İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/952 E. 2025/1100 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/952
- Karar No
- 2025/1100
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/952 Esas KARAR NO : 2025/1100
DAVA : Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 17/10/2025 KARAR TARİHİ : 31/10/2025 YAZIM TARİHİ : 31/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Davalı taraf 07.04.2025 tarihinde müvekkili aleyhine Bakırköy .... İcra Dairesi ... E. Sayılı dosyası kapsamında icra takibi başlatılmış olup işbu haksız ve mesnetsiz icra takibi açısından menfi tespit davası açılması zarureti hasıl olduğu, öncelikle ihtiyati tedbir taleplerinin bulunduğu, davalı taraf müvekkiline karşı başlattığı icra takibinde haksız ve kötü niyet tazminatı taleplerinin mevcut olduğu, tüm bu nedenlerle ihtiyati tedbir taleplerinin kabulüne ve icra takibinin durdurulmasına, davalarının kabulüne, Bakırköy .... İcra Dairesi ... E. Sayılı icra takibinin haksız olduğunun tespitine ve takibin iptaline, davalı aleyhine, müvekkilinin haciz nedeniyle uğradığı zararları da nazara alınarak, asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkumiyetine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava, Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan) istemlerine ilişkindir. Davacının icra takibindeki tutar kadar davalıdan alacaklı olup olmadığı, davalının icra takibine itirazının haksız olup olmadığı, haksız ise icra inkar tazminatı koşullarının bulunup bulunmadığı, davacının davalıya karşı icra takibi başlatmasında kötü niyetli olup olmadığı, kötü niyet tazminatı koşullarının bulunup bulunmadığı noktalarında toplandığı anlaşıldı. Davacı Vekili 31/10/2025 tarihli dilekçesi ile; tarafların sulh olması nedeniyle feragat ettiklerini, yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin olmadığını beyan etmiştir. Davacı Vekili'nin vekaletnamesinde yapılan incelemede davadan feragate yetkisinin bulunduğu anlaşılmıştır. Bilindiği üzere, HMK'nin 307. maddesine göre davadan feragat davacının, istem sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir. Yine aynı Yasa'nın 311. maddesine göre feragat, kesin hükmün sonuçlarını doğurur. Bu hükümler gözetildiğinde davadan feragatin davaya kendiliğinden son veren bir taraf işlemi olduğunda kuşku bulunmadığından, davanın feragat nedeniyle reddine ilişkin aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM;Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere; 1-Davanın feragat nedeniyle REDDİNE, 2-Davadan feragatin gerçekleştiği aşamaya göre alınması gereken karar harcının 1/3 oranındaki 205,13-TL karar harcının dava açılırken Mahkememiz dosyasına yatırılan 25.821,18-TL peşin harçtan indirilmesi ile geriye kalan 25.616,05-TL fazla harcın Davacı'ya geri verilmesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Arabuluculuk ücreti 4.600,00-TL'nin Davacı'dan alınması ile Hazine'ye gelir kaydına, 5-Kullanılmayan avansın kararın kesinleşmesinden sonra yatıran tarafa geri verilmesine, Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere tarafların yokluğunda karar verildi.31/10/2025
Katip ... e-imzalıdır
Hakim ... e-imzalıdır