizin feshedildiğini belirterek davacının belirli süreli iş akdinin süresinden önce geçersiz feshi sebebiyle; kısmi dava olarak şimdilik 2.000-USD bakiye süre tazminatı, 2.000 USD haksız fesih tazminatı, 2.000 USD kıdem tazminatı; belirsiz alacak davası olarak şimdilik 2.000 USD bonus alacağı, 2.000 USD 2022-2023-2024 yıllarına ait hisse senedi opsiyonları alacakları, 500 USD taşınma masrafları, 5.000 USD taşınma ödeneği ile 100.000 TL manevi tazminatın temerrüt tarihlerinden itibaren işleyecek faizleriyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Cevap:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle:Davacının müvekkili Şirkette Genel Müdür görevinde çalışmakta iken davacının Türkiye’deki görevlendirmesi 31/10/2024 tarihinde sona erdirilmiş olup, zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamama sonucu işbu davanın ikamet edildiğini, davacının, ..., ...’nde müesses ... şirketi ile 16/03/2020 tarihli belirsiz süreli iş sözleşmesi imzalanarak ...’ye bağlı olarak 01/06/2020 tarihinde ... Ürün İş Birimi Direktörü pozisyonunda çalışmaya başladığını, akabinde 21/07/2022 tarihli Uluslararası Görevlendirme Mektubu ile davacının Türkiye’de yerleşik müvekkili şirkette Genel Müdür Yardımcısı görevi teklif edildiğini, davacı tarafından da bu görevlendirme kabul edilerek Türkiye’de çalışma izni alınmak suretiyle davalı şirkette fiili olarak 01/01/2023 tarihinde Genel Müdür Yardımcısı olarak çalışmaya başladığını, bu süreçte asıl işyeri olan ...’deki iş sözleşmesi devam etmiş ve bu doğrultuda asıl iş sözleşmesine binaen ... bordrosu ve ... ile olan iş sözleşmesine istinaden ... bordrosu ile ücret ve ödemeleri yapılmaya devam edildiğini, davacının, ilgili dönemdeki genel müdürün başka bir göreve atanması akabinde görev değişikliğine bağlı olarak boşalan pozisyon kapsamında 01/07/2023 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere şirket Yönetim Kurulu’nun ... tarih ve... sayılı kararı Türkiye Genel Müdürü olarak atandığını, ancak genel müdürlük pozisyonuna atandıktan sonra kendisinden beklenen performansı ve halka açık şirket statüsünde olan müvekkil şirketin icrasının başında olan bir kişiden beklenen yükümlülükleri yerine getirememiş ve yönetim kurulunun güvenini kaybettiğini, davacının genel müdür olarak alması gereken kararları almaması, şirketin en üst pozisyonunda olmasına rağmen karar almak yerine izin istemesi, müvekkili şirkette olağandışı bir durumu bir genel müdürden beklenir şekilde ivedilikle tespit ederek hemen aksiyon alması icap ederken gereğini yapmaması nedeniyle müvekkili şirket nezdinde davacının atanmış olduğu göreve dair yetkinliğinin sorgulanır hale geldiğini bu sebeplerle davacının 31/10/2024 tarihinden itibaren Türkiye’deki görevlendirmesi sona erdirilmiş ve uluslararası görevlendirmenin kaynağı asıl işyeri olan ...’ye dönüşü talep edildiğini,...’ye 11/11/2024 tarihinde dönüşünün ardından ise ...’de kendisine uygun bir pozisyon bulunamadığından ... tarafından iş sözleşmesi 11/12/2024 tarihi itibariyle feshedilmiş ve 01/06/2020 ile 11/12/2024 tarihleri arasında hak kazandığı tüm alacaklar olan AED 652,345.00 tutarında tazminatın 12/12/2024 tarihinde davacıya ödendiğini, davacının alacaklarının tamamını ... grubu içinde esasen akdi bağı olan Dubai’de almasına karşın, haksız biçimde tekerrüren huzurdaki davayı ikame ettiklerini belirterek davacı tarafından hukuki dayanaktan yoksun davasının reddini savunmuştur. Delillerin Değerlendirilmesi, Davanın Hukuki Niteliği ve Gerekçe ; ... 32. İş Mahkemesi ...Esas ... K. sayılı dosyası celp edilmiş, incelenmiştir. Dava, alacak istemine ilişkindir. 6100 sayılı HMK'nın 1.maddesi gereğince görev hususu kamu düzenine ilişkin olup taraflarca yargılamanın her aşamasında öne sürülebileceği gibi mahkemece de res'en dikkate alınmak zorundadır. Yargıda ihtisaslaşmaya ilişkin olmak üzere Yargıda Reform Stratejisi belgesinde yer alan "İhtisas mahkemelerine ve uzmanlaşmaya yönelik uygulamalar arttırılacaktır" ve yine İnsan Hakları Eylem Planı belgesinde yer alan "İhtisas Mahkemelerinin Güçlendirilmesi" başlıklı hedefler kapsamında HSK'nın 25/11/2021 tarihli kararına istinaden finansal uyuşmazlıklarla ilgili finans davalarına bakmak üzere ticaret mahkemelerinin HSK tarafından belirlenmesi öngörülmüştür. Hakimler ve Savcılar Kurulu Birinci Dairesinin, İhtisas Mahkemelerinin belirlenmesine ilişkin ... tarihli ... sayılı kararı ile; "Finans ile ilgili açılacak davalara bakacak mahkemeler nezdinde ihtisas mahkemelerinin belirlenmesi hususu görüşülerek; 26.09.2004 tarihli ve 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun’un 5. maddesinin beşinci fıkrasında, özel kanunlarda başkaca hüküm bulunmadığı takdirde ihtisaslaşmanın sağlanması amacıyla, gelen işlerin yoğunluğu ve niteliği dikkate alınarak daireler arasındaki iş dağılımının Hâkimler ve Savcılar Kurulu tarafından belirlenebileceği düzenlenmiştir. Asliye ticaret mahkemelerine gelen işlerin vasıf ve mahiyeti itibarıyla çeşitli olması, bu çerçevede finans davalarının yoğunluğu ve niteliklerinin farklı olması göz önünde bulundurularak, gerek uygulama birliğinin sağlanması, gerekse etkinlik ve verimliliğin artırılması ile ihtisaslaşmanın önemi nazara alınarak, finans davalarında iş dağılımı bakımından iki veya daha fazla dairesi bulunan mahallerde ihtisaslaşmaya gidilmesinde fayda olacağı değerlendirilmiştir. Kanuni düzenlemelerden ya da Hâkimler ve Savcılar Kurulunun kararlarından kaynaklı olarak, asliye ticaret mahkemesinin hangi dairelerinin iflâs ve konkordato, deniz ticareti ve deniz sigortaları gibi davalar dolayısıyla gelecek işlere ilişkin ihtisas mahkemesi sıfatıyla bakacağı gözetilerek, aynı dairelerde iş yoğunluğu oluşmaması bakımından finans davalarına olabildiğince farklı dairelerde bakılmak üzere ihtisas mahkemeleri belirlenmiştir. Bu itibarla; 1) 13.01.2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinden, 2) 22.11.2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969. maddelerinden, 3) 19.10.2005 tarihli ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’ndan (142. Maddesinde düzenlenenler hariç), 4) 23.02.2006 tarihli ve 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu’ndan, 5) 21.11.2012 tarihli ve 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring, Finansman ve Tasarruf Finansman Şirketleri Kanunu’ndan, 6) 06.12.2012 tarihli ve 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’ndan, 7) 20.06.2013 tarihli ve 6493 sayılı Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri, Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşları Hakkında Kanun’dan, kaynaklanan ve asliye ticaret mahkemesinin görev alanına giren ticari davalara ve ticari nitelikteki çekişmesiz yargı kapsamında gelecek işlere; a) İki veya üç asliye ticaret mahkemesi bulunan yerlerde 2 numaralı, b) Dört veya beş asliye ticaret mahkemesi bulunan yerlerde 4 numaralı, c) Altı veya daha fazla asliye ticaret mahkemesi bulunan yerlerde 6 numaralı, d) On veya daha fazla asliye ticaret mahkemesi bulunan yerlerde 6 ve 7 numaralı, e) On dört veya daha fazla asliye ticaret mahkemesi bulunan yerlerde 6, 7 ve 8 numaralı, f) Yirmi veya daha fazla asliye ticaret mahkemesi bulunan yerlerde 6, 7, 8 ve 9 numaralı asliye ticaret mahkemelerinin bakmasına, (Örneğin asliye ticaret mahkemelerine bu kapsamda gelecek dava ve işlere; f) İstanbul’da yirmi bir asliye ticaret mahkemesi bulunması nedeniyle 6, 7, 8 ve 9 numaralı asliye ticaret mahkemelerinin bakmasına) Bu kapsamda görülmekte olan dava ve işlerin iş bölümüne dayanılarak mezkûr mahkemelere gönderilmemesine, 15.12.2021 tarihinden itibaren gelecek yeni dava ve işlerin ise anılan ihtisas mahkemelerine tevzi edilmesine ve dosya sayısına göre genel tevziden de iş verilmeye devam edilmesine, 25.11.2021 tarihinde karar verildi" dair karar verilmiştir. Davalı ... Şirketinin Borsaya (...) kote şirketlerden olduğu, davalı hisselerinin borsada işlem gören (...) halka açık anonim şirketlerden olup TTK hükümleri yanı sıra davalının Sermaye Piyasa Kanunu (SPK) ve Sermaye Piyasası Kanunun tali düzenlemelerine tabii faaliyet göstermek zorunda olduğu, öte yandan davalı şirketin Türkiye genel müdürü olarak görev yapan davacının dava konusu ettiği alacak kalemleri içerisinde 2022-2023-2024 yıllarına ait hisse senedi opsiyonları alacaklarının bulunduğu, hisse senedi opsiyonlarının Sermaye Piyasası Kanunu ile SPK tali düzenlemeler uyarınca sermaye piyasası araçlarından olduğu, bu çerçevede somut olayda 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu hükümlerinin tartışılması ve değerlendirilmesi zorunlu olduğundan; Hakimler ve Savcılar Kurulunun ... tarihli ve ... sayılı İhtisas Mahkemelerinin belirlenmesine yönelik kararı uyarınca, finans ihtisas davalarına bakmakla belirlenmiş İstanbul 6, 7, 8. ve 9. Asliye Ticaret Mahkemelerince bakılması gerekmektedir. Yapılan açıklamalar karşısında Hakimler ve Savcılar Kurulu Birinci Dairesinin ... tarih ve ... sayılı kararı gereği 15.12.2021 tarihinden sonra açılan davanın, HSK kararında anılan "iş dağılımı" gereği İstanbul 6., 7., 8., 9. numaralı Asliye Ticaret Mahkemelerinden birine tevzi edilmesi için dava dosyasının İstanbul Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosuna iadesine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: (Ayrıntısı ve Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere ); 1-HSK Birinci Dairesinin 25/11/2021 tarih 1232 kararı gereği 15.12.2021 tarihinden sonra açılan davanın, HSK kararında anılan "iş dağılımı" gereği İstanbul 6., 7., 8., 9. numaralı Asliye Ticaret Mahkemelerinden birine tevzi edilmesi için dava dosyasının İstanbul Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosuna İADESİNE, 2-Esasın bu şekilde KAPATILMASINA, Dair, davacı vekilleri ile ve davalı vekillerinin yüzüne karşı, kararın niteliği gereği kesin olarak karar verildi.11/03/2026

Katip

Hakim

Atıf: İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/953, K. 2026/216, T. 11.03.2026, www.arakarar.com/karar/istanbul-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-953-e-2026-216-k-a16f07ccff34